Dünyanın en önemli enerji geçiş güzergahlarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, Hindistan ekonomisi ve sosyal yaşamı üzerinde sarsıcı bir etki yarattı. Lojistik hatların kesilmesiyle birlikte ülke genelinde büyük bir yakıt krizi baş gösterirken, vatandaşlar günlük yaşamın vazgeçilmezi olan mutfak tüplerine erişmekte zorluk çekiyor.
İşgalci ABD ile siyonist reimin İran'a yönelik saldırısı sonrası İran misilleme operasyonlarına devam ederken, Hürmüz Boğazı'nı da kapattı.
Stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın trafiğe kapanması ve İran'ın tankerlere geçiş izni vermemesinin yanı sıra enerji tesislerine saldırılar nedeniyle dünya genelinde petrol arzı ciddi anlamda düştü.
Bu durum, birçok ülkede yakıt fiyatlarının artması neden oldu.
Enerji ihtiyacının büyük bir kısmını Hürmüz üzerinden karşılayan bu ülkelerde üst üste akaryakıt zamları duyuruldu.
Bu ülkeler arasından en çok etkilenenler arasında Hindistan yer alıyor.
Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'nin Uttar Pradeş eyaletine bağlı Ghaziabad kentinde vatandaşlar, bir gaz acentesinin önünde boş sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) tüplerini doldurmak için uzun kuyruklar oluşturdu.
Ülke, mutfak gazı (LPG) ihtiyacının yüzde 60'ını ithal ediyor ve bu ithalatın yüzde 90'ı Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşiyordu.
Boğaz'ın kapanmasıyla birlikte sadece akaryakıt değil, yemeklik gaz ve nakliye maliyetleri de katlanarak arttı.
Hindistan hükümeti, stratejik petrol rezervlerinin yaklaşık bir ay yetecek düzeyde olduğunu belirterek halka panik yapmama çağrısı yaptı.
Enerji arzında yaşanan bu kesintiler nedeniyle büyük bir panik ve belirsizliğin hakim olduğu Hindistan sokaklarında, halk ellerindeki LPG tüplerini doldurabilmek için kilometrelerce uzanan kuyruklarda beklemeye başladı. Yaşanan bu tablo, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin enerji güvenliği üzerindeki doğrudan ve sert etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.