• DOLAR 32.305
  • EURO 35.184
  • ALTIN 2505.319
  • ...
Av. Sönmez: Soykırım ve katliamların en önemli ortağı Blinken'a tepkisiz kalamazdık
Google News'te Doğruhaber'e abone olun. 

Dün Ankara'da Dışişleri Bakanlığı'ndan işgalci ABD Dışişleri Bakanı Blinken'ın çıktığı sırada Aktivist Avukat Gülden Sönmez, "İçerde bebek katili var", "Katil Blinken" sloganları ile bir protesto yapmış ve gözaltına alınarak bakanlıktan uzaklaştırıldıktan sonra serbest bırakılmıştı.

İLKHA'ya konuşan Sönmez, tüm bu yaşananlardan sonra soykırım ve katliamların en önemli ortaklarından ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken elini kolunu sallayarak Türkiye'ye geldiğini ve buna tepkisiz kalamayacaklarını aktardı.

Katliam ve soykırım ortağı Blinken'i lanetleyerek Türkiye'den def ettiğini söyleyen Sönmez, "Günlerdir Gazze'deki dramı izliyoruz. Her gün binlerce çocuğun katledilişini, yaralı çocuklar, acı çeken çocuklar, evlatlarını enkazların altında arayan babalar, evlatlarının cenazesine sarılmış anneler, korkunç bir insanlık dramı yaşanıyor. Korkunç bir soykırım yaşanıyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken bu soykırımın bu katliamların en önemli ortaklarından birisi ve elini kolunu sallayarak Türkiye'ye geliyor. Buna tepkisiz kalamazdık. Günlerdir hepimiz yüreğimizde büyük bir acı taşıyoruz. Yaşıyoruz, ofise gidiyoruz, evimize gidiyoruz ama yere göğe sığmıyoruz. Normal bir hayat yaşayamaz olduk. Bir tarafımız hep Gazze haliyle de bu katile bir tepki göstermeden gitmesini açıkçası hiçbirimiz yediremiyorduk. Bende kendi adıma ve aslında benim gibi düşünen ve inan bu acıyı taşıyan kadınları temsilen hepimizin ortak cümlelerini onlara söylemek istedim. Bütün dünya da bunu duysun istedim. Böyle bir itirazımızın ve böyle bir lanetlememizin olduğunu bilmesini istedim. Ve lanetleyerek ülkemizden defettik." dedi.

"Emrolunduğumuz şey o katliamı durdurmak"

O katliamın durdurulması için yollar aranması gerektiğini dile getiren Sönmez, devamında şunları söyledi:

"Umut ederim küçücük bir şeyde olsa o çocuk için küçücük bir duruş ve tavır olarak sayılır. Biliyorum bu yeterli değil bu sadece bir tepki. Bizi duyan herkese seslenmek istiyorum. Katliamı durduracak bir şeyler yapmamız lazım. Gemilerle kadınlar, doktorlar, sağlıkçılar, yardım malzemelerimizi alalım, bir tarafımız gemilerle çıkalım, bir tarafımız Ürdün'den, Mısır'dan nasıl gidebilirsek zülüm varsa elimiz ile durdurmamız gerekir. Ellerimizle durdurmanın yolu ise tam o zulmün olduğu yere yaklaşarak mümkün olabilir. Bunu yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu bir tepki, bu bir tavır evet, hepimizin ortak vicdanının tavrı emrolunduğumuz şey o katliamı durdurmak."

"Türkiye'den adamakıllı etkili bir hareket başlatmamız lazım, bence bunun yolu Akdeniz'e açılmaktır"

7 Ekim'de HAMAS'ın gerçekleştirdiği operasyonun İslam ümmetine bir işaret fişeği olduğunun altını çizen Sönmez, "Sadece siyaset veya askeri çözüm varmış gibi düşünülüyor. Ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Dünya sokaklarına bakalım artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. HAMAS'ın 7 Ekim'de başlattığı şey aslında uzun süredir katledilişine karşı bir tepki. HAMAS 'katledilmek zorunda değiliz, öldürülmek zorunda değiliz, işgal altında olmak zorunda değiliz, özgürleşebiliriz ve bu mümkün' dedi. Bu bir işaret fişeğiydi.7 Ekim'de HAMAS'ın gerçekleştirdiği şey, İslam ümmetine bir işaret fişeğiydi. Ama çok enteresan Gayrimüslim dünya bu işaret fişeğini gördü. Tüm batının sokakları ayakta, insanlar bu gücün kaynağı olan imanı dahi araştırıyorlar. İslam'ı araştırıyorlar. Hangi güç böyle bir zülüm karşısında başkaldırabiliyorlar bu imanı merak ediyorlar. Böyle bir dünya var. Dünya sokakları ayağa kalktı. Latin Amerika'dan ceza verildiği halde hal de Paris'e, Şikago'dan New York'a, Londra'dan İrlanda'ya, Japonya'dan Güney Afrika'ya bütün dünya sokakları insanlar ve vicdanlar Müslümanlar-Gayrimüslimler ayakta. Gayrimüslimler hassaten ayrıca bir silkilişe geçmiş durumdalar. Bu şu demek; şuanda bambaşka bir deprem yaşanıyor. Bu deprem HAMAS'ın ortaya koyduğu işaret fişeği ile başladı. Bunu değerlendirmemi ve Türkiye'nin de sokaklarının, STK'larının, Cemaatlerinin, solcusu, İslamcısının, herkesin ayağa kalması ve Filistin'in yanında fiilen yer alması gerekiyor. Devletler ne yapar ne yapmaz bu birincil mevzumuz değil devletlerimizi de yönlendirmeliyiz ve baskı altına tutmalıyız. Ama esas olan bence önce insan olarak ayağa kalkıp hiç değilse Türkiye'den adamakıllı etkili bir hareket başlatmamız lazım, bence bunun yolu Akdeniz'e açılmaktır." ifadelerine yer verdi. 

"Türkiye Devleti de dahil olmak üzere devletlerin israili yargılama yetkisi var"

Filistin'de yaşananların hukuki boyutlarına da değinen Sönmez, "Gazze'de işlenenler savaş suçlarıdır, israil açıkça savaş suçu işliyor. Ortakları ve müttefikleri de bu savaş suçuna ortak oluyor. Türkiye Devleti de dahil olmak üzere devletlerin israili yargılama yetkisi var. Soykırımın önlenmesi ve cezalandırılması sözleşmesine Türkiye taraftır ve Türkiye böyle bir başvuru yapabilir. Türkiye, Malezya, Katar gibi devletler bir araya gelerek israilin Amerika ile beraber işlemiş olduğu bu suçların yargılanması için bir mahkeme kurulabilir. Tıpkı Yugoslavya Mahkemesi ve Ruanda Mahkemesi örneklerindeki gibi bir mahkeme süreci başlatabilir. En azından bunun girişimleri başlayabilir. Uluslararası Ceza Mahkemesi israil sorumluları yargılama yetkisine sahip biliyorsunuz, daha önce Mavi Marmara örnekliğinde olduğu gibi müthiş bir ilerleme kat etmiştik. Veyahut Türkiye'deki savcılar, binlerce savcı var. Bir tane cesur savcı çıksın, TCK madde 13 insanlığa karşı suçları, savaş suçları, soykırım suçunu Türkiye mahkemeleri yargılama yetkisine sahip. İnterpol ile yakalama yetkisine sahip, bunu başarabilirsin, bir tane savcı bekliyoruz. Hiç değilse Türkiye böyle bir örneklik ortaya koyabilir." diye konuştu. (İLKHA)



Bu haberler de ilginizi çekebilir