Deprem kuşağında yer alan Türkiye'de fay hatlarının hareketliliği bilim insanları tarafından yakından takip ediliyor. Asıl büyük tehdidin Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) üzerinde yoğunlaştığı bilinse de, Karadeniz kıyıları da sismik açıdan tamamen tehlikesiz değil. Bölgenin deprem potansiyeline ışık tutan Prof. Dr. Murat Utkucu, Karadeniz tabanında yer alan ters bileşenli aktif fayların zaman zaman sarsıntı üretebildiğini vurgulayarak geçmişte yaşanan tsunami gerçeğini hatırlattı.
1968'DE KARANIN 100 METRE İÇİNE GİRDİ
Karadeniz sahil şeridine paralel uzanan fay hatlarının yapısını değerlendiren Prof. Dr. Utkucu, bu kırıkların deniz tabanında alçalma ve yükselmelere yol açarak tsunami dalgaları yaratabildiğine dikkat çekti. Bu durumun teorik bir riskten ibaret olmadığını belirten uzman isim, 1968 yılında yaşanan Bartın depremini örnek gösterdi. Söz konusu sarsıntıda oluşan tsunami dalgalarının karanın 100 metre kadar içine ilerlediği ve sahil şeridinde yarım metreyi bulan su yükselmeleri yaşandığı kayıtlara geçti.
KARADENİZ'İN FAYLARI TAM OLARAK BİLİNMİYOR
Bölgedeki sismik riskin boyutlarına dair uyarılarda bulunan Utkucu'nun açıklamalarındaki en çarpıcı detay ise fayların mevcut durumu oldu. Karadeniz tabanındaki kırıkların henüz tam anlamıyla haritalandırılamadığını belirten uzman, bölgede yürütülen sismik çalışmaların deprem riskini belirlemekten ziyade enerji kaynaklarını keşfetmeye odaklandığını ifade etti. Ayrıca, güneyde çok daha yüksek bir tehlike potansiyeli barındıran Kuzey Anadolu Fayı'nın bulunması, bilimsel çalışmaların ağırlıklı olarak o bölgeye kaymasına neden oluyor.
KUZEY ANADOLU FAYI'NA GÖRE RİSK DAHA DÜŞÜK
Bölge halkında paniğe yol açmaması adına tsunami ve büyük deprem riskinin doğru okunması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Utkucu, Karadeniz'deki fayların 10 bin ila 50 bin yıl gibi çok uzun aralıklarla büyük sarsıntılar ürettiğini aktardı. Geçtiğimiz yüzyılda yaşanan Bartın depremiyle bu döngülerden birinin atlatıldığını belirten uzman, "Karadeniz’de yaşanabilecek 6 büyüklüğündeki bir depremin yaratacağı yer hareketi ihtimali, Kuzey Anadolu Fayı’nda yaşanacak 7 büyüklüğündeki bir depremin ihtimalinden çok daha düşüktür" diyerek asıl sismik tehdidin yönünü bir kez daha KAF'a çevirdi.