Yılmaz: Çözüm asgari ücret yükseltmek değil, enflasyonun düşürmektir

2024 yılı için belirlenecek olan asgari ücret hakkında değerlendirmelerde bulunan Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, asgari ücret belirlenirken önemli olanın maaşın yükseltilmesinin olmadığını, enflasyonun dizginlenmesi olduğunu belirtti.

Ekleme: 30.11.2023 16:05:10 / Güncelleme: 30.11.2023 16:35:08 / Güncel / Bursa Haberleri
Destek için 

2024 Ocak ayından itibaren geçerli olacak, milyonlarca çalışan ve işveren tarafından büyük bir heyecanla beklenilen yeni asgari ücret için Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını yarın yapacak.

Konuyla ilgili İLKHA muhabirine konuşan Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, belirlenen asgari ücretin, gerçekleşen enflasyon üzerinden değerlendirilmediği sürece tüketici ve çalışanların derin yoksulluğu sürmeye devam edeceğini söyledi.

"Güçlü olduğun kadar hakkını alabilirsin"

Asgari ücretin belirlenme sürecinin, toplumun büyük bir kesimi tarafından merakla beklenen bir konu olduğunu belirten Yılmaz, "Bugüne kadar iki kez yapılan bu görüşmelerin yılda bir defaya düşmüş olması bu konuyu fazla gündemden tartışmamak adına olduğunu düşünüyorum. Sonuçta bir yılda bir defada olsa iki defa da olsa buradaki temel amaç çalışanlarının yılda bir insanca yaşayabileceği alım gücünün yükseldiği bir tartışma sürecidir. Ülkemizde güçlü olduğun kadar hakkını alabilirsin." dedi.

"Piyasayı değerlendirdiğimizde ürün ve malların fiyatının yüz kat arttığı bir süreci yaşıyoruz"

Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz

Yılmaz, "Tüketici yoksulluğa mahkûm edilecek bir rakamla karşı karşıya kalacaktır. Geçen yıl belirlenen asgari ücrette bize gelen şikâyetlerde, 11.400 TL alan çalışanın maaşını alır almaz harcadığı ve diğer aya ulaşabilmek için en az bir maaş kadar borçlandığı bir süreci yaşıyoruz. Piyasayı değerlendirdiğimizde ürün ve malların fiyatının yüz kat arttığı bir süreci yaşıyoruz. Türkiye'de açlık sınırının 15 bin TL'ye, yoksulluk sınırının 45 bin TL'ye dayandığı bir süreçte tüketici ve çalışanların rahat bir hayat sürdürebilmesi için yeni asgari ücretin en az 30 bin TL olması gerekir. Çarkın dönmesi için açlık sınırı 15-20 bin TL arası değer de biçmiş olsa sonuç itibariyle tüketici bir şekilde yaşamasını öğrenecektir. Bilinmelidir ki ne ödenirse ödensin, ödenen para kadar yine tüketici kredi kartlarıyla borçlanarak yaşamına borçlu olarak devam edecektir." diye belirtti.

"Hedeflenen enflasyon üzerinden değil de gerçekleşen enflasyon üzerinden asgari ücretin tespit edilmesi önemlidir"

Asgari ücret belirlenirken önemli olanın maaşın yükseltilmesi olmadığını belirten Yılmaz, "Önemli olan enflasyonun dizginlenmesidir. Bu açıdan değerlendiğimizde hükümetin programında dahi öngörülebilir bir enflasyon oranı görülmemektedir. Sürekli güncellenmektedir. Hükümetin öngöremediği bir konuda asgari ücret bu kadar olsun, olabilir gibi temenniler değer ifade etmez.  Her insanın anayasal hakkı olarak bir yaşam hakkı bütün hakların temelidir. Bugün hedeflenen enflasyon üzerinden değil de gerçekleşen enflasyon üzerinden asgari ücret ve maaşların tespit etmesi önemlidir. Belirlenen asgari ücret ve maaşlar eğer gerçekleşen enflasyon üzerinden değerlendirilmediği sürece tüketici ve çalışanların derin yoksulluğu sürmeye devam edecektir." diye konuştu. (İLKHA)