Güncel

HÜDA PAR Sözcüsü Emiroğlu: Gazzeli bütün bebeklerin kıyımdan geçirilmesini mi bekliyoruz?

HÜDA PAR Sözcüsü Yunus Emiroğlu, Ankara Filistin Dayanışma Platformu (ANFİDAP) tarafından “Gazze Ölüyor, Artık Yeter" temasıyla düzenlenen yürüyüşte konuştu.

Abone Ol

HÜDA PAR Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Yunus Emiroğlu, ANFİDAP’ın ABD Büyükelçiliği önünden düzenlediği yürüyüşte yaptığı konuşmada, “Gazzeli bütün bebeklerin kıyımdan geçirilmesini mi bekliyoruz? İnsanların topyekûn açlıktan bitap düşüp ölmesini mi bekliyoruz?” ifadelerini kullandı.

“Mücadeleden geri adım atmayacağız”

Emiroğlu, 2 yıldır süren katliama ve bebeklerin ölümüne engel olunamadığını belirterek, “Gazze havadan, karadan ve denizden kuşatma altında, can veriyorlar. Niçin can veriyorlar… Açlığa yokluğa bütün bu yalnızlığa rağmen ayakta duruyorlar. Niçin? Elbette bunu kendimize soruyoruz ve bunun idrakinde olduğumuz için buradayız. Ama daha Gazzeli kardeşlerimizin verdiği mücadeleyi, fehmetmeyenler için bir kez daha hatırlatmada bulunmak istiyorum. Gazze’de bir avuç mü’minin verdiği mücadele sadece bir toprak mücadelesi değil, sadece Filistin’i özgürleştirme mücadelesinden ibaret değil. Bu mücadele; mü’minler adına, Âlem-i İslam adına, ümmet adına ve vicdanı sönmemiş insanlık adına verilen bir mücadeledir. Mücadelenin bu mahiyeti, bizim yükümüzü, sorumluluğumuzu da artırıyor. Aylardır bas bas bunu haykırıyoruz. Allah rızası için bir şey yapın! Çok şey söyledik ama engel olunamadık. Demek ki attığımız adımlar, konuştuğumuz sözler bunu durdurmaya yetmedi. Vaz mı geçelim? Vazgeçmeyeceğiz! Dirayetli olacağız, kararlı olacağız, mücadeleden geri adım atmayacağız." dedi.

"İnsani koridor açmak mecburiyetindeyiz! Başka yolu yok!"

Gazze için yapılacak çok şey olduğunu ifade eden Emiroğlu, konuşmasına şöyle devam etti: Ey Müslümanlar, ey İslam ümmetinin yöneticileri, ey âlem-i İslam'ın hareket önderleri, âlimleri, STK'ları, kim varsa ve ey vicdanı sönmemiş insanlık: Bir insani koridor açmak mecburiyetindeyiz! Başka yolu yok! Bakın, Ebu Ubeyde daha geçen gün seslendi, çok ağır şeyler söyledi. Ya bu vebalin altında kalacağız ya da bu korku putlarını yıkacağız. Bu vurdumduymazlık perdesini yırtacağız, bu vefasızlığı bir tarafa bırakacağız. Ya da dünyada da, ahirette de bu mazlumların vebalinden kurtulamayacağız. Gün, korku putları kırmanın günüdür. Gün, cesaret ve şecaat zırhını kuşanma günüdür."

"Gazzeli bütün bebeklerin kıyımdan geçirilmesini mi bekliyoruz?"

HAMAS Milletvekili Abdullatif el-Eşkar’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben yazdığı mektubu hatırlatan Emiroğlu, “Ebu Ubeyde, Âlem-i İslam’ın sessizliğini öyle bir nitelendirdi ki hepimizi hasım olarak gösterdi. Daha ne olsun? Sesinizin ulaştığı her yere şunu söylüyoruz: Bakın bu bir imani vecibedir. Bu bir insani sorumluluktur. Bizler siviller olarak, vatandaşlar olarak, halklar olarak elimizde yetki olanları sıkıştırmak mecburiyetindeyiz. Birinci adım: Bu insani koridoru bir an önce açmak. Elimizdeki bütün imkânları, herkesin yetkisine göre, gücüne göre mutlaka bir şey yapması lazım. Ne zamana kadar seyredeceğiz? Gazzeli bütün bebeklerin kıyımdan geçirilmesini mi bekliyoruz? İnsanların topyekûn açlıktan düşüp ölmesini mi bekliyoruz? Sonra biz nasıl izzetten, şereften ve onurdan bahsedeceğiz? Hani biz Âlem-i İslam’ı hamisiydik. O hâlde artık geçmeyelim. Zaman kalmadı!" şeklinde konuştu.

"Gücümüzün yettiği kadar mücadele etmeye devam etmeliyiz"

Son olarak Emiroğlu, "Yaklaşık 2 yıldır bir avuç mümin, Gazze’de Âlem-i İslam’ın ve insanlığın onuru için can veriyor. Biz onlara bir yudum su, bir lokma ekmek, bir ilaç, bir insani yardım gönderemiyoruz. Bakın, emin olun birçoğunuz benim gibi düşünüyorsunuzdur. Korkmaya başlayın! Korkun! Korkun! Büyük bir musibete hazırlanın! Bu sessizlik hepimizi perişan edecek. Allah’ın gazabından sakının! Allah’ın göndereceği umumi beladan korkun! Bunu hepimize söylüyorum: 7’den 70’e, vatandaştan en üst kademeye kadar! Fazla söze hacet yok. Biz, dilimizin döndüğü kadar, elimizin uzanabileceği kadar bu kardeşlerimizin sesi olmak mecburiyetindeyiz. Bu bir zorunluluk. Bu bir mecburiyet. Başka çare yok! Eğer bu kardeşlerimizi o girdaptan kurtaramazsak yarın çok daha büyük şeylerle karşılaşacağız. O zaman onu durduracak gücümüz de kalmayacak. Allah’ım! O şuuru içimize tam manasıyla yerleştir! Bu vurdumduymazlık gömleğini üzerimizden çıkarmayı, izzet gömleğini giymeyi hepimize nasip et! Kardeşlerimizden bir kez daha selam ve hürmetlerimi iletiyorum. Onların direnişlerinin yanındayız. Elimizin, gücümüzün yettiği kadar da mücadele etmeye devam etmeliyiz. Asla pes etmemeliyiz. Geri adım atmamalıyız. Mücadeleye devam etmeliyiz." şeklinde belirtti.