İsrail işgal güçleri, Gazze Şeridi’nde sivil yerleşimlere ve yerinden edilmiş ailelerin sığındığı alanlara yönelik saldırılarını sürdürerek yeni bir katliama daha imza attı. Sabah saatlerinde düzenlenen hava saldırılarında özellikle kadın ve çocukların hedef alındığı, onlarca kişinin şehit olduğu bildirildi. Bazı kurbanların cesetleri tamamen yanmış ve tanınmaz halde bulundu.

Saldırıların başlıca hedeflerinden biri, Gazze Şehri’ndeki Derac Mahallesi'nde yer alan Fahmi El-Cercavi Okulu oldu. Ayrıca, Cibaliye'nin doğusundaki Abdulrabbu ailesinin evi de yerle bir edildi.

Hamas'tan yapılan açıklamada, “Bu düşmanın daha önceki tüm sözde soruşturmaları yalan ve zaman kazanma taktiğinden ibarettir. İsrail, işlediği suçların hesabını vermemek için uluslararası hukuku alenen çiğnemektedir,” ifadelerine yer verildi.

Açıklama, aynı zamanda uluslararası toplumun sessizliğini ve Arap-İslam dünyasının yetersiz tepkisini sert şekilde eleştirdi:

Sözlü kınamaların ötesine geçilmediği, somut adımların atılmadığı vurgulandı.

israille ilişkisi olan ülkelerin büyükelçilerini geri çağırması ve ilişkileri kesmesi çağrısında bulunuldu.

Siyasi, ekonomik ve diplomatik baskı araçlarının harekete geçirilmesi gerektiği belirtildi.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve tüm dünyadaki vicdan sahibi kişi ve kuruluşlar, Gazze’de süren soykırımı durdurmak, kuşatmayı kaldırmak ve insani yardımların engelsiz bir şekilde ulaştırılmasını sağlamak için acilen harekete geçmeye çağrıldı.

Mescid-i Aksa’ya Yönelik Baskına Sert Tepki: "Bu, Topyekûn Bir Yahudileştirme Saldırısıdır!"

Hamas Hareketi, ayrıca işgal rejiminin sözde “ulusal güvenlik bakanı” Itamar Ben-Gvir öncülüğünde gerçekleşen ve onlarca yerleşimcinin katıldığı Mescid-i Aksa baskınına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

Açıklamada, bu saldırının yalnızca bir provokasyon değil, Mescid-i Aksa’nın kutsiyetine ve tüm İslam ümmetine yönelik açık bir saldırı olduğu vurgulandı. Ben-Gvir ve yerleşimcilerin Aksa avlularında Talmudik ayinler gerçekleştirmesi, “İşgal rejiminin Yahudileştirme planlarının bir parçası” olarak değerlendirildi.

Hamas açıklamasında, “Bu baskınlar, işgalin Mescid-i Aksa üzerindeki kontrolünü fiilen sağlamaya ve mabedi bölme girişimlerine hız kazandırmaya dönük tehlikeli adımlardır. Bunlara karşı direniş, tüm ümmetin şeref borcudur” denildi.

Hareket, başta Kudüs ve Batı Şeria’daki Filistinliler olmak üzere tüm halkı Aksa’da nöbet tutmaya, mukavemeti artırmaya ve yerleşimcilerin baskınlarını boşa çıkarmaya çağırdı.

Ayrıca Hamas, Arap ve İslam ülkelerinin liderlerine seslenerek, “Mescid-i Aksa için artık söz değil, fiil zamanıdır. Kutsal mabedimiz, bildirilerle değil dirayetle korunur” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Hamza Durmaz