HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin öncelikli sorunlarını gündeme taşıdı. Emekli maaşlarındaki yetersizlikten uyuşturucuyla mücadeleye, su kaynaklarının korunmasından toplumsal yozlaşmaya kadar pek çok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu.

"Emekli bu maaşla geçinemez"
Mevcut emekli aylıklarının hayat pahalılığı karşısında eridiğini belirten Dinç, emeklilerin insanca bir yaşam sürdürebilmesi için şu noktaların altını çizdi:

Temmuz 2025’te sundukları kanun teklifini hatırlatan Dinç, en düşük emekli maaşının kesinlikle asgari ücretin altında olmaması gerektiğini vurguladı. Mevcut maaşlarla temel ihtiyaçların bile karşılanmasının "imkansız" olduğunu ifade etti.

Bunun geçici bir düzenleme değil, kalıcı bir ilke olması gerektiğini belirten Dinç, "Bugün bir emeklinin bu maaşla geçinmesi mümkün değildir. Kirasını nasıl verecek, çarşıda pazarda nasıl alışveriş yapacak, elektrik, doğal gaz, su gibi temel faturalarını nasıl ödeyecek? Bunların tamamını hesapladığımızda mevcut maaşlarla bunun mümkün olmadığı açıkça görülmektedir." dedi.

"Emekli maaşı asgari ücretin altında olmasın"

Asgari ücretin dahi yetersiz olduğunu, buna rağmen en düşük emekli maaşının 20 bin lira olarak belirlenmesinin ihtiyaçları karşılamaktan uzak kaldığını ifade eden Dinç, emekli maaşlarının insan onuruna yakışır bir seviyeye çıkarılması gerektiğini vurguladı.

Dinç, "Biz diyoruz ki emekli maaşı yürürlükteki asgari ücretin altında olmasın. Bu talebimizi daha önce ifade ettik, bugün de tekrar ediyoruz." şeklinde konuştu.

"Sanatçılar; madde bağımlısı, alkol bağımlısı olamaz!"

Basın açıklamasında uyuşturucu ve alkolle mücadele konusuna da değinen Dinç, "Rol model olarak konserlere çıkan veya çeşitli etkinliklerde görev alan sözde sanatçılar madde bağımlısı, alkol bağımlısı olamaz. Bu, kabul edilebilecek bir durum değildir. Binlerce gencin karşısına çıkıyorlar. Milyonlarca insanlarımız bunları izliyor ve bir yönüyle uyuşturucu madde ve alkol teşvik ediliyor." dedi.

"Gençliğimizin geleceğinin karartılmasına seyirci kalamayız"

Türk Ceza Kanunu'nun 190. maddesine dikkat çeken Dinç, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımını alenen özendiren ya da bu nitelikte yayın yapanlara ağır cezalar öngörüldüğünü hatırlattı.

Yüzlerce, binlerce kişinin karşısına çıkan ve bu tür davranışları normalleştiren kişilere yönelik bu hükümlerin uygulanması gerektiğini vurgulayan Dinç, "Bu konuda sessiz kalmak bir akıl tutulmasıdır. Gençliğimizin geleceğinin karartılmasına seyirci kalamayız." diye konuştu.

"Madde bağımlısı şahısların sahneye çıkması yasaklanmalı"

Uyuşturucu ve alkolle mücadelede devletin temel sorumluluğu olduğunu ifade eden Dinç, "Madde bağımlısı, alkol bağımlısı olarak anılan şahısların sahneye çıkması kesinlikle yasaklanmalıdır. Bununla birlikte televizyonlara da çıkması yasaklanmalıdır ve varsa bunların sosyal medya hesapları da askıya alınmalıdır. Bunlar TCK'nın 190. maddesine göre uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu kapsamında yargılanması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

"Aklıselim bir nesil istiyoruz"

Alkolün çoğu zaman uyuşturucuya geçişte bir öncül olduğunu belirten Dinç, "Biz sarhoş bir kafayı değil, aklı devre dışı bırakılmış bir nesli değil; aklını kullanan, topluma, ailesine ve çevresine faydalı bir nesil istiyoruz. Bu konuda ne gerekiyorsa yapılmalıdır." ifadelerini kullandı.

Sapanca Gölü ve su kaynaklarımız kuruyor

Basın açıklamasında çevre ve su kaynakları konusuna da değinen Faruk Dinç, Sapanca Gölü başta olmak üzere Türkiye'nin birçok gölünün kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Küresel ısınma, bilinçsiz ve kontrolsüz su kullanımı nedeniyle su seviyelerinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Dinç, vatandaşlardan bu yönde yoğun şikâyetler aldıklarını aktardı.

Kaynak: İLKHA