Şam'da su krizi devam ediyor

Şam'da su krizi devam ediyor

Suriye'nin başkenti Şam'da yaşayan milyonlarca insan su sorunuyla mücadele ediyor. Rejimin kalesi olan kent merkezinde su krizi, Şam'ın kuzey batısında Barada Vadisi'ne yönelik askeri operasyonla başladı. Kentin ana su kaynaklarına ev sahipliği yapan bölgedeki savaş nedeniyle su tedarik tesisleri hizmet dışