• DOLAR 17.943
  • EURO 18.43
  • ALTIN 1037.83
  • ...
Bingöl’deki STK ve siyasi partilerden artan intihar vakaları hakkında açıklama
Google News'te Doğruhaber'e abone olun.  Haberin Videosunu İzlemek İçin Tıklayınız

İnsan hayatının kıymeti ve önemi, insan canının Allah’ın emaneti olduğu ve bu emanet üzerindeki sorumluluğumuzun bilinci noktasında neler yapılmalı, kendimize, ailemize, çocuklarımıza ve topluma karşı görev ve sorumluluklarımızın neler olduğu konusunda Bingöl İl Müftüsü, siyasi partiler ve STK temsilcileri çağrıda bulundu.

 

 “Cenab-ı Hakk insan hayatını çok değerli saymış”

Bingöl İl Müftüsü Mustafa Topal, “Cenab-ı Hakk insan hayatını çok değerli saymış. Birçok ayet-i kerimede buna vurgu yapar. Ve bir insanın ölümüne sebep olmak, bütün dünyanın ölümüne sebep olmak şeklinde tahsip edilmiş. Dolayısıyla insan hayatı insan canı Allah katında çok kıymetlidir. Kuran-ı Kerim insan hayatına son vermeyi özellikle yasaklamış. Bunu geniş kapsamlı söylüyoruz, zira bunun içerisine her şey girer. Haksız yere, daha doğusu hiçbir sebep yokken veyahut dinimizin yasakladığı cana kıymaya doğrudan kast ederek insanın hayatına son vermek, dinimizde en büyük günahlardan sayılmıştır. İntiharı da bu çerçevede değerlendirmek gerekir. İnsanın da kendi hayatına son vermesi dinimizde büyük günahlardan sayılmış ve Hadis-i Şeriflerde bunun ağır bir vebal olduğu, öldükten sonraki hayatta yani ahiret hayatında karşılığının çok büyük bir ceza olduğu vurgulanmaktadır. Toplumumuza, zaman zaman müftülüğümüze de bu konu soru olarak geliyor. Bunu bu şekilde izah etmek gerekiyor.” diye belirtti.

“Allah katında insan canının kıymetli olduğunun çocuklarımıza öğretilmesi gerekir”

Bingöl İl Müftüsü Mustafa Topal

İnsan hayıtının Allah katında değerli olduğunu ve buna karşın bu cana zarar vermenin de büyük günah olduğu bilincinin öğretilmesi konusuna değinen Topal, “ Tabi ki bu konuda hepimizin üzerine düşen çok büyük görevler var. Her şeyden evvel hepimiz anne babayız. Aile içerisinde çocuklarımızın eğitimine önem vermemiz gerekir. Çocuklarımızın eğitimini bütün boyutlarıyla düşünmemiz lazım. Öncelikle çocuklarımıza dini sorumluluklarını öğretmemiz gerekiyor. Kuran-ı Kerim’de Allah Teâlâ’nın bizlere yüklediği dini sorumlulukların neler olduğu bilinciyle yani çocuklarımıza da insan hayatının değerli olduğu, Allah katında insan canının kıymetli olduğu, insan canına zarar vermenin büyük günah olduğu çocuklarımıza öğretilmesi gerekir.” dedi.

“Kalbine sevgiyi yerleştirdiğimiz insandan topluma ve kendisine zarar gelmez”

Topal, ”Bunu öğretmekle birlikte hepimiz anne baba olarak evimizde birer eğitimciyiz. Önemli olan sözlü olmaktan çok fiili olarak, tavırlarımızla, hareketlerimizle çocuklarımıza örnek olmalıyız. Çocuklarımıza örneklikte daima sevgiyi, sevecenliği, hoşgörüyü öne çıkarmamız lazım. Peygamberimiz’in (as) babalık örneği böyledir. Çocuklarına nasıl davrandıysa ki sevgiyle davranmış, muhabbetle davranmış, çocuklarına çok yakın hissettirmiş kendisini. Ailesine çok yakın hissettirmiş kendisini. Çocukların kalbine, gönlüne sevgiyi iyi hissettirmek gerekiyor. Kalbine sevgiyi yerleştirdiğimiz insanlara topluma zarar gelmez. Dolayısıyla kendisine de hayli hayli zarar gelmez. Ve intihar gibi hadiseyi de çocuk katiyen aklına hiçbir şekilde getirmez. Onun için öncelikli eğitim, dini sorumluluk olsun, topluma dair sorumluluk olsun, kişilerin kendi nefsine yani ferdi hallerine dair sorumluluklar olsun mutlaka ailede verilmeli, ailede başlar ve çocuklar bunu nihayet eğitim gördüğü kurumlarda, yerlerde tamamlar. Yani okullarda tamamlar.” dedi.

“Öncelikli olarak toplumun sorumluluğu çok önemlidir”

Toplumsal sorumluluğun önemine de değinen Topal, “Ayrıca bunu için önemli olan da toplumun önce kendi sorumluluğudur. Toplum yaşantımızdaki tavırlarımız, hareketlerimizdir. Sokakta yaptıklarımız, tavırlarımız, konuştuklarımız çok önemlidir. Çocuklarımızın yanında yaptığımız sohbetler çok önemlidir. Onları dini sorumluluğa, Allah katında vebali düşünmeye yönlendirici tavırlara veyahut düşünmeye sevk etmeliyiz. Bir de büyüklerimizin küçüklerine örnekliği çok önemli, onun için toplum hayatımız içerisinde küçüklerimize karşı sorumlu davranıp onları bu konularda yani gerek Allah katında suç sayılan gerekse insanlık nazarında suç sayılan işlere, tavırlara yönlendirmeyecek şekilde bir örnekliğimizin olması lazım. Biz hepimiz sorumluyuz, bu sorumluluğumuz öncelikle Allah’a karşı, ondan sonra kendimize karşı sorumluluklarımızı gerektirir. Bu konuda özellikle hassas davranmak mecburiyetindeyiz. Kuran-ı Kerim’de Allah’ın cana verdiği önemi biz kendi kendimize vermek, insanlara vermek, insanlığa vermek zorundayız. Bu önemi verirken de kendimizden, ailemizden, çocuklarımızdan başlamalıyız.” ifadelerine yer verdi.

“İntihar vakaları basite alınacak bir durum değildir”

HÜDA PAR Bingöl İl Başkanı Refik Alpaya 

İntihar vakalarının basite alınamayacak kadar ciddi olduğunu vurgulayan HÜDA PAR Bingöl İl Başkanı Refik Alpaya ise yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan intihar vakaları oldu. Bu da gerçekten bizleri üzdü. Bizler şimdiye kadar sessiz kalmak istedik. Özellikle sosyal medyada fazla yaymak istemedik ama canlarımız yanıyor, canlarımız yandı ve bunu özellikle dile getirmeye karar verdik. İstiyoruz ki bu anlamda herkes elini taşın altına koysun. İster idareciler olsun, ister ebeveynler olsun, ister diğer sivil toplum kuruluşları olsun, partiler olsun kimin elinden ne geliyorsa onu yapsın, onu yapalım. Bunlar artık çeşitli etkinliklerle mi olur, ya da ailelerin diyaloglarıyla mı olur yani bunu mutlaka sıklaştıralım. Bu konuda gayret edelim. Bu konuda çaba sarf delim ki Allah Teâlâ’nın yardımıyla da inşallah bu vakalar yaşanmasın, intihar olayları yaşanmasın. Yani gerçekten de intihar olayları basit bir şey değildir, basite alınacak vakalar da değildir. Çünkü neticede canlar ölüyor, canlar gidiyor ve bu canlar bize emanettir, özellikle bunu unutmamak lazım. Yani bu can bizimdir diye elbette buna kıyamayız, can önemlidir, bir cana kıymak bütün cana kıymak gibidir. Onun için azami derecede herkesin buna dikkat etmesi lazım. Özellikle maneviyata önem vermemiz lazım, sıkıntıda olanların sıkıntılarını bir şekilde gidermemiz lazım. Bu uğurda çaba sarf etmemiz lazım. Bizleri yaratan Rabbimiz var, Rabbimiz bizleri başıboş yaratmadı ki biz özgür olalım.” dedi.

