Gazete, Netanyahu’nun “israil’in başına gelen en büyük felaketi getirdiğini” kabul etti.

Gazete, sözde “üçüncü mabedin” yıkımına yol açabilecek en büyük ve en tehlikeli temel felaketin, israil “toplumunu” parçalayan bölünme ve derin çatlak olduğunu açıkladı.

Ayrıca gazete, “Etrafımızda gördüğümüz şeyler, Netanyahu’nun kendi elleriyle yaptığı ve yıkım meleklerinin gurur duyacağı bir tablodur” ifadelerini kullandı.

Dün aynı gazete, “israil’in durumu, savaş öncesine kıyasla tüm cephelerde daha kötü” değerlendirmesinde bulundu. Şöyle dedi: “Başlangıcı sondan yapmak gerekir: Bugünden itibaren israil, olması gerekenden daha kötü bir noktadadır. Lübnan ve Gazze ile ilgili her konuda, bu yıl 27 Şubat’taki durumundan daha geridedir.”

Bu eleştiriler, “israil’in” İran, Lübnan ve Gazze başta olmak üzere birçok cephede yürüttüğü savaşların, Netanyahu’nun savaş başında koyduğu hedeflere ulaşamaması gölgesinde geliyor.

17 Nisan’da Lübnan’da ateşkes ilan edilmesinin ardından, israil medyasındaki analistler Netanyahu’nun ofisinin performansını sert şekilde eleştirerek, ateşkes öncesinde yaşananları büyük bir siyasi ve medya başarısızlığı olarak nitelendirdi.

8 Nisan’da İran ile ABD arasında ateşkes ilan edilmesinin ardından ise, israilde yapılan bir kamuoyu yoklaması siyasi dengelerde dramatik değişimler olduğunu ortaya koydu. İsrail Kamu Yayın Kurumu’nun aktardığına göre, Netanyahu liderliğindeki sağ blokta belirgin bir çöküş yaşanırken, muhalif askeri eğilimlerde dikkat çekici bir yükseliş görüldü.

Muhabir: Mehmet Yaman