Goldman Sachs, bölgede tırmanan savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin aksaması nedeniyle petrol fiyatlarında tarihi bir sıçrama yaşanabileceği konusunda uyardı. Banka, bugün (Cumartesi) yayımladığı araştırma notunda, bu hayati geçitte gemi trafiğine getirilen kısıtlamaların sürmesi halinde piyasada ciddi bir arz şoku yaşanabileceğini ve bunun petrol fiyatlarını eşi görülmemiş seviyelere taşıyabileceğini belirtti.
Bankanın değerlendirmesine göre, eğer mart ayı sonuna kadar deniz taşımacılığı normal seyrine dönmezse en olası senaryo petrol fiyatlarının hızla 100 doların üzerine çıkması. Notta ayrıca, mart ayı boyunca boğazdan geçen petrol akışının düşük seviyede kalması halinde fiyatların 2008 ve 2022 yıllarında görülen zirveleri bile aşabileceği ifade edildi.
Bu uyarılar özellikle önemli çünkü Hürmüz Boğazı dünyanın en kritik enerji geçitlerinden biri olarak kabul ediliyor. Küresel petrol tüketiminin yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyor. Bölgedeki askeri gerilimin artması tanker trafiğinde ciddi aksamalara yol açarken, piyasalar da hızla arz kesintisi riskini fiyatlamaya başladı.
Son günlerde petrol fiyatlarında keskin bir yükseliş görüldü. ABD ham petrolü varil başına 92 doların üzerine çıktı ve haftalık bazda yüzde 36 artış kaydetti. Bu, söz konusu petrol için vadeli işlemlerin 1980’li yıllarda başlamasından bu yana görülen en büyük haftalık yükseliş olarak kaydedildi. Brent petrol ise yaklaşık 92,7 dolar seviyesine çıkarak haftalık bazda yüzde 28 arttı.
Tarihi zirvelerin aşılması ihtimali
Goldman Sachs’a göre risk yalnızca ham petrol fiyatlarıyla sınırlı değil; benzin ve dizel gibi rafine ürünleri de kapsıyor. Bankanın tahminlerine göre arz kesintilerinin sürmesi halinde petrol fiyatları Temmuz 2008’de görülen yaklaşık 147 dolar seviyesindeki tarihi zirveleri aşabilir.
Bankanın analistleri, çatışmanın uzaması ve boğazdan geçen petrol akışının sınırlı kalması halinde varil fiyatının 150 dolara yaklaşmasının artık ihtimal dışı olmadığını belirtiyor. Enerji sektörü yetkilileri ise böyle bir artışın küresel ölçekte yeni bir enflasyon dalgası yaratabileceği ve dünya ekonomisi üzerinde ciddi baskı oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.
Piyasa beklentileri değişiyor
Krizin ilk günlerinde birçok analist, küresel petrol piyasasında arzın bol olması nedeniyle savaşın etkisinin sınırlı kalacağını düşünüyordu. Ancak savaşın genişlemesi ve deniz taşımacılığındaki aksaklıkların devam etmesi, giderek daha fazla uzmanın daha sert bir fiyat senaryosuna yönelmesine yol açtı.
Bazı üretici ülkelerin güvenlik gerekçeleriyle üretimlerini azaltması veya operasyonlarını kısması da endişeleri artırdı. Nitekim QatarEnergy mücbir sebep ilan ettiğini duyururken, Kuveyt Petrol Kurumu da petrol üretimi ve rafineri faaliyetlerinde ihtiyati bir kesintiye gittiğini açıkladı. Bu gelişmelerin önümüzdeki haftalarda arz-talep dengesini daha da bozabileceği değerlendiriliyor.