“Gençlerimizle yakından ilgilenip arkadaş ve dertdaş olalım”

Alpaya, “Eğer bir insan Allah’a kul olmuşsa, Allah Teâlâ’nın razı olduğu şekilde hareket ediyorsa en büyük özgürlük budur. Yoksa diğerleri özgürlük değildir. Büyüklerimize de çağrımız şudur; ‘Gençlerimizi yakından takip edelim onlarla arkadaş olalım, onlarla dertdaş ve paydaş olalım.’ Biz bunları yaparsak Allah’ın izniyle duyarlı olacaklar çünkü özellikle özgürlük konusunda dediğimiz husus yani insanlar başıboş olunca özgür olamaz. Özgürlük dediğimiz, hür olmak dediğimiz, Allah’a kulluktur. İnsan Allah’a kul olunca özgür olur, Allah’a kul olunca hür olur. Onun için buna dikkat etmek lazım. Ve yine gençlerimize diyoruz ki bu gibi sözlere kanmayalım,  insanlar başıboş değildir başıboş yaratılmadı ki başıboş hareket etsin. Onun için bu gibi sözlere kanmayalım. Yıldızlı sözler sarf edilebilir ama o sözler bizim değildir, o sözler Müslümanların değildir, hatta insanlığın değildir.” şeklinde konuştu.

“Tövbesi olmayan tek günah intihardır”

Bingöl İHH başkanı Muhittin Gili 

Bingöl İHH başkanı Muhittin Gili ise yaptığı açıklamada, “ Tövbesi olmayan tek günah intihardır. İntiharın bir sebebi yoktur ancak köklü sorun iman ile alakalıdır. İntihara sürükleyen sebeplerden belki de en korkunç basamağı, başka çare kalmadı, tek kurtuluş olarak gösterilmesidir. Allah muhafaza bu çok tehlikeli bir durumdur. Hayatta yapılan her şeyin, her yanlışın, her günahın bir telafisi vardır, tövbe de bunlardan biridir. Bir diğer konu ise anlaşılamadıklarını düşünmeleridir. Bununla alakalı mutlaka arkadaşlarımızı, dostlarımızı dinleyelim. Müslümanın derdiyle dertlenelim. Sivil toplum kuruluşları da bu konuda sosyal, kültürel ve imani konularda takviye unsurlar ile destek olabilirler.” dedi.

“Teknoloji bağımlılığı en büyük intihar sebebidir”

Teknoloji bağımlılığının intihara götüren sebeplerden olduğunu zikreden Gili, “ En büyük konulardan bir tanesi de madde bağımlılığı, kötü bir bağımlılıktır ama teknoloji bağımlılığı da bence intiharın sebeplerinden çok büyük bir sebeptir. Bu teknoloji bağımlılığının da devle eliyle düzeltilmesi gerekiyor. Bugünlerde konuyla alakalı meclise yasa teklifi verilmiştir, inşaallah yasa olur. Ve herkesin yararına olursa çok iyi olur. Bize de düşen, STK’lara düşen görev varsa tabiki her zaman hazırız. Biz her zaman taşın alına elimizle değil, gövdemizle gireriz. Yeter ki bu sıkıntılar olmasın, bu durumda yarın bizim evlatlarımız da olmayacak diye bir güvencemiz yoktur. Herkes üzerine düşeni yapmalıdır inşaallah.” ifadelerine yer verdi.  

“Hiçbir sebep insana bahşedilmiş olan cana son verilmesine sebep olamaz”

Saadet Partisi Bingöl İl Başkanı Muhammed Fatih Tiryaki

Saadet Partisi Bingöl İl Başkanı Muhammed Fatih Tiryaki yaptığı açıklamada; “Hiçbir şey, hiçbir sebep insana bahşedilmiş olan en değerli varlık olan canın son verilmesine sebep olamaz diye düşünüyoruz. Yaşadığımız sürece, nefes aldığımız sürece, her şey için bir umut vardır düşüncesindeyiz. Ülke olarak zor günlerden geçtiğimizin farkındayız. Özellikle son zamanlarda ülkemizin gençlerimizin ciddi manada umutsuzluğa kapıldığının farkındayız. Gençlerimizin en değerli şeyi olan hayatlarına, canlarına çevresine daha fazla özen göstermesini istiyoruz. Çünkü yitirilen her canda, gençlerimizin ailesi kadar olmasa da bizler de bu işin sıkıntısını bu işin üzüntüsünü yaşıyoruz. Bunun vebalini kendimizde görüyoruz. Kardeşlerimize nasıl yetişemedik diyoruz. Yani ne aileleri, ne de bizi düşünen insanları üzmememiz gerektiği kanaatindeyiz. Bu can Cenab-ı Hakk’ın bize vermiş olduğu bir emanettir.” dedi.

“Gençlerimiz can emanetine de n güzel şekilde sahip çıkacaktır”

Tiryaki, “Biz gençliğimizin birçoğunun kendisine verilecek olan normal bir emanete haddinden fazla bir şekilde sahip çıkacağını biliyoruz. Bu canın da bir emanet olduğu unutulmaması ve bu cana emanet gözüyle bakılıp sahip çıkılması, son nefesine kadar da gerek umutlarımızı yıkmamamız, gerekse de sorunlar için mücadele etmek gerektiğini buradan vurgulamak istiyoruz. Nefesi alıp verdiğimiz sürece, hayatta ölüm hariç her şeyin bir çözümünün olacağı düşüncesindeyiz. Bugün olmazsa yarın diyoruz, umutlarımızın yitirmememizi gerektiğini düşünüyoruz. Bakın insanlar sağlıklarını kaybediyorlar, bir gecede milyon dolaylarını kaybediyorlar, milyondalar hayattan sıfıra düşebiliyorlar ve yine mücadele ediyorlar. Ve yine hayatın belirli bir noktasına, bir aşamasına varabiliyorlar. Sevdiklerinizi, gözü yaşlı annelerinizi, geride bıraktığınız gözü yaşlı babalarınızı, sadece siz üzülmeyeceksiniz, sadece yakın çevreniz üzülmeyecek. Şu şekilde, bazen korkularımız olabilir. Aslında her şey bir korkuyla başlar. Yani yarını başaramayacağım korkusuyla başlar. Hayata son verildiği vakit bunun bir dönüşünün olmayacağını bilelim. Bu canın bir emanet olduğunu bilelim. Bizler emanete ihanet edecek insanlar değiliz bunu bilelim.” dedi.

“Ölüm hariç her şeyin bir çözümünün olabileceğini bilelim”

Tiryaki; “Ölüm hariç her şeyin bir çözümünün de olabileceğini bilelim. Bunun için mücadele edelim. İnanalım, çünkü inanmak başarmanın yarısıdır. Her ne durumda olursak olalım, ne kadar kötü bir durumda olursak olalım inanırsak başaracak olanlar bizler olacağız, inanırsak galip gelecek olan biz olacağız. İnanırsak güzel bir dünya kuracağımıza, bu dünyayı, kendi dünyamızı başta olmak üzere güzel bir dünyayı kuracağız inşaallah.” şeklinde konuştu. (İLKHA)











Haberin Videosunu İzlemek İçin Tıklayınız

Bu haberler de ilginizi çekebilir