Yaz sıcaklarının gelmesi ile birlikte açık alanlarda daha fazla görülen kenelerin evlere nasıl bir yöntemle girdikleri ve ev içinde ne kadar süre yaşayabildikleri üzerine yapılan güncel araştırmalar, pek çok yaygın yanlışı ortaya seriyor.

Sıklıkla ağaçlardan sıçradığı ya da uçarak insanlara ulaştığı sanılan bu canlıların aslında tamamen hareketsiz " bekleyiciler" olduğu vurgulanıyor.

EVE GİRMEK İÇİN BİR TAŞIYICI GEREKLİ

Kenelerin kanatları veya zıplama kabiliyetleri olmayan, evlere herhangi bir taşıyıcı olmadan yürüyerek giremedikleri belirlendi. Uzmanlara göre kenelerin kapalı mekanlara ulaşmasının asıl etkeni taşıyıcı canlılar olduğunu belirtmektedir.

Özellikle park, bahçe ve ormanlık bölgelerde dolaşan kedi veya köpeklerin tüyleri kenelerin eve girmesinde önemli etkendir. Öte yandan yürüyüş ya da piknik dönüşü kıyafet ,çorap ya da ayakkabılara yapışan keneler de fark edilmeden içeriye girebiliyor.

Evlerin çatı katı, bodrum veya duvar boşluklarındaki fareler ile pencerelerde yuva yapan kuşlar da kenelerin iç mekana ulaşmasında önemli bir görev görür.

Görme yeteneği gelişmemiş olup kısıtlı ya da tamamen kör olan keneler, adlarını sadece kimyasal ve fiziksel ipuçlarıyla bulur.

En güçlü çekici etki ise nefes alıp verirken çıkan karbondioksit gazıdır. Öte yandan bunun yanında Terden yayılan laktik asit kokusu ve vücut sıcaklığı da onları yönlendirir.

Keneler açık alanlarda " quedting" adı verilen yöntemle çimen uçlarına arka ayaklarıyla asılıp ön ayaklarını yukarı kaldırarak körlemesine pusuda durur sinyal yayan bir canlı kendilerine değdiğinde o an tutunup yapışırlar.

Ev ortamına giren keneler, nem oranının yüksek olduğu loş ve kuytu bölgeleri tercih ediyor. Süpürgelik çatlakları, halı lifleri, koltuk dikişleri ve evcil hayvan yatakları en sık gizlendikleri alanlar arasında yer alıyor.

Laboratuvar çalışmalarında, bazı kene türlerinin nemli ortamlarda hiçbir şey yiyip içmeden 8 ila 10 yıl arasında hayatta kalabildiği kaydedildi.

Kenelerin bir diğer biyolojik özelliği ise ısırdıkları canlı tarafından uzun süre fark edilmemeleridir. Tükürüklerinde lokal anestezi etkisi yapan kimyasallar barındıran keneler, bu sayede acı hissi yaratmadan cilde yerleşiyor.

Ayrıca salgıladıkları çimento benzeri bir sıvıyla kendilerini cilde sabitleyen bu canlılar, yumurtlama döneminden önce kendi orijinal ağırlıklarının 200 ila 600 katına kadar kan emerek büyüyebiliyor.

Belirli kene türlerinin (örneğin Lone Star) ısırması durumunda ise insan vücudunda kırmızı et ve süt ürünlerine karşı uzun süreli veya kalıcı alerjik reaksiyonlar geliştiği biliniyor.

Muhabir: AMMAR KIZILÇINAR