Güncel

HÜDA PAR Milletvekili Demir: Aile korunmadan hiçbir sosyal politika başarılı olamaz

HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Şanlıurfalı kanaat önderleri ve aşiret temsilcileriyle Meclis'te basın toplantısı düzenledi. Demir, 6284 sayılı kanunun aile kurumunda açtığı derin yaralara ve gençliği hedef alan ifsat projelerine dikkat çekerek çözüm çağrısında bulundu.

Abone Ol

HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Şanlıurfa'dan gelen aşiret temsilcileri ve kanaat önderleriyle TBMM'de bir basın toplantısı düzenledi. Açıklamasında Şanlıurfa'nın toplumsal sorunlarına ve çözüm yollarına değinen Demir, ailenin karşı karşıya kaldığı tehlikeler, medyanın ifsat edici yayınlarına dair açıklamalarda bulundu.

"6284 sayılı kanun yuvaları yıkıyor"

Aile kurumunun; ekonomik sıkıntılar, yanlış politikalar ve dijitalleşmenin kontrolsüzlüğü yüzünden büyük bir sarsıntı geçirdiğini vurgulayan Demir, "6284 sayılı kanun, uygulamada çözüm üretmek yerine sorunları daha da derinleştirmiştir. Hiçbir somut delile dayanmayan ve yalnızca 'mağdur' beyanını esas alan mesnetsiz tedbir kararları, eşler arasına aşılmaz uçurumlar koymuş, nice ailenin sorunlarını çözemeden dağılmasına, yuvaların yıkılmasına sebebiyet vermiştir." ifadelerini kullandı.

"İfsat edici yayınlar yıkım sürecini hızlandırmaktadır"

Gençliği kuşatan ahlaki yozlaşma, uyuşturucu illeti ve sanal kumar bataklığının toplumun geleceğini tehdit eder boyuta ulaştığını ifade eden Demir, açıklamasına şu sözlerle devam etti:

"Denetimsiz internet kullanımı ve dijital bağımlılık, evlatlarımızı ahlaki ve manevi açıdan bir çıkmaza sürüklemektedir. Televizyon dizileri, dijital platformlar ve sosyal medya üzerinden yürütülen, ahlaki değerlerimizden yoksun ifsat edici yayınlar bu yıkım sürecini hızlandırmaktadır. Şiddeti, sapkınlığı ve sorumsuz hayat tarzlarını gençlerimize şırınga eden içerikler, toplumsal değerlerimizi aşındırmaktadır. Medyanın üstlendiği bu yıkıcı rol kesinlikle görmezden gelinemez."

"Bölge halkının talepleri çoğu zaman dikkate alınmadı"

Bölgesel kalkınma hedefiyle yola çıkılan GAP Projesi'nin, insanı merkeze almayan çarpık uygulamalar nedeniyle zorunlu göç ve toprak kayıpları gibi mağduriyetler ürettiğini hatırlatan Demir, "Toprak kayıpları, zorunlu göç, geçim kaynaklarının yok olması ve sosyal uyum sorunları yeterince giderilememiş; bölge halkının talepleri ve hayat gerçekleri çoğu zaman dikkate alınmamıştır. Kalkınma projelerinin, insanı merkeze almayan bir anlayışla yürütülmesi doğru bir yaklaşım değildir." dedi.

"Yüksek ve şeffaf olmayan elektrik faturaları, üretimi sürdürülemez hale getirmektedir"

Bölgede hizmet veren elektrik dağıtım şirketinin tarımsal üretimi bitirme noktasına getiren dayatmalarına da dikkat çeken Demir, "Bölge halkını mağdur eden uygulamalar yalnızca geçmiş kalkınma projeleriyle sınırlı değildir. DEDAŞ'ın Güneydoğu'daki çiftçilere uyguladığı yüksek ve şeffaf olmayan elektrik faturaları, keyfi kaçak cezaları, destekleme ödemelerine bloke, müşterek tapu gerekçesiyle toplu borç tahsili ve kritik sulama dönemlerinde enerji kesintileri, tarımsal üretimi sürdürülemez hale getirmektedir." şeklinde konuştu.

Açıklamasının sonunda yetkililere ve ilgili kurumlara seslenen Şahzade Demir, 6 maddelik çağrıda bulundu:

"1- Aile kurumu korunmadan hiçbir sosyal politika başarılı olamaz. Aile bütünlüğünü zayıflatan ekonomik ve sosyal koşullar derhal gözden geçirilmeli, aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi amacıyla uzun vadeli ve kapsayıcı sosyal politikalar hayata geçirilmelidir. 6284 sayılı kanun ivedilikle gözden geçirilmelidir.

2- Gençliğin uyuşturucuya, sanal kumara ve dijital bağımlılığa terk edilmesi tasvip edilemez. Gençlerimizi bu tehditlerden koruyacak etkili önleyici, eğitici ve rehabilite edici mekanizmalar ivedilikle güçlendirilmeli; bu alanlarda ihmali bulunan tüm yapılarla kararlı şekilde mücadele edilmelidir.

3- Medya ve dijital platformlar toplumsal sorumluluktan muaf değildir. Ahlaki değerleri aşındıran yayınlar ve içerikler, toplumsal değerler ve kamu yararı gözetilerek etkili biçimde denetlenmeli; çocukları ve gençleri koruyacak bağlayıcı düzenlemeler hayata geçirilmelidir.

4- Kalkınma, mağduriyet üreterek olmaz. İnsanı merkeze almayan bir kalkınma anlayışı benimsenebilir değildir. GAP başta olmak üzere tüm kalkınma projeleri adalet, eşitlik, şeffaflık ve insan onuru ilkeleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmeli; ortaya çıkan hak kayıpları giderilmeli, bölge halkının iradesi, hayat hakkı ve geçim kaynakları güvence altına alınmalıdır. Bu çerçevede DEDAŞ'ın çiftçilerimize uyguladığı haksız faturalandırma sona erdirilmeli; haksız borçlar silinmeli, sulama sezonunda elektrik kesintileri durdurulmalı, GES destekleri sağlanmalı ve GAP Projesi bir bütün olarak tamamlanmalıdır.

5- Devletin asli görevi yalnızca yönetmek değil, korumak ve adaleti tesis etmektir. Sosyal çöküşe, ahlaki aşınmaya ve bölgesel eşitsizliklere karşı sorumluluk alınmalı; sorunlar ertelenmeden, şeffaf ve kararlı adımlarla çözülmelidir.

6- Gelecek nesiller için bugün sorumluluk alınmalıdır. Aile kurumunun zayıfladığı, gençliğin sahipsiz bırakıldığı ve kalkınmanın mağduriyet ürettiği bir ortamda sağlıklı bir gelecek inşa etmek mümkün değildir. Aileyi, gençliği ve toplumsal değerleri korumayan hiçbir yönetim anlayışı sürdürülebilir değildir."

Engelliler Haftası mesajı

Demir, açıklamasının sonunda 10-16 Mayıs'ın Engelliler Haftası olarak kutlandığını hatırlatarak toplumda özel gereksinimli vatandaşlara yönelik farkındalık oluşturulması gerektiğini belirtti.