• DOLAR 5,8869
  • EURO 6,6021
  • ALTIN 252,578
  • ...
TESSEP Bingöl Temsilciliği heyeti yaşlıları ziyaret etti

Tesettür Seferberliği Platformu (TESSEP) Bingöl İl Temsilciliği tarafından, 18-24 Mart “Yaşlılar Haftası" kapsamında, Bingöl merkezde bulunan bazı yaşlı ve hasta kadınlar ziyaret edildi. Ziyarette gül dağıtıldı, yaşlılarla sohbet edildi.

Ziyaret hakkında TESSEP Bingöl Temsilciliğinden yapılan açıklamada, “Bingöl Tesettür Seferberliği Platformu olarak “Yaşlılar haftası” münasebeti ile yaşlı teyzelerimizle bir araya geldik. Onların derin tecrübe ve birikimleri ile geçmişten günümüze hayayı, edebi, aile içi mahremiyetleri konuşup tecrübelerinden faydalandık.” denildi.

TESSEP Bingöl Temsilciliği tarafından yapılan ziyaretlerden birinde, 5’i erkek 4’ü kız olmak üzere 9 evlat sahibi 60 yaşındaki Saadet Güven'le yapılan röportaj da paylaşıldı:

Sizlerin döneminde “HAYA’nın tanımı ne idi bahseder misiniz?

Saadet Güven: Eskiden bizler çok hayâlı idik. Giyim kuşamlarımıza dikkat eder, elbiselerimizi; geniş ve uzun tercih ederdik. Vücut hatlarımızı belli etmeyen kıyafetler seçerdik. Yolda bir erkek gördüğümüz zaman, utanır yolumuzu değiştirirdik.

Evlilikleriniz nasıl gerçekleşirdi?

Saadet Güven: Öncelikle evlilik kararlarında ailemizin kararlarına saygı duyardık. Asla uzun görüşmeler ve konuşmalar olmazdı, günümüzde; bütün kararları gençler kendi aralarında alıyor son olarak aileye danışıyorlar. Ben eşimi evlendiğim gece gördüm. Buna rağmen huzurlu ve mutluyduk. Ne çok altın ne de eşya arardık, çok kalabalık bir ailemiz vardı. Kayınvalide, kayınpeder, eltilerle bir arada yaşar gayet güzel geçinirdik. Birbirimize karşı saygıyı hiç yitirmedik. Bazen sıkıntılar yaşansa bile bunu uzatmaz ve yansıtmazdık. Bu da huzurlu geçinmemizin sebebi idi. Şimdiki neslin durumu beni şaşırtıyor. Gençler yalnız yaşamalarına rağmen, en ufak bir sıkıntıda hemen boşanmaya karar verebiliyorlar.

Sizlerin zamanında gelin kaynana ilişkileri nasıldı?

Saadet Güven: Kayınvalidemi seviyordum ona asla saygısızlık etmezdim. Kayınpederim ve kayınvalidemle aynı sofraya oturup yemek yemekten hayâ ederdik. Asla yüksek sesle konuşmaz, saygıda kusur etmez, kalplerini kırmazdık. Büyüklerin yanında eşlerimizle konuşmaya hayâ ederdik.

Maddi imkânlarınız ne derece idi?

Saadet Güven: Eşimin dışarıda çalışma imkânı yoktu. Küçük bir bahçemiz vardı, topladığımız hasadın bir kısmını yer bir kısmını da satar böylece geçim sağlardık. Elimizdekinin kıymetini bilir, şükrederdik. Ben o küçük bahçenin geliri ile dokuz çocuk büyüttüm. Çok çeşit yemek yapma imkânını bulmazdık. Yaptığımız yemeği bir kaba doldurur, öyle yerdik. Ama o günkü lezzeti şu anki çok çeşitte bulamıyorum. Kalan kuru ekmeklerimizi asla çöpe atmaz, farklı şekillerde değerlendirirdik. Şimdiki evlatlarımız ise çeşit çeşit yemekler bulmalarına rağmen beğenmez, üstelik yemeden çöpe dökerler. Bu benim içimi acıtıyor.

İki tane elbisem vardı birini yıkarken öbürünü giyerdim. Yırtıldığında yama yapar, giyerdim, bundan hiç rahatsızlık duymazdım."

Toplum olarak saygı anlayışınız nasıldı?

Saadet Güven: Birbirimize karşı her daim iyi niyetliydik. Birbirimize el atar, işlerimizde birbirimize yardımcı olurduk. Birbirimize karşı hassas idik. Örneğin; bir taziye olduğu zaman ev sahibi gibi davranır, yemek hazırlar taziye evine destek olurduk. Onlara hürmeten 40 gün televizyonlarımızı açmaz, kaldırırdık derece birbirimize karşı saygılı idik. Şimdi bu hassasiyeti görmemek beni derinden üzüyor.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Saadet Güven: Şimdiye bakınca; eskinin saygı, sevgi ve muhabbetini göremiyorum. Temennim o ki, Tekrardan eskinin huzurunu, sevgisini, saygısını ve lezzetini tekrardan yaşarız. Rabbim nesillerimizi Salihlerden eylesin. Toplumdaki huzursuzluğun bir an önce düzelmesini Rabbimden temenni ediyorum.  (Nihat Kanat-İLKHA)











Markanız bizimle şehrin markası olsun
ŞEHİR MARKALARI
Reklam İletişim 0212 562 60 06

Bu haberler de ilginizi çekebilir