İran İslam Cumhuriyeti'nin “Diego Garcia” üssüne yönelik füze hamlesi, Washington ve müttefikleri için “güvenli mesafe” efsanesini nasıl sarstı? Alışılmış angajman kurallarını kıran dramatik bir gelişmeyle İran, Hint Okyanusu’nun ortasındaki ABD-İngiltere ortak üssü “Diego Garcia”ya iki uzun menzilli balistik füze fırlattı.

Mercan resifleri üzerinde kurulu ve uzun yıllardır Washington ile Londra tarafından “ulaşılamaz kale” olarak görülen bu üs, artık İran İslam Cumhuriyeti platosundan fırlatılan füzelerle doğrudan karşı karşıya.

Üs, ABD-israilin ülkeye yönelik son saldırılarında aktif rol oynadıktan sonra, Tahran için coğrafi sınırları aşan bir mesajın sembolüne dönüştü. Peki bu hedef almanın anlamı ne? Tahran, Washington ve Londra’ya hangi mesajları vermek istedi?

Mesafe bariyeri yıkılıyor

Tahran'ın “Diego Garcia”yı hedef alma girişimi sıradan bir füze denemesi değil; Amerikan basınına göre bu, Washington ve Londra’daki karar mekanizmalarını sarsan bir “coğrafi şok”.

İran İslam Cumhuriyeti kıyıları ile üs arasındaki mesafe 4000 kilometreyi aşıyor. Bu da Tahran’ın artık karşı tarafın “stratejik derinliğini” doğrudan hedef alan bir doktrine geçtiğini gösteriyor.

ABD merkezli Washington Post’a göre bu hamle, İran İslam Cumhuriyeti'nin hem kapasitesinde hem niyetinde “keskin bir tırmanış” anlamına geliyor. Wall Street Journal ise ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, füzelerin hedefi vurmadığını; birinin arızalandığını, diğerinin ise bir ABD destroyeri tarafından SM-3 füzesiyle düşürüldüğünü aktardı.

Ancak Pentagon’daki asıl endişe, isabetten çok “deneme cesareti”.

ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü verilerine göre Tahran, bölgedeki en büyük füze envanterine sahip. Daha önce menzili yaklaşık 2000 km olarak değerlendirilen bu kapasite, “Siccil”, “İmad”, “Kadir” ve “Hürremşehr” gibi sistemlerle israili kapsıyordu.

Şimdi ise kullanılan füzelerin büyük ihtimalle “Hürremşehr-4” olduğu ve 2000 km sınırını aşabildiği değerlendiriliyor. Bu füze, 1500-1800 kg arası savaş başlığı taşıyabiliyor.

Soykırımcı israilli yetkililer, İran İslam Cumhuriyeti'nin saldırılarla zayıflatıldığını iddia etse de, uzun menzilli füze denemesi bu kapasitenin hala ayakta olduğunu gösteriyor.

Bu durum, Tahran'ın yer altındaki “füze şehirlerinden” çıkan yeni nesil sistemlerle artık sadece bölgesel değil, küresel caydırıcılık mesajı verdiğini ortaya koyuyor.

Diego Garcia

Bu saldırıyı anlamak için üssün geçmiş rolüne bakmak gerekiyor. “Diego Garcia”, sadece bir depo değil; 2025’teki “12 günlük savaşta” İran İslam Cumhriyeti'nin nükleer tesislerine yapılan saldırıların merkeziydi.

ABD bombardıman uçakları buradan kalkarak Fordo, Natanz ve İsfahan’ı hedef aldı.

2026 Şubat’ındaki yeni saldırılar sırasında da Donald Trump, bu üssü Tahran'a karşı bir tehdit unsuru olarak öne çıkardı. 19 Şubat’ta yaptığı açıklamada “Diego Garcia” ve İngiltere’deki Fairford üssünü İran’a karşı seçenekler arasında saydı.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer başlangıçta temkinli davransa da, ABD baskısıyla 20 Mart’ta üs kullanımına izin verdi.

Bu karara İran İslam Cumhuriyeti'nden sert tepki geldi. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Starmer’ın “İngiliz halkını riske attığını” söyledi ve İran’ın kendini savunma hakkını kullanacağını vurguladı.

YouGov anketlerine göre İngiltere’de halkın yaklaşık %50’si İran’a karşı savaşa karşı çıkıyor.

Saldırı İran İslam Cumhuriyeti'nin 2000 km menzili aşması, dengeleri kökten değiştiriyor. Ayrıca üssün fiilen ABD kontrolünde olması, İran açısından burayı “meşru hedef” haline getiriyor.

Batmayan uçak gemisi: Diego Garcia’nın kritik rolü

“Diego Garcia”, ABD için sıradan bir üs değil; “batmayan uçak gemisi” olarak tanımlanıyor.

1979 İran Devrimi sonrası üs, ABD’nin en büyük askeri genişleme projelerinden biri haline geldi. B-52 ve B-2 gibi stratejik bombardıman uçaklarının ana kalkış noktası oldu.

Irak savaşları, Afganistan operasyonları ve Yemen saldırıları buradan yürütüldü.

Ayrıca CIA’in “olağanüstü teslim” programı kapsamında gizli gözaltı ve sorgulama merkezi olarak da kullanıldı.

Tahran açısından ise burası, ABD’nin nükleer tesisleri vurmak için kullandığı kritik platform.

Bu nedenle İran İslam Cumhuriyeti'nin burayı hedef alması, “mesafeyle korunma” doktrinini çökerten teknik bir kırılma olarak görülüyor.

İran İslam Cumhuriyeti'nin bu hamlesi, ABD’nin bölgedeki askeri planlarını gözden geçirmesine neden olabilir.

Analistlere göre bu gelişme, Ortadoğu’daki ABD üsleri ve donanması için yeni bir risk dönemi başlatıyor.

“Diego Garcia”nın hedef haline gelmesi, Hint Okyanusu’ndan Basra Körfezi’ne kadar uzanan lojistik zinciri de tehdit ediyor.

Muhabir: Mehmet Yaman