Dünya

İran'dan bölge ülkelerine: ABD ve israilin varlığı size güvenlik getirmez

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile müzakerelerin Pakistan arabuluculuğunda sürdüğünü açıklarken, “ABD’nin bölgedeki varlığı güvenlik değil, güvensizlik getiriyor” dedi.

Abone Ol

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bugün yaptığı açıklamada İran ile ABD arasındaki müzakerelerin Pakistan arabuluculuğu üzerinden devam ettiğini söyledi. Uranyum zenginleştirme ve nükleer materyaller dosyasıyla ilgili ortaya atılan iddialara değinen Bekayi, bu söylentilerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, ABD tarafının bazı öneriler sunduğunu, Tahran’ın da bu çerçevede kendi görüş ve notlarını ilettiğini ifade etti.

ABD’den tazminat talebine ilişkin son gelişmeler hakkında konuşan Bekayi, ülkesinin son savaşın başlamasından bir gün önce Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’na dava açtığını açıkladı. Bekayi, davanın hukuki sürecinin sürekli takip edildiğini vurguladı.

İranlı sözcü ayrıca, savaş sırasında ABD ve israil tarafından işlendiğini söylediği birçok suçun belgelendiğini belirterek, Tahran’ın bu ihlalleri kınayan ve haklarını güvence altına alan uluslararası kararlar çıkarılması için çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.

Bekayi, Hürmüz Boğazı konusunda İran’a karşı BM Güvenlik Konseyi’nde gündeme getirilen karar tasarısına ilişkin ise Güvenlik Konseyi’nin İran’ı bölge güvenliğini bozmakla suçlayacak bir dayanağa sahip olmadığını söyledi. Çin ve Rusya’nın, deniz yollarındaki güvensizliğin ve küresel ticaret özgürlüğüne yönelik tehditlerin baş sorumlusunun ABD olduğunu çok iyi bildiğini belirten Bekayi, uluslararası toplumun sorumlu davranmak istiyorsa Amerikan uygulamalarını kınaması gerektiğini ifade etti.

Hürmüz Boğazı’nın tüm dünya için son derece önemli bir su yolu olduğunu söyleyen Bekayi, İran’ın bu geçiş güzergahındaki deniz güvenliğini sağlamak için büyük çaba harcadığını ve harcamaya devam ettiğini belirtti. Bekayi, İran’ın geçişlerin en üst düzey güvenlikle sürdürülmesi konusundaki hassasiyetini koruduğunu vurguladı.

Boğazın hem İran hem de Umman’ın karasularında bulunduğunu ifade eden Bekayi, “İki ülke de tüm devletler için güvenli geçiş sağlamayı kendisine görev kabul ediyor” dedi.

Bekayi, ABD ve israil saldırılarının İran’ı Hürmüz Boğazı’nda ulusal güvenliğini korumak amacıyla “hukuki” önlemler almaya ittiğini söyledi. Bu sürecin devam ettiğini belirten İranlı sözcü, Tahran’ın Umman ile bu rolün yerine getirilmesini sağlayacak bir mekanizma oluşturmak için sürekli temas halinde olduğunu ifade etti. Geçen hafta Maskat’ta uzmanlar düzeyinde bir toplantı yapıldığını ve görüşmelerin sürdüğünü de aktardı.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin İran’a saldırı hazırlığında olduğu yönündeki haberler ve israilli yetkililerin Abu Dabi’ye yaptığı açıklanan ziyaretler hakkında da konuşan Bekayi, İran’ın medya haberlerinin asıl tehdidin kim olduğunu unutturmasına izin vermeyeceğini söyledi.

Bekayi, “Bölgede hiçbir ülkeyle düşmanlığımız yok. Tüm bölge ülkeleriyle komşuyuz” ifadelerini kullanarak bölge devletlerini dış güçlerin fitne ve ayrılık çıkarma girişimlerine karşı dikkatli olmaya çağırdı.

İranlı sözcü, özellikle BAE başta olmak üzere bölge ülkelerinin son gelişmelerden ders çıkarması gerektiğini belirterek, “Amerikan varlığının güvenlik getirmediğini, aksine herkes için güvensizlik ürettiğini ve kalkınma ile refahı tehlikeye attığını gördüler” dedi.

Bekayi, “Gerçekleşen hareketlilik ve ziyaretler bizden gizli değildi. Ancak bunların sonucu ne oldu? Sadece siyonist rejimi bölgedeki suçlarını sürdürme konusunda cesaretlendirdi” ifadelerini kullandı.

Bölge güvenliğinin, bölge ülkeleri arasında güven inşa edilmesi ve içeriden doğan bir güvenlik sistemi kurulmasıyla sağlanabileceğini belirten Bekayi, ABD ve israilin askeri varlığının güvenlik sağlamadığını, aksine bölge ülkelerinin ekonomik kalkınması ve refahını ciddi risklerle karşı karşıya bıraktığını söyledi.