Yargı bu yanlışı düzeltsin! İŞTE ZULMÜN BELGESİ

Yargı bu yanlışı düzeltsin!  İŞTE ZULMÜN BELGESİ

Mehmet Erkan Yavuz/DOĞRUHABER

2008 yılında yakalanıp müebbet hapis cezasına çarptırılan Cihan Yıldız,  gazetemize bir mektup göndererek kendisine kurulan komployu belgeleriyle ortaya koydu. Mektubunda çok çarpıcı bilgiler veren Yıldız, ifadeyi hazırlayan polislerden FETÖ'den tutuklu olan Yurt Atayün ve Bahadır Kıcır'ın örgütün üst düzey emniyet yapılanmasında yer aldığına dikkati çekti.

“1O YILDIR YARGI VE POLİS KUMPASI İLE CEZAEVİNDEYİM”

Mektubunda, 28 Şubat süreciyle beraber dindar kimliğinden dolayı mağdur edilerek hedef haline getirildiğini dile getiren Cihan Yıldız, bugüne kadar kendisine ve ailesine yapılan zulmün vahim olduğunu, yapılan zulüm ve haksızlıkların üstünün örtülemeyecek kadar bariz olduğunu söyledi. Yıldız, hakkında açıkça bir yargı-polis komplosu kurulduğunu, tüm haklılığına rağmen 10 yıldır sesini bir türlü duyuramadığını ifade etti.

KOMPLOLAR O KADAR BASİT VE GÜLÜNÇ Kİ…”

Kendisine kurulan kirli plan ve komploları savcının hazırladığı iddianameden örnek vererek maddeler halinde açıklayan Yıldız, iddianamenin trajikomik olduğunu belgelerler ortaya koydu.  

"Haksızlığa uğradığımın delilleri şunlardır" başlığı altında kendisine kurulan komploları maddeler halinde sıralayan Yıldız, “İstanbul TEM'DE Görevli Bahadır KICIR, 2002'de İstanbul Fatih Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede savcıya şu beyanda bulunmuştur: ‘Rıfat DURSUN, Hizbullah sanığı olarak müdürlüğümüzce alınan ifadesinde bize 14 sayfa ifade verdi. İfadeyi alan polis memuru benim. Rıfat DURSUN'un tutanaktaki tarihini sehven yazmışım.' demiştir. Oysa dosyada belirtilen Rıfat Dursun adlı bir şahıs "Ana dava”da yoktur. Dosya ifade tutanağı ilk sayfa değil, 16 sayfadır. 15. sayfaya benim adım yazılmış-eklenmiş. Fakat 16. Sayfada adım çıkarılmıştır. Ayrıca ifade tutanağı sayfalarındaki imzalarım hiçbiri diğerini tutmamaktadır. Masa başında hazırlandığı tamamıyla ortadadır.diyerek kumpasın nasıl hazırlandığına dikkat çekti.

KOMPLOYU KURAN POLİSLER FETÖ'DEN TUTUKLU

Kendisine kumpas kuranların FETÖ'den ihraç edilip tutuklandığına dikkat çeken Yıldız, “22 Temmuz 2014'te İstanbul'da "Paralel Yapı"ya yönelik operasyonda polis memuru Bahadır KICIR "Evrakta sahtecilik ve yanlış belgelerle mahkemeleri etkileme, hayali örgüt ve isimlerle vatandaşları mağdur etme” suçlarından gözaltına alındı. Bahadır KICIR adlı polis memurunun bu suçlamalardan gözaltına alınması "Paralel Yapı"nın mağduru olduğumun kanıtıdır. Bir diğer kumpasçı Yurt Atayün ise FETÖ'nün üst düzey emniyet mensubu olarak tutuklu bulunuyor.” ifadelerine yer verdi.

BENİ YARGILAYAN MAHKEME HEYETİNİN TAMAMI FETÖ'DEN İHRAÇ EDİLDİ

Kendisi hakkında dosyayı hazırlayan polislerin, Kendisini yargılayan ve müebbet hapis cezasına çarptıran mahkemedeki savcı ve hâkimlerin FETÖ'den dolayı görevlerinden ihraç edilmiş olduğunu, (Hakimler: Ömer Yıldırım, Bekir Soytürk Özcan ADEM) kimisi kaçak, kimisinin de tutuklu olduğunu belirten Cihan Yıldız, bu kadar açık bir kumpasa rağmen hala cezaevinde tutuluyor olmasının akıl ve izanla izah edilemeyeceğini ifade etti.

PKK KONGRAGEL'DEN ARANDI HİZBULLAH'TAN MÜEBBET HAPİS CEZASI ALDI

Emniyetin kendisini hiç alakası olmadığı halde PKK'ye üye olmak suçlaması ile 6 yıl boyunca aradığına fakat sonunda Hizbullah dosyasından ceza verildiğine dikkati çeken Yıldız, “2000 yılında İstanbul-Beykoz operasyonunda Hizbullah örgütünün arşivi ele geçmesine rağmen ben 6 yıl boyunca PKK-Kongra-GEL'den aranmıştım ve akabinde Hizbullah örgütünden bana ceza verildi. Bu da gösteriyor ki, bana yöneltilen suçlamaların masa başında hazırlandığını, dolayısıyla dosyanın somut delillere dayanmayan düzmece bir dosya olduğunu gösteriyor.” diyerek yaşanan çelişkiyi gözler önüne serdi.  

1995'TE ÖRGÜTE KATILDIĞI SÖYLENEN YILDIZ'A İSNAT EDİLEN EYLEM TARİHİ 1992

2000 yılında Beykoz'dan çıkan belgelerde 1995 yılında Hizbullah'a katıldığının yer aldığını, fakat kendisine isnat edilen eylem tarihinin ise 1992 yılı olduğunu vurgulayan Yıldız, şu ifadeleri kullandı: “Beykoz operasyonunda ele geçirilen özgeçmiş raporunda örgüte katılma tarihi 1995'tir. Oysa bana isnat edilen suç tarihi 1992-1993'tür. Örgüte 1995'te katılan bir kişi nasıl olurda 1992-1993'te eylem yapabilir?”

"KANAATLE MÜEBBET HAPİS CEZASI VERDİLER"

Çelişkiler yumağının anlattıklarından ibaret olmadığını belirten Yıldız, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi, özel Yetkili Mahkeme, 2013 Nisan ayında dosyamı kapattı. Ve yayınladığı gerekçeli kararında aynen şunları yazmıştır: " ‘Kod Hüseyin' adlı şahsın açık kimliği tespit edilememiştir. Kanaatimizce Hüseyin sensin" demişlerdir. Ve kanaate dayanarak bana ceza vermişlerdir.” diye ifade etti.

Kendisine karşı kurulan bu komploları ve dava dosyasında bulunan bu çarpıklıkları defalarca dilekçe ile mahkemeye sunduğunu ancak bu güne kadar hiçbir şekilde bu talebinin dikkate alınmadığını belirten Yıldız, yetkililerden bir an önce bu zulme son vermelerini istiyor.

En Çok Okunanlar