HAMAS liderlerinden Usame Hamdan, Gazze’ye gönderilmesi planlanan olası uluslararası güçlerin yalnızca sınır hattında görev yapabileceğini, iç yönetime müdahalenin ise kabul edilmeyeceğini söyledi. Hamdan, Filistin direnişinin silah bırakmasının ise işgal sona ermeden mümkün olmayacağını vurguladı.

Hamdan, Filistin halkının hiçbir vesayeti kabul etmeyeceğini belirterek, Gazze’ye konuşlandırılacak herhangi bir uluslararası gücün görevinin siyonist rejimin saldırılarını engellemek ve ateşkes ihlallerini önlemekle sınırlı olması gerektiğini ifade etti. Bu gücün Gazze’nin iç yönetimine müdahil olamayacağını dile getirdi.

Endonezya ile Temas Kuruldu

Endonezya’nın Gazze’ye binlerce askerden oluşan bir “istikrar gücü” göndermeye hazırlandığı yönündeki açıklamalara da değinen Hamdan, HAMAS’ın Endonezya hükümetiyle temas kurduğunu söyledi. Uluslararası güçlerin tarafsız kalması ve Filistin halkının iradesine aykırı bir rol üstlenmemesi gerektiğini ilettiklerini aktaran Hamdan, Endonezyalı yetkililerin de siyonist rejimin ajandasına hizmet edecek bir planın parçası olmayacaklarını belirttiğini ifade etti.

Gazze’nin idaresi için oluşturulan idari komiteye Filistinli grupların destek verdiğini kaydeden Hamdan, uluslararası güçlerin direnişe karşı kullanılmasının kesinlikle reddedileceğini söyledi.

Silah İşgal Sona Ermeden Bırakılmayacak

Silahsızlanma tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Hamdan, direnişin silahının işgalin varlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Bağımsız Filistin devleti kurulup Kudüs başkent olana kadar silah bırakılmayacağını dile getirdi.

“Silahın belirli süre dondurulması” yönündeki tartışmaların resmi bir politika olmadığını belirterek, direniş silahının pazarlık konusu yapılamayacağını vurguladı.

Trump Taslağındaki Dört Madde

Hamdan ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın sunduğu taslakta yer alan dört maddeyi kabul ettiklerini açıkladı. Bu maddelerin savaşın durdurulması, esir takası, insani yardım girişinin sağlanması ve işgal güçlerinin “sarı hat” olarak bilinen sınıra çekilmesi olduğunu belirtti.

Ancak söz konusu aşamanın uygulanmasının engellendiğini, özellikle tıbbi yardım ve hastanelerin onarımında kısıtlamalar yaşandığını savundu.

Netanyahu’ya “Barış Konseyi” Tepkisi

Soykırımcı siyonist rejim Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun uluslararası bir “barış konseyi”ne kabul edilmesini eleştiren Hamdan, hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde soykırım suçlaması bulunan bir ismin böyle bir yapıda yer almasının “trajikomik” olduğunu ifade etti.

İran’a Saldırı Tehdidi

Bölgesel gelişmelere de değinen Hamdan, siyonist rejimin bölgede istikrarsızlığın kaynağı olduğunu, ABD’yi İran’a karşı kışkırttığını ve gerilimi artırmaya çalıştığını belirtti. Çözümün işgalle doğrudan yüzleşmek ve Filistin direnişini desteklemekten geçtiğini savundu.

Hamdan, Doha, Kahire ve Ankara arasındaki temasların anlaşmaların uygulanması ve Filistin iç istikrarının güçlendirilmesi amacı taşıdığını belirtti. Yeni anayasa taslağına ilişkin olarak ise HAMAS’ın resmi tutumunu ayrıca açıklayacağını ifade etti.

Ateşkes İhlalleri Sürüyor

Sahada ateşkes ihlalleri sürüyor. Siyonist terör rejimi ordusunun, Gazze Şeridi'nin güneyine düzenlediği son saldırıda ikisi çocuk ve biri kadın, 3 Filistinli yaralandı.

Sağlık kaynaklarının verdiği bilgiye göre siyonist terör rejimi askerine ait araçlardan güneydeki El-Meslah bölgesinde yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı çadırlara yoğun ateş açıldı.

Saldırılarda ikisi çocuk ve biri kadın; yaralanan 3 Filistinli, Han Yunus'taki Nasır Hastanesine kaldırıldı.

Siyonist terör rejimi ordusu, Han Yunus'un doğusunda kontrolündeki bölgelere savaş uçaklarıyla da saldırı düzenledi.

Refah şehrinin batı bölgeleri ise yoğun topçu ateşine maruz kalırken, bu saldırılarda can kaybı ve yaralanma olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Siyonist terör rejimi topçuları ise Cibaliye Kampı'nın doğu bölgelerini bombaladı.

