İran İslam Cumhuriyeti Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Müslüman İran halkının çalınan paralarının yine Amerikan tarım ürünlerini satın almak için kullanılacağı yönündeki Washington dayatmasını kesin bir dille reddetti.

Trump’ın Küstah Şartına Sert Tepki

Uluslararası hukuku ve adalet ilkelerini her fırsatta çiğneyen küresel haydut Donald Trump, varılan mutabakat zaptı çerçevesinde serbest kalması beklenen İran fonlarının, yine ABD kontrolündeki bir hesaba aktarılacağını iddia etmişti. Müslüman bir ülkenin kendi öz sermayesi üzerinde tahakküm kurmaya yeltenen Trump, bu kaynakların yalnızca ABD’nin izin verdiği mısır, buğday ve soya fasulyesi gibi gıda ürünleri ile tıbbi malzeme alımında kullanılabileceğini öne sürerek küstah bir dayatmada bulunmuştu.

"Amerika’nın Sicili Güvensizlikten İbaret"

Trump’ın bu algı operasyonuna ve sömürgeci zihniyetine yanıt gecikmedi. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan İran Meclis Başkanı Kalibaf, Amerikan yönetiminin ikiyüzlü politikalarını sert sözlerle deşifre etti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaffi-1

İran’ın kendi öz sermayesinin serbest bırakılması karşılığında Amerikan mallarına mahkum edileceği yönündeki iddiaları tamamen yalanlayan Kalibaf, emperyalist ABD'nin kirli siciline dikkat çekti. Beyaz Saray'ın yıllardır sürdürdüğü sömürü ve baskı politikalarının İslam coğrafyasında derin bir güvensizlik oluşturduğunun altını çizen Kalibaf, tarihe geçecek bir vurguyla: "Amerika, tarım ürünlerinden ziyade dünyaya yalnızca 'tutulmayan sözler ve boş laflar' ihraç ediyor" diyerek Washington’a rest çekti.

Siyonist Rejim Tedirgin!

Öte yandan, ABD ile İran İslam Cumhuriyeti arasında yürütülen bu süreç, işgal rejimi Tel Aviv’de de büyük bir paniğe yol açtı. Eski Mossad Şefi’nin, Amerika'nın adımlarını eleştirerek sarf ettiği "Amerika, İran’ın halısı oldu" itirafı, Batı bloğundaki çatlağı ve korkuyu bir kez daha gözler önüne serdi.

Gözler Sahada

İran’ın yıllardır hukuksuzca gasp edilen varlıklarının ne şekilde ve hangi şartlar altında serbest bırakılacağına dair taraflardan gelen bu zıt açıklamalar, sürecin arka planındaki bilek güreşini net bir şekilde ortaya koyuyor. ABD'nin her zamanki gibi süreci kendi sömürge çarkına alet etme çabasına karşı, mutabakatın sahada nasıl uygulanacağı merakla bekleniyor.

Muhabir: FATİH SİVİ