İravani, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü sağlanmasına ilişkin karar tasarısının 7 Nisan'da BM Güvenlik Konseyinde veto edilmesini tartışmak için toplanan BM Genel Kurulu'nda konuştu.
Rusya ve Çin'in Hürmüz Boğazı için hazırlanan karar tasarısını BMGK oylamasında veto etmesine ilişkin "Haklı ve gerekliydi." yorumunu yapan İravani, tasarının, ABD ve israil'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı saldırıları göz ardı ettiğine işaret etti.
İravani, "Bu metnin kabul edilmesi tehlikeli bir emsal teşkil edecekti, kıyı devletlerinin egemenlik haklarını aşındıracak, BM Şartı'nı zayıflatacak ve (savaşın) tırmanma riskini artıracaktı." dedi.
İravani, "ABD tarafından ilan edilen deniz ablukası, İran'ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün ciddi bir ihlalini oluşturmaktadır. Bu, BM Şartı ve uluslararası hukuk uyarınca açık bir saldırganlık eylemi teşkil etmektedir." diye konuştu.
İravani, Hürmüz Boğazı'nda ve bölgede sürdürülebilir istikrarın ancak saldırganlığın sona ermesi ve İran'ın meşru hak ve çıkarlarına tam saygı gösterilmesiyle sağlanabileceğine işaret etti.
"ABD'nin diplomasiye defalarca ihanet etmesinden kaynaklanan derin güvensizliğimize rağmen, yine de iyi niyetle müzakerelere girdik ve temkinli bir iyimserlik içindeyiz." diyen İravani, bölgede saldırganlıktan uzak, adil ve kalıcı bir barış tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.
İravani, "ABD'nin rasyonel ve yapıcı bir yaklaşım benimsemesi ve uluslararası hukuka aykırı taleplerde bulunmaktan kaçınması halinde, bu müzakerelerin anlamlı bir sonuca ulaşabileceğine inanıyoruz." ifadesini kullandı.





