Sağlık

Meyve Muhafazasında "Doğal Yağ" Alternatifi!

Doç. Dr. Sinem Karakuş, meyvelerin hasat sonrası süreçte bozulmasını önlemek için kullanılan kimyasal maddelerin yerini alacak biyolojik temelli yenilikçi bir yöntem ortaya koydu.

Abone Ol

Hakkari Üniversitesi bünyesinde görev yapan Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinem Karakuş, tarım ve gıda sektöründe çığır açabilecek bir çalışmaya imza attı. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nin laboratuvar imkanlarından yararlanılarak yürütülen araştırmalar sonucunda, meyvelerin raf ömrünü uzatmak için tercih edilen geleneksel kimyasal koruyucuların kullanımını minimize edecek doğa dostu bir formül geliştirildi.

Söz konusu biyobazlı yöntem, meyvelerin toplandıktan sonraki hassas dönemde tazeliğini daha uzun süre korumasını sağlarken, aynı zamanda tüketici sağlığını tehdit edebilecek kimyasal kalıntıların da önüne geçmeyi hedefliyor. Doğal yağların gücünden faydalanılan bu teknikle, meyve taşımacılığı ve depolamasında sürdürülebilir bir koruma kalkanı oluşturulması amaçlanıyor.

Tarımda sentetik kimyasal kullanımını azaltmak ve sürdürülebilir üretim modelleri geliştirmek amacıyla, Yükseköğretim Kurulunun çevre ve sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda üniversite laboratuvarlarında doğal ve yenilikçi alternatifler üzerine çalışmalar yürütülüyor.

Bu kapsamda Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde gerçekleştirilen bir araştırmada, hasat sonrası ürün kayıplarını azaltmaya yönelik çevre dostu bir yöntem geliştirildi.

Hakkâri Üniversitesi Çölemerik Meslek Yüksekokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bitki Koruma Programı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinem Karakuş, elma ile Narince ve Karaerik üzüm çeşitlerinde hasat sonrası dönemde görülen Botrytis cinerea (kurşuni küf) enfeksiyonuna karşı doğal kökenli uçucu yağ bileşenlerinin etkilerini inceledi.

Karakuş, çalışmada timol, ögenol ve 1,8-sineol bileşenlerinin tekli ve kombine uygulamalar şeklinde değerlendirildiğini belirtti.

Doç. Dr. Karakuş, araştırma sonuçlarının söz konusu bileşenlerin özellikle üçlü kombinasyon hâlinde uygulanmasının çürüklük gelişimini önemli ölçüde baskıladığını ve depolama süresini uzattığını ortaya koyduğunu kaydetti.

Analiz sonuçlarının, uygulamanın yalnızca koruyucu etki sağlamakla kalmadığını aynı zamanda kalite parametrelerini de olumlu yönde etkilediğini ortaya koyduğunu ifade eden Doç. Dr. Karakuş, “Sonuçlar, hasat sonrası teknolojilerde sentetik kimyasallara alternatif olarak doğal ve güvenli çözümler kullanılabileceğini gösteriyor.” dedi.

Araştırma bulgularının, uluslararası düzeyde yüksek etki değerine sahip bilimsel dergilerde yayımlandığını belirten Doç. Dr. programın uygulamaya aktarılmasına yönelik süreçlerin özel sektör iş birliğiyle sürdürüldüğünü ifade etti.