Genç yaşta kurulan yuvalar kanunla dağıtılıyor

Genç yaşta kurulan yuvalar kanunla dağıtılıyor

2012 yılında tanıştığı Enes Karamemiş ile evlendikten 4,5 yıl sonra eşinin bir gece evden alınarak cezaevine atıldığını söyleyen Rabia Yağmur Karamemiş, “Evlendikten 4,5 sene sonra bir gece ansızın eşimi cinsel istismar suçuyla cezaevine aldılar. 9 yıl 11 ay ceza verdiler. Benim eşim tecavüzcü değildi. Biz sadece yuva kurduk.” dedi.

Evlilik dışı ilişkilerin serbest olduğu ve bu kapsamda yapılan her türlü fiilin de iki tarafın rızası olması halinde özgürlük kapsamında sayıldığı Türkiye'de, 18 yaş altında dini nikâhla yapılan evliliklere ceza veriliyor.

İki tarafın rızası ve ailelerin izni olmasına rağmen evlenip çocuk sahibi olan binlerce aile "tecavüz ve cinsel istismar" suçlamasıyla yargılanıp uzun süreli hapis cezasına çarptırılıyorlar. Bu kapsamda 8 bin ailenin mağdur olduğu biliniyorken, aynı ailelerin 16 bin çocuğu da adeta bir yetim gibi ve mağdur olarak büyüyorlar.

Söz konusu kanun kapsamında 2 kız çocuğuyla yalnız kalarak mağdur olan Rabia Yağmur Karamemiş, yaşadıklarını İLKHA'ya anlattı.

Karamemiş, “Genç yaşta evlilik mağdurlarından biriyim. Eşim Enes Karamemişle 2012 senesinde tanıştık. Bu tanışıklıktan bir süre sonra evlenmeye karar verdik. Ailem önce bu evlilik kararımıza onay vermedi. Ancak ailemin kararına rağmen evlendik. 18 yaşını doldurmadığımız için ,ilkin dini nikâhımızı kıydık. Babam evliliğimize rıza göstermediği için şikâyetçi oldu. Eşim tutuklandı ve 9 ay cezaevi yattı. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Bu arada askerlik görevini tamamladı. Bu arada ben de 18 yaşımı doldurdum. Babamın ve ailemin rızasını da alarak resmi nikâhımızı yaptık. Evliliğimizdeki her şey Türk örf ve adetlerine göre cereyan etti. Daha sonra iki kız çocuğumuz oldu. Kızlarımdan biri 2, diğeri 3 yaşında. Eşimle mutlu ve huzurlu bir yuvamız vardı. Eşim ailesiyle ilgilenen, ailesine değer veren bir babadır. Ailemiz zor şartlarda yaşamasın diye ek işler yaparak çocukları için geleceğe yönelik  hedefleri vardı. 4 - 5 sene sonra bir gece ansızın eşimi cinsel istismar suçuyla cezaevine aldılar. 9 yıl 11 ay ceza verdiler. Benim eşim tecavüzcü değildi. Biz sadece inacımıza göre, örf ve geleneklerimize göre yuva kurduk” diye konuştu.

“Böyle bir lekenin üzerimize sürülmesi bize çok zarar verdi”

İnsanlar bir tecavüzcüyle aynı ortamda kalmaya bile tenezzül etmezken eşlerinin Kediye Köpek'e, 3-5 yaşındaki kız çocuklarına tecavüz edenlerle aynı koğuşta kaldığını ve onlarla beraber yemek yediğini belirten Karamemiş, eşlerinin bu şekilde yargılanmasını istemediklerini söyledi.

Karamemiş, “Bir de olayın şöyle bir tarafı var. Ben ve çocuklarım dışarda yalnız kaldık. Maddi bir gelirimiz yok. Üstelik psikolojimiz alt üst oldu. Böyle bir lekenin üzerimize sürülmesi eşim ve bize çok zarar verdi. Çocuklarım baba diye ağladıklarında ben onları ‘tamam yarın gelecek' diye kandırmak istemiyorum” dedi.

“Velayet davalarında çocukların beyanı esas sayılırken bizim beyanımız esas sayılmıyor”

Yargı sisteminde 9-12 yaş arası velayet davalarında çocuğun beyanı esas iken kendi beyanlarının esas kabul edilmediğini hatırlatan Karamemiş, yaşanan çifte standartta dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Yargı sistemimizde 9-12 yaş arası velayet davalarında çocuğun beyanı esas iken, biz ‘Kendi rızamızla evlendik' dediğimiz halde bize ‘Sen çocuksun sevmeyi nereden bilirsin!' deniliyor. Aslında bu gözden kaçan çok ince bir ayrıntı. Devlet yetkililerinden bunun düzeltilmesini istiyorum. Bu mağduriyetler çoğaldığı sürece aileler yok oluyor. Arkadaşlarımız arasında vefat eden, bu sıkıntı ve stresten hasta olanlar var. Ben de stresten hasta olmak, ölmek istemiyorum. Arkadaşlarım 4-5 yıldır eşlerini bekliyor. Devlet büyüklerinin merhamet duygularına güveniyorum. Bu sorunun en kısa sürede çözülmesini istiyorum. Daha fazla aile yıkılmasın, mağdur olmasın.”

“Çocuklar her gece babalarını soruyorlar”

Bir gece ansızın oğlunun evden alınarak cezaevine konulduğunu ve yaşadıkları mağduriyetin son bulmasını isteyen Suna Karamemiş, “Bir gecede yavrumu aldılar. Biz bu mağduriyetin giderilmesini istiyoruz. Çocukları küçük, her gece babalarını soruyorlar. Bir babaanne için bu çok zor bir durum. Çocuklar, ‘Babaanne babam nerede? Babam ne zaman gelecek? Diye soruyorlar. Zaten kapalı görüşe götüremiyoruz. Babalarını o halde görseler perişan olurlar. O yüzden açık görüşlere götürüyoruz” diye konuştu.

Yaşadıkları mağduriyeti yetkililere ulaştırmak için eşinin Ankara'ya giderek yetkili mercilerle görüştüğünü belirten Karamemiş, “Eşim Ankara'ya gidip milletvekilleri görüştü. Gündeme geleceğini söylemişler. Bizde bekliyoruz. Devlet yetkililerinden babasız çocukları babalarına kavuşturmasını istiyoruz. Çocuğum diyelim ki bir cahillik yaptı. Ama o evine eşine sahip çıktı. Sahipsiz, mağdur bırakmadı. İşinde gücünde çocukları için çırpınan bir babaydı. Bu işin bir an evvel çözülmesini istiyoruz.” dedi.  (Nizamettin Aşkın, Zeyd Varol- İLKHA)

'Aile çökerse ne cemiyet ne de devlet kalır'

'Aile çökerse ne cemiyet ne de devlet kalır'

'Aile çökerse ne cemiyet ne de devlet kalır'

'Aile çökerse ne cemiyet ne de devlet kalır'

'Aile çökerse ne cemiyet ne de devlet kalır'

'Aile çökerse ne cemiyet ne de devlet kalır'
 

En Çok Okunanlar