Ramazan ayında tatlı tüketimine dikkati çeken Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, tatlımın tamamen yasaklanması gerekmediğini ancak zamanlama porsiyon ve seçim konularına dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti.

Gün boyu süren açlığın ardından vücudun kan şekerini dengelemek için hassas bir sürece girdiğini belirten Selçuk, iftarla birlikte alınan karbonhidratların kan şekerini yükselttiğini, pankreasın insülin salgılayarak glukozu hücrelere taşıdığını; iftarın hemen ardından yüksek şeker içeren tatlıların tüketilmesinin ise kan şekerinde ani ve keskin dalgalanmalara yol açarak vücudu fazla enerjiyi depolama eğilimine yönlendirebileceğini söyledi.

Uzun süreli açlık sindirim sistemini yavaşlatır

Şerbetli tatlıların içerdiği yüksek şeker oranı nedeniyle daha fazla metabolik yük oluşturabileceğini belirten Selçuk, özellikle fruktozdan zengin tatlıların karaciğerde trigliserid üretimini artırabileceğini; uzun süreli açlık sonrası sindirim sisteminin yavaş bir başlangıç yaptığını, bu süreçte tüketilen yoğun şekerli tatlıların hem kan şekeri hem de tokluk hormonları üzerinde dengesizlik yaratabileceğini ifade etti.

Tatlı tüketiminin yalnızca kalori açısından değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden Selçuk, ultra işlenmiş ürünlerin bağırsak mikrobiyotası ve inflamatuvar yanıtlar üzerinden metabolik sağlığı etkileyebileceğini, bu nedenle besin kalitesi ve işlenmişlik düzeyinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini aktardı.

"Meyve ve yoğurt kombinasyonları daha sık tercih edilebilir"

Ramazan döneminde tatlı tercihinde ölçünün temel kriter olduğunu belirten Selçuk, sütlü tatlıların haftada 2-3 kez küçük bir kâseyle sınırlandırılabileceğini, güllacın haftada 1-2 kez orta bir dilim şeklinde tüketilebileceğini; meyve ve yoğurt kombinasyonlarının daha sık tercih edilebileceğini, şerbetli tatlıların ise haftada 1 kez küçük bir dilimle sınırlandırılmasının daha dengeli bir yaklaşım olacağını söyledi.

Çikolata ve paketli tatlıların rutin hale getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Selçuk, alternatif olarak iftar sonrası 1-2 adet hurma ile az miktarda ceviz tüketilebileceğini de sözlerine ekledi.

"Önemli olan yasak değil denge"

Ramazan’da tatlı tüketiminin bir yasak meselesi olmadığını belirten Selçuk, bilinçli seçimler ve kontrollü porsiyonlarla hem sofraların keyfinin korunabileceğini hem de metabolik dengenin desteklenebileceğini ifade etti.

Kaynak: İLKHA