Bekayi, soykırımcı israilin Lübnan'a yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
"Bizim bölgemizde hiç kimse siyonist rejimin ABD ile önceden koordinasyon ve iş birliği olmadan herhangi bir adım attığına inanmıyor. ABD'nin, siyonist rejime verdiği destek nedeniyle İran'a karşı savaşı başlattığını göz ardı etmemeliyiz."
ABD'nin şu anda da saldırı ve savunma alanlarında israille koordinasyon içinde olduğunu belirten Bekayi, "israilin ABD'nin sözünü dinlemediği yönündeki iddialar her zaman tartışılabilir. Ancak ateşkesin tarafı olarak ABD'nin sorumluluğu kesindir" dedi.
Bekayi, bölgede yaşanacak herhangi bir ateşkes ihlalinden, ister doğrudan ABD'nin ister israilin sorumlu olması durumunda Washington'un da sorumluluk taşıyacağını belirterek, gerilimin tırmanmasının sonuçlarının ABD'ye ait olacağını söyledi.
"israilin eylemlerini ABD politikalarından ayırmak mümkün değil"
İranlı sözcü, son saldırıların müzakere sürecine etkisine ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi:
"Bu gelişmeler kuşkuları kesinlikle artırıyor. Biz zaten ABD ile yoğun bir güvensizlik ortamında mesaj alışverişi yapıyorduk. israilin bölgedeki eylemlerini ABD politikalarından ayrı değerlendirmek mümkün değildir."
ABD'nin çelişkili açıklamalarının diplomatik süreci karmaşık hale getirdiğini belirten Bekayi, son 24 saatte yaşanan olayların da bu düzensizliği daha da derinleştireceğini ifade etti.
"israil ve ABD'nin saldırıları her gün tekrarlamasına izin vermeyeceğiz"
Savaşın gidişatına ilişkin açıklamasında Bekayi şunları söyledi:
"Ulusal çıkarlarımız ve güvenliğimiz neyi gerektiriyorsa o noktaya kadar gerekli adımları atacağız. israilin ve ABD'nin saldırılarını her gün tekrarlamasına ve ardından sadece ateşkese bağlılık yönünde genel açıklamalar yapmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz."
Tüm devlet kurumlarının ve halkın her türlü senaryoya hazır olduğunu belirten Bekayi, savaşın sona erdirilmesi amacıyla başlatılan diplomatik sürecin, müzakerelerin varlık nedeninin zedelenmesi halinde doğal olarak etkileneceğini söyledi.
"Diplomasi ve saha birbirinin tamamlayıcısıdır ve İran'ın çıkarlarını korumaya hizmet eder. Gerektiğinde silahlı kuvvetler devreye girer, gerektiğinde diplomatlar görev alır" dedi.
"UAEA Başkanı yapıcı olmayan tutumunda ısrar ediyor"
Bekayi, Tesnim Haber Ajansı'nın, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı'nın İran hakkındaki raporu ve olası bir Yönetim Kurulu kararıyla ilgili sorusuna da yanıt verdi.
"Her türlü senaryoya hazırlıklıyız ve uygun karşılıklarımızı planladık" diyen Bekayi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'ne aday olan bir kişinin görevini sorumlu şekilde yerine getirmesi gerektiğini belirtti.
UAEA Genel Direktörü'nün yapıcı olmayan yaklaşımında ısrar ettiğini belirten Bekayi, mevcut durumun nedenlerini görmezden geldiğini ve yalnızca sonuçlarına odaklandığını söyledi.
"Ajans gerçekten endişe duyuyorsa, bu durumun ortaya çıkmasına neden olanları eleştirmelidir. ABD ve siyonist rejimin İran'ın nükleer tesislerine saldırıları bugünkü tabloyu oluşturdu. Ajans hâlâ bu saldırılar hakkında bir tutum ortaya koymuş değil" ifadelerini kullandı.
Bu çifte standartların, UAEA Başkanı'nın İran'ın nükleer programına siyasi bir yaklaşımla baktığı yönündeki şüpheleri güçlendirdiğini savundu.
"İsrail diplomatik sürece hiçbir şekilde inanmıyor"
Bekayi, israilin ABD'ye yönelik casusluk faaliyetlerine ilişkin çıkan haberler hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
"israilden böyle bir şey beklenmedik değildir" diyen Bekayi, ABD'li yetkililerin israil tarafından dinlenmiş olabileceğine dair haberlerin dikkat çekici olduğunu ifade etti.
israilin hiçbir zaman gerilimi azaltacak diplomatik süreçlere inanmadığını belirten Bekayi, şu değerlendirmede bulundu:
"israilin geçmişteki eylemlerine bakarsanız, sürekli olarak diplomatik süreçleri sabote eden taraf olduğunu görürsünüz."
Bu sorunun israil ile ABD arasında çözülmesi gerektiğini söyleyen Bekayi, kamuoyunun bu tür haberlerden hangi aktörün diplomatik süreci baltalamak için aktif şekilde çalıştığını daha net gördüğünü belirtti.