Refah’ta Baskı ve İşkence

Siyonist terör rejiminin Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı'nı iki yıl boyunca işgal altında tuttuktan sonra sınırlı geçişlere açmasının ardından Gazze’ye dönmek isteyen Filistinliler sınırda siyonist rejim ordusu ve desteklediği Ebu Şebab milislerinin taciz, işkence ve yağmasına maruz kalarak uzun bir yolu geçmek zorunda kalıyor.

Haaretz gazetesinin haberinde, ABD Başkanı Donald Trump Gazze planı çerçevesinde ateşkesin ikinci aşamasında gecikmeli ve sınırlı bir şekilde açılan Refah Sınır Kapısı'ndan geçiş sürecinin detayları ele alındı.

Habere göre, Gazze Şeridi'ndeki evlerine dönmek isteyen Filistinliler, sınırda siyonist rejim askerleri ve destekledikleri milislerin tehdit, işkence ve kötü muamelesine maruz kalarak 15 kilometrelik bir güzergahı geçmek zorunda kalıyor.

Mısır tarafındaki işlemlerin ardından Filistinliler Gazze tarafında da kontrol noktasından geçiriliyor. Gazze tarafındaki işlemler, Avrupa Birliği (AB) Refah Sınır Kapısı Sınır Yardım Misyonu (EUBAM) gözetiminde Filistin Yönetimi personeli tarafından yürütülüyor..

Bu aşamadan sonra siyonist rejim ordusu işgalindeki bölgeye geçen Filistinliler, Selahaddin Caddesi üzerinden yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki siyonist rejim ordusuna ait kontrol noktasına otobüslerle taşınıyor.

Filistinlilerin tanıklıkları, siyonist rejim ordusunun kurduğu kontrol noktasına ulaşmadan önce Tel Aviv yönetimi destekli Ebu Şebab milislerinin sözlü ve fiziksel tacizlerine maruz kaldıkları bir süreçten de geçtiklerini ortaya koydu.

BM İnsan Hakları Ofisi, Gazze’ye dönen Filistinlilerin milisler tarafından kelepçelendiğine, gözlerinin bağlandığına ve tehdit edildiğine ilişkin kanıtlar olduğunu duyurdu.

Gazze’ye dönen bazı Filistinliler ise Ebu Şebab milislerinin valizleri aradığı ve kişisel eşya ve paralara el koyduğunu belirtti.

Gazze’nin Merkezinde 370 Bin Ton Atığın Kaldırılmasına Başlandı

Öte yandan Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Gazze’deki sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde, Gazze kent merkezindeki Firas Pazarı bölgesinde biriken yüz binlerce ton atığın kaldırılmasına başladı. Savaş sırasında atıkların bertaraf edilememesi, bölgede ciddi sağlık ve çevre riskleri oluşturmuştu.

Siyonist terör rejimi saldırıları sırasında bölgede yaklaşık 370 bin ton atık birikti. Temel hizmetlerin, özellikle çöp toplama ve kanalizasyon sistemlerinin çökmesiyle bölge adeta bir enkaz yığınına dönüştü.

Gazze’deki UNDP Ofisi Başkanı Alessandro Marakitsch, bir zamanlar kalabalık olan Firas Pazarı’nı “yutan” birikmiş katı atıkların temizlenmesi için çalışmaların başlatıldığını söyledi.

Marakitsch, çöp yığınının yaklaşık 300 bin metreküp hacme ulaştığını ve yüksekliğinin 13 metreyi bulduğunu belirtti.

UNDP’ye ait kamyon ve iş makineleri, sokaktaki atıkları toplayarak yerleşim alanlarından uzak noktalara taşıdı.

Gazze Şeridi’ndeki Sivil Toplum Kuruluşları Ağı Başkanı Emced eş-Şeva, bu çabaların önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bu, Gazze’deki Filistinli vatandaş için çok şey ifade ediyor. Çünkü bu atıkların kaldırılmasının ne anlama geldiğini herkes biliyor. Bu çöpler birçok salgın hastalığın, böceklerin, kemirgenlerin ve başıboş hayvanların yayılmasına neden oldu. Bu temizliğin başlaması Filistinli vatandaşa bir umut ışığı veriyor.”

Gazze Belediyesi daha önce atık krizinin kötüleştiği konusunda uyarıda bulunmuş ve sokaklarda ile geçici depolama alanlarında biriken çöp miktarının 500 bin metreküpü aştığını açıklamıştı. Belediye ekipleri, ana çöp sahası olan Cuhar ed-Dik bölgesine ulaşamadıklarını belirtmişti.

Muhabir: ENSARİ ŞANA