İran Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Erakçi, CBS kanalından Margaret Brennan'la röportaj gerçekleştirdi.

Erakçi'nin röportajının tam metni şu şekilde:

Brennan: Sayın Bakan, Donald Trump bu hafta sonu İran ile bir anlaşmaya henüz hazır olmadığını, çünkü kendi ifadesiyle şartların uygun olmadığını söyledi. Onun yönetimi bu savaşın yaklaşık üç buçuk hafta daha devam edebileceğini söylüyor. İran ateşkes talebinde bulundu mu?

Erakçi: Hayır, biz asla ateşkes talebinde bulunmadık ve hatta müzakere talebinde bile bulunmadık. Gerektiği sürece kendimizi savunmaya hazırız. Şimdiye kadar bunu yaptık ve Başkan Trump bu savaşın yasadışı ve zaferi olmayan bir savaş olduğu sonucuna varana kadar da bunu yapmaya devam edeceğiz. Bildiğiniz gibi, insanlar sadece Başkan Trump 'eğlenmek' istediği için öldürülüyor. Bu onun kendi söylediği şeydir.

Brennan: Eğlenmek mi?

Erakçi: Evet, onun söylediği şey bu; gemileri batırmanın ve çeşitli yerleri hedef almanın onlar için eğlenceli olduğu. Savunma Bakanı da hiç acıma olmayacağını söyledi ve böyle bir şey söylemek bile aslında bir savaş suçudur. Dolayısıyla bu, Başkan Trump ve ABD'nin kendi isteğiyle başlattığı bir savaştır ve biz kendimizi savunmaya devam edeceğiz.

Brennan: Bu sizin tutumunuz olabilir ama Sayın Bakan, hükümetiniz için bu bir hayatta kalma savaşıdır. Müzakere etmek ve ister doğrudan ister üçüncü bir taraf aracılığıyla iletişim kurmak zorunda değil misiniz?

Erakçi: Hayır, bu bir hayatta kalma savaşı değil. Biz yeterince istikrarlı ve güçlüyüz. Biz sadece halkımızı bu saldırgan eyleme karşı savunuyoruz. Amerikalılarla konuşmak için bir neden görmüyoruz, çünkü bize saldırmaya karar verdiklerinde onlarla müzakere halindeydik. Ve bu ikinci kez oluyor. Amerikalılarla konuşma konusunda iyi bir deneyimimiz yok. Biz müzakere ediyorduk; o halde neden bize saldırmaya karar verdiler? Dolayısıyla müzakere masasına dönmenin ne faydası var?

Brennan: Başkan Trump'ın damadı Jared Kushner ve temsilcisi Witkoff ile olan diplomasiye değiniyorsunuz. Ancak bu konuya devam edelim. İran insansız hava araçlarını ve füzelerini komşu ülkelerinize, yani Amerika'nın Körfez'deki müttefiklerine gönderiyor. Savaştan önce hükümetiniz onlarla ticaret yapıyor ve ilişkiler kuruyordu. Hükümetiniz bu savaştan sonra, şu anda insansız hava araçları gönderdiğiniz ve sivil hedefleri vurduğunuz ülkelerle nasıl yeniden ticaret yapacak?

Erakçi: Açıktır ki bu ülkeler topraklarını bize saldırmaları için Amerikan güçlerine tahsis etmişlerdir. Biz ne yapmalıyız? Sadece oturup Amerikan güçlerinin onların topraklarından bize saldırmasını mı izleyelim?

Brennan: Ancak insansız hava araçlarınız sivil alanlara giriyor ve fabrikaları, otelleri ve sivilleri hedef alıyor.

Erakçi: Hayır, hayır, bu doğru değil. Biz sadece Amerikan varlıklarını, Amerikan tesislerini ve Amerikan askeri üslerini hedef alıyoruz. Hedef alınan her şey Amerika'ya aittir. Gerçek şu ki, bu ülkelerin toprakları kullanılıyor. Pek çok örnek var. Daha dün kısa menzilli HIMARS topçu roketleriyle adalarımıza saldırdılar ve bize saldırmak için BAE topraklarını kullandılar. Yaklaşık bir hafta önce de üç F-15 savaş uçağı görünüşe göre dost ateşi sonucu Kuveyt'te düşürüldü. Ancak kimse onların Kuveyt'te ne aradığını sormuyor. Onlar komşu ve dost bir ülkenin hava sahasını bize saldırmak için kullanıyorlardı. Dolayısıyla bu konuda sessiz kalamayacağımız açıktır.

Brennan: Bu ülkelerin birçoğu ABD Merkez Komutanlığının bir parçasıdır. Ancak mesele şu ki bu uzun vadede ülkenize zarar verecektir. Küresel ticaret için hayati bir geçiş yolu olan Hürmüz Boğazı hakkında konuştuğumuzda, siz bu boğazın israil ve Amerika Birleşik Devletleri'ne kapalı olduğunu söylemiştiniz. Financial Times gazetesi, Fransa ve İtalya'dan Avrupalı diplomatların gemilerinin güvenli geçişi konusunda hükümetinizle görüştüğünü bildirdi. Petrol ve gaz gemilerinin oradan geçişini yeniden başlatmaya hazır mısınız?

Erakçi: Gemilerinin güvenli geçişi konusunda bizimle konuşan ülkelerle görüşmeye hazırız. Bu konu askeri güçlerimizin kararına bağlıdır.

Brennan: Yani siz Fransa ve İtalya ile müzakere mi ediyorsunuz?

Erakçi: Belirli bir ülkenin adını veremem, ancak gemilerinin güvenli geçişini garanti altına almak için bazı ülkeler bizimle temasa geçti. Nihai karar askeri güçlerimizindir. Onlar daha önce de farklı ülkelere ait bir grup geminin güvenli bir şekilde geçmesine izin verdiler.

Biz onların geçiş güvenliğini sağlıyoruz, çünkü bu boğazı kapatmadık. Gemiler, Amerika'nın saldırganlığından kaynaklanan güvensizlik nedeniyle bölgeye kendileri girmiyorlar.

Brennan: Tekrar müzakereler hakkında sormak istiyorum. İran yaklaşık 440 kilogram nükleer maddeye sahip olduğunu açıkladı. Bu maddeler şu anda nerede? Bunların kontrolü kimin elinde?

Erakçi: Biz açıklamadık; bu miktar UAEA tarafından onaylanmış ve açıklanmıştır.

Brennan: Doğru.

Erakçi: Bu gizli bir konu değil. UAEA sayısız raporunda zenginleştirilmiş nükleer maddemizin kesin miktarını açıklamıştır.

Brennan: Peki şu anda neredeler? Kimin elindeler?

Erakçi: Onlar enkaz altındalar. Nükleer tesislerimiz saldırıya uğradı ve her şey enkaz altında kaldı. Elbette bunları kurtarmak mümkün, ancak sadece UAEA gözetiminde. Eğer bir gün onları kurtarmaya karar verirsek, bu UAEA gözetiminde yapılacaktır. Ancak şu anda onları enkaz altından çıkarmak için bir programımız veya planımız yok.

Brennan: Doğru anladığımdan emin olayım. Amerikan saldırılarından 48 saat önce Trump'ın müzakerecilerine bizzat o 440 kilogram yüzde 60 zenginleştirilmiş uranyumu seyreltmeyi teklif ettiğinizi söylemiştiniz. İran'ın bundan vazgeçmeye hazır olduğunu söylemiştiniz. Bu konu Umman'ın da Başkan Yardımcısı Vance'e sunduğu bir anlaşmada yer alıyordu. Bugün de İran o zenginleştirilmiş uranyumdan vazgeçmeye hazır mı?

Erakçi: O, Amerikalı taraflarla müzakere ettiğimiz anlaşmanın unsurlarından biriydi. O bölüm İran'ın yüzde 60 zenginleştirilmiş maddeleriyle ilgiliydi. Ben o maddeleri seyrelterek daha düşük bir yüzdeye indirmeye hazır olduğumuzu teklif ettim. Bu, İran'ın asla nükleer silah peşinde olmadığını ve olmayacağını göstermek için büyük bir teklif ve önemli bir tavizdi.

Brennan: Şimdi de bunu yapmaya hazır mısınız?

Erakçi: Şu anda masada hiçbir şey yok. Her şey geleceğe bağlı. Eğer gelecekte Amerika veya diğer taraflarla müzakereye girmeye karar verirsek, o zaman masaya ne koyacağımıza karar veririz. Şimdilik masada hiçbir şey yok.

Brennan: Aralarında Rıza Valizade adlı bir gazeteci ve 61 yaşındaki Kamran Hekmati'nin de bulunduğu en az dört Amerikalı Evin hapishanesinde tutuluyor. Bu Amerikalıların durumu nasıl? Güvendeler mi?

Erakçi: Eğer Amerika ve israil hapishanelerimize saldırmazsa, güvende olduklarını düşünüyorum.

Brennan: Sayın Bakan, vaktimiz daralıyor ve internetinizin de sürekli kesilip geldiğini görüyorum. Sadece şunu belirtmek istiyorum, siz bizimle Zoom üzerinden konuşuyorsunuz, oysa İran halkının internete özgür erişimi yok ama sizin var. Neden?

Erakçi: Çünkü ben İran halkının sesiyim ve onların haklarını savunmalıyım. Sesimizin uluslararası toplum tarafından duyulması için internet erişimim var. İnternet güvenlik nedenleriyle kapatılmıştır, çünkü biz saldırı ve tecavüz altındayız ve halkımızı korumak için her şeyi yapmalıyız. Savaş zamanında her ülkede bu tür acil önlemler alınır.

Kaynak: İLKHA