Kluge'ye göre, "Önümüzdeki yıllarda yaz mevsimleri çok daha sert geçecek." Avrupa'nın küresel ortalamanın iki katından daha hızlı ısındığını belirten Kluge, sıcak hava dalgalarının artık tek seferlik olaylar olmadığını; giderek daha sık yaşanan, daha güçlü hale gelen ve daha uzun süren krizlere dönüştüğünü söyledi.
Kluge, "Sıcak hava dalgalarına hazırlanmayı başaramadığımız her yaz, bunun bedelini insan hayatıyla ödüyoruz." ifadelerini kullandı.
Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ise pazar günü yaptığı açıklamada, son sıcak hava dalgası nedeniyle şimdiye kadar 1.300'den fazla ek ölüm meydana geldiğini duyurmuştu.
Kluge, örnek olarak Fransa'da bazı şehirlerde acil sağlık çağrılarının yüzde 50'ye kadar arttığını belirtti. İngiltere'nin başkenti Londra'da ambulans hizmetlerinin tek bir günde şimdiye kadarki en yüksek hayati tehlike içeren acil çağrı sayısını aldığını söyledi.
İspanya'da ölüm izleme sisteminin yalnızca birkaç gün içinde sıcakla bağlantılı 300'den fazla ek ölüm tespit ettiğini, İtalya'da ise son 24 saatte sıcak nedeniyle 5 kişinin hayatını kaybettiğini aktardı.
Kluge, Avrupa ülkelerinin yarısından fazlasının hala kapsamlı bir sağlık ve sıcaklıkla mücadele planına sahip olmadığını belirterek daha fazla önlem alınması çağrısında bulundu.
"Bu durumun değişmesi gerekiyor." diyen Kluge, daha önce de Batı Avrupa'yı etkileyen sıcak hava dalgasının yalnızca meteorolojik ya da iklimsel bir olay değil, aynı zamanda bir halk sağlığı acil durumu olduğunu vurgulamıştı.
Kuzeybatı Akdeniz'de "tarihi" deniz sıcak hava dalgası
Avrupa'nın bazı bölgelerinde sıcak hava dalgası etkisini azaltmaya başlamasına rağmen, AFP'nin derlediği verilere göre özellikle kıtanın doğu ve güney kesimlerinde 95 milyondan fazla kişi, 35 derecenin üzerindeki sıcaklıklarla karşı karşıya bulunuyor.
Uzmanlar önümüzdeki günlerde yeni bir sıcak hava dalgası yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Fransa Ulusal Meteoroloji Kurumu uzmanlarından Patrick Gallois, AFP'ye yaptığı açıklamada, "Cuma gününden itibaren ve hafta sonu boyunca güçlü bir yüksek basınç sistemi bekliyoruz. Sıcaklıkların yeniden 35 derecenin üzerine çıkması muhtemel." dedi.
Bu açıklama, Fransa'da son günlerde etkisini azaltmaya başlayan olağanüstü sıcak hava dalgasının ardından geldi.
Öte yandan, İspanya Deniz Bilimleri Enstitüsü verilerine göre, Kuzeybatı Akdeniz'de deniz sıcaklıkları mevsim normallerinin 5,2 derece üzerine çıkarak şimdiye kadarki en yüksek seviyeye ulaştı.
Enstitü araştırmacılarından Justino Martinez, AFP'ye yaptığı açıklamada, "Bu olayın ortalama şiddetini hesapladığımızda 5,2 derecelik bir sapma görüyoruz. Önceki yıllarla karşılaştırıldığında bu değer tarihi bir rekor anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.
Martinez, bu rekorun büyük ölçüde Avrupa'yı etkileyen son sıcak hava dalgasından kaynaklandığını belirterek, "Bu sıcak hava dalgası, şimdiye kadar kaydettiğimiz günlük ortalamalar arasında en şiddetlisi." dedi.
Araştırmanın, İspanya'ya bağlı Balear Adaları'nın kuzeyi ile Fransa'ya bağlı Korsika ve İtalya'ya bağlı Sardinya'nın batısını kapsayan bölgeyi içerdiğini belirten Martinez, ölçümlerin uydu verileri kullanılarak yalnızca deniz yüzeyi sıcaklıkları üzerinden yapıldığını söyledi.
Araştırmacı, Kuzeybatı Akdeniz'deki rekorun, atmosferik sıcak hava dalgasının zirvesinin Doğu Avrupa'ya kaymasının ardından kaydedildiğini de ekledi.
Bilim insanlarına göre okyanuslar, sanayi devriminden bu yana insan faaliyetlerinden kaynaklanan fazla ısının yaklaşık yüzde 90'ını emdi.
Avrupa ise dünyanın en hızlı ısınan kıtası konumunda bulunuyor.
Atmosfer sıcaklığının yükselmesi, havanın daha fazla nem tutmasına neden oluyor. Bu durum daha güçlü fırtınalara ve sel riskinin artmasına yol açıyor. Bilim insanları, bu aşırı hava olaylarının insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle daha da şiddetlendiğini belirtiyor.
Akdeniz'deki deniz suyu sıcaklığındaki artış, Ekim 2024'te İspanya'nın son onlarca yılın en büyük sel felaketini yaşamasına katkı sağlamıştı.
Bu felakette çoğu ülkenin doğusundaki Valensiya bölgesinde olmak üzere 230'dan fazla kişi hayatını kaybetmişti.
İsviçre Alpleri'ndeki buzullar benzeri görülmemiş hızla eriyor
İsviçre Buzul İzleme Ağı Direktörü Matthias Huss da ülkesini ve Avrupa'yı etkileyen sıcak hava dalgasının Alpler'deki buzulların benzeri görülmemiş hızla erimesine neden olduğunu belirtti.
Huss, mevcut koşulların devam etmesi halinde yaz sonuna kadar bazı buzulların tamamen yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Huss, Avrupa'nın "alışılmadık derecede uzun süren çok şiddetli bir sıcak hava dalgası" yaşadığını belirtti.
Bilimsel araştırmaların, bu büyüklükteki sıcak hava dalgalarının insan kaynaklı iklim değişikliği olmadan bu şekilde gerçekleşmesinin mümkün olmadığını açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.
Huss, geçmişte bu kadar yüksek sıcaklıkların genellikle temmuz ve ağustos aylarında görüldüğünü, son yıllarda ise haziran hatta mayıs ayında başlamaya başladığını belirterek, "Sıcak yaz mevsimi artık daha uzun sürüyor." dedi.
Sıcak hava dalgalarının yeni olmadığını ancak iklim değişikliği nedeniyle tamamen yeni bir seviyeye ulaştığını söyleyen Huss, normalin çok üzerinde sıcaklıklar ve peş peşe gelen sıcaklık rekorlarının kaydedildiğini ifade etti.
Alpler hakkında konuşan Huss, "Şu anda gördüğümüz erime oranları gerçekten benzeri görülmemiş düzeyde." dedi.
İsviçre'deki buzulların her 6 saniyede bir olimpik yüzme havuzu büyüklüğünde buz ve kar kaybettiğini belirten Huss, "Artık sürdürülebilir olmayan bir buz kütlesi kaybı dönemindeyiz. Yaz sonuna kadar geçecek her gün, yüzlerce hatta binlerce yılda oluşmuş buzların kaybı anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.
Huss, sıcak hava dalgası başlamadan önce bile Alpler'deki buzulların, kar yağışının yetersiz geçtiği kış nedeniyle kötü durumda olduğunu ve bu yıl çok daha büyük kayıplar beklediklerini söyledi.
Avrupa'nın küresel ortalamanın üzerinde ısındığını belirten Huss, mevcut politikaların sürmesi halinde küresel sıcaklığın yaklaşık 2,7 derece artabileceğini, bunun da 2100 yılına kadar Alpler'deki buzulların yaklaşık yüzde 90'ının yok olması anlamına gelebileceğini ifade etti.
Huss, buna karşılık küresel ölçekte karbondioksit emisyonlarının 2050 yılına kadar koordineli şekilde azaltılması halinde Alpler'deki buzulların yaklaşık yüzde 25'inin korunabileceğini sözlerine ekledi.