Pakistan'da ABD ile İran arasında yapılan barış müzakereleri, anlaşma sağlanamadan sona erdi.
Washington ile Tahran arasındaki dünya ekonomisini derinden sarsan Hürmüz Boğazı gerilimi ise devam ediyor. Yayılmacı bir aktör olan Donald Trump, Hürmüz boğazında abluka uygulamasını başlatacağını ve Tahran'a ödeme gerçekleştiren gemilerin durdurulacağını açıklamıştı.
Boğazın kontrolü konusunda Trump'ın NATO'ya yaptığı çağrı, yeni bir kriz unsuru olarak değerlendiriliyor.
NATO ÜYELERİ TEMKİNLİ
Emekli Tuğgeneral Erdoğan Baykal, konuyu şöyle değerlendirdi: “İngiltere ve Almanya gibi bazı NATO ülkeleri bu konuda temkinli yaklaşıyor. İspanya ise ittifakın Hürmüz Boğazı’na olası bir müdahalesine karşı çıkıyor. Trump’ın bu yöndeki ısrarlı talepleri, NATO üyeleri arasında derin ayrılıklara, ittifakın geleceğinin sorgulanmasına, huzursuzluğa ve bölünmelere yol açabilir.
Trump, NATO’dan Hürmüz’ün güvenliğini sağlamak için acil plan talep etmekte ve NATO’yu bölgede yeni bir askeri/politik misyona zorluyor. İran ile doğrudan sıcak çatışma riski, ittifakın olumlu karar alma ihtimalini zayıflatıyor. Trump son çare olarak, gönüllü NATO üyelerinin oluşturacağı bir konsorsiyumla Hürmüz’ün kontrolü konusunu gündeme getirebilir.”
BOĞAZDA DURUM NE?
Hürmüz Boğazı’nın kontrolüyle ilgili barış görüşmeleri çıkmaza girerken, boğazdaki ticari gemi trafiğinde %10’luk bir düşüş gözlendi.
MarineTraffic verilerine göre, 8-12 Nisan tarihleri arasında boğazdan yalnızca 55 ticari gemi geçiş yaptı.
Bu gemilerin varış noktaları arasında Umman, Çin, Hindistan, Pakistan, Malezya ve Brezilya yer aldı. En yoğun hareketlilik 11 Nisan’da kaydedildi.




