Altın fiyatlarındaki akıl almaz artışın ardından, Ahmed et-Tayyib, Mısırlı ailelere yönelik acil ve açık bir çağrıda bulunarak, “mehirlerde aşırıya kaçma” olgusuna karşı durulması gerektiğini söyledi.

“Dini Söylemi Kadın Haklarını Korumak İçin Değerlendirmek” başlıklı konferansta konuşan Ezher Şeyhi, bu olgunun mevcut ekonomik şartlar ve altın fiyatlarındaki aşırı yükseliş nedeniyle evliliği “ne akla ne de mantığa sığmayan bir engel” haline getirdiğini vurguladı. Ayrıca, mehirlerdeki aşırılığın gelenek haline gelmesi karşısında alimler ve vaizler tarafından sergilenen “şüpheli sessizliği” sert sözlerle eleştirdi.

Ezher Şeyhi, İslam’da mehrin felsefesinin bir “sevgi ve muhabbet sembolü” olduğunu, israf, gösteriş ve böbürlenme aracı olmadığını belirterek, ağır maliyetlerin dar gelirli aileleri borçlanmaya zorladığını, bunun da onları gece gündüz uykusuz bırakan bir çileye dönüştüğünü ifade etti.

Konuşmasında, mehirlerin kolaylaştırılmasını teşvik eden şer‘î delilleri hatırlatan Şeyh Ahmed et-Tayyib, bunun kadının değerini düşürmek anlamına gelmediğini, aksine meseleleri doğru yerine koymak olduğunu söyleyerek, asil duyguların dünya malıyla ölçülemeyeceğini vurguladı.

Şeyh, bu anlayışın sürmesi halinde gençler arasında ise “bekarlığın uzaması” olgusunun yaygınlaştığını ve bunun gençleri ağır psikolojik baskılar altına soktuğunu belirtti.

“Dini söylemin yenilenmesi” yolunda atılacak ilk adımın, aile kurumunun borç yükü ve sahte gösteriş altında ezilmesini önlemek için bu konunun yeniden ve güçlü biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.

Öte yandan, Mısır’da son dönemde altın piyasaları benzeri görülmemiş bir fiyat artışı yaşadı. Küresel ekonomik dalgalanmalar ve döviz kurlarındaki değişimler nedeniyle gram altın fiyatları kısa sürede birkaç katına çıktı.

Bu aşırı artış, damadın geline hediye ettiği altın takı olan “şebke”nin evlilik bütçesinin büyük bölümünü yutan, hatta çoğu zaman gençlerin maddi gücünü aşan bir yük haline gelmesine neden oldu.

Bu duruma tepki olarak, bazı Mısır köy ve şehirlerinde gençler tarafından “şebkenin kaldırılması” veya “mehirlerin kolaylaştırılması” sloganlarıyla girişimler başlatıldı. Bu kampanyalarda altından tamamen vazgeçilmesi ya da yalnızca basit bir yüzükle yetinilmesi, paranın ise evin kurulmasına harcanması çağrısı yapıldı. Ancak bu girişimler, bazı kesimlerin bunu “kızın statüsünü koruma” gerekçesiyle savunduğu yerleşik geleneklerin direnciyle karşılaştı.

Muhabir: Mehmet Yaman