Özkan Yaman

İman Üstünlüğünü Unutmamak

30.09.2023 04:00:27 / Özkan Yaman

“Eğer mümin iseniz üstün gelecek olan taraf sizlersiniz" (Al-i İmran 139) ayetinin tefsirinde Şehid Seyyid Kutub (rh) şöyle der:

“Üstün olan sizsiniz. Herşeyden önce akide üstündür; çünkü, siz sadece Allah'a secde edersiniz. Onlarsa, O'nun yarattıkları şeylerin kimine ya da bazısına secde ederler.

Hayat metodunuz üstündür; çünkü siz Allah'ın gösterdiği metoda göre hareket ediyorsunuz. Onlarsa Allah'ın yarattıkları insanların hazırladığı metoda uymaktadırlar.

Üstlendiğiniz rol üstündür; çünkü siz, bütün insanlığın önderliğini elinizde bulunduruyorsunuz, topyekün insanlığın öncülerisiniz. Onlarsa metodtan uzaklaşmış ve yoldan sapmışlardır.

Yeryüzündeki konumunuz üstündür; Çünkü Allah'ın size vadettiği yeryüzünün mirası sizindir, onlarsa yokluğa ve unutulmaya yuvarlanıp gideceklerdir.”

Bu ayet-i kerime “Allah katında en üstününüz en takvalı olanınızdır” (Hucurat 13) ayetinden farklı. Çünkü bu ayette takva şartına bağlanan üstünlük, ayetin öncesi itibariyle ırkçılığı, menfi milliyeti, unsuriyete dayalı cahiliyye hamiyetini hedef alıyor.

Yukarıdaki ayette ise Uhud savaşının neticesinin zahiri hedef alınıyor. Ve görünüşte maddi alanda yenilgi, az gelişmişlik, düşük gelir gibi küfrün karşısındaki bütün geri kalmışlığıyla imtihan edilen her çağın müslümanını da yeisten, kötümserlikten, karamsarlıktan ve öğrenilmiş çaresizlikten çekip alıyor.

Tabiri caizse şöyle demiş oluyor:

“Ey manzaraya aldanıp da dünyaya zorla hükmetmeye çalışan zorbaların, sizden aşırdıkları kaynaklarla ürettikleri teknolojilerine bakıp onlarda da bazı üstünlükler olduğu vehmine kapılan müslümanlar!

“İnkârcıların refah içerisinde diyar diyar dolaşmaları ve yeryüzünde dilediklerini yapabilir görünmeleri sakın seni (sizi) yanıltmasın!” (Al-i İmran 196) 

Kafirlerin medyada, siyasette, ekonomide, bilimde, sanatta, endüstride vs mecralardaki şamatası, keyfi, heyulası, silueti, serabı, gölgesi sizi aldatmasın. Onlarda izzet yok ki üstün olsunlar.

“Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah'a aittir.” (Nisa Suresi 139)

Onlarda edep haya yok ki türlü türlü sapkınlıklarıyla üstün olsunlar.

Onlarda insaf ve vicdan yok ki bütün katliam, soykırım ve çeşit çeşit zulümleriyle üstün olsunlar.

Onlarda diğergamlık, fedakarlık yok ki kendilerinden olmayanları insan yerine koymadıkları halde üstün olsunlar.

Onlarda maddi manevi taharet yok ki, bizzat ayeti kerimenin işaretiyle “sadece necis” sayıldıkları halde üstün olsunlar.

İçinizde besledikleri şeytancıkların sürekli batılı efendilerini size; “teknolojide üstünler, finansda üstünler, askeri sahada üstünler, üretimde, tarımda, hayvancılıkta, eğitimde vs üstünler” diye pazarlamasına kanmayın ve mesela şöyle deyin:

Onlarda aile bağları mı var, sılayı rahim mi var ki bizden üstün olsunlar?

Onlarda hiçbir gücün karşısında durup da meydan okuyamayacağı, kıyamete kadar mutlak surette koruma altında bulunan şifa, hidayet, bilinç, fikir, kudret ve moral kaynağı Kur’an’a iman mı var ki bizden üstün olsunlar?

Onlarda “aydınlatıcı bir kandil” olan ve beraberindekilerin “küffara karşı çok sert” olduğu alemlere rahmet Hz. Muhammed(sav)’e iman mı var ki bizden üstün olsunlar.

Onlarda hayatın kıvamı, ve direği olan namaz mı var ki bizden üstün olsunlar?

Onlarda sıhhatin ta kendisi olan oruç mu var ki, toplumun maddi manevi dayanışmasını temin eden zekat mı var ki, ümmet fikrini besleyen hac mı var ki bizden üstün olsunlar?

Onlar da insanı, yaratılışı özellikleriyle dengeli hale getirip muhafaza eden helal ve haram mı var ki bizden üstün olsunlar?

Şimdi ayeti ilk cümlesiyle birlikte okuyalım:

“Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan sizsiniz.” (Al-i İmran 139)

O halde gevşeklik gösteremezsiniz.

Susamazsınız.

Yerinizde çakılı duramazsınız.

Keferenin sihrine kanamazsınız.

En üstün olan, imanınızla sizsiniz.

Ve ona göre davranmak durumundasınız..

 

 

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Diğer Yazarlar

Tüm Yazarlar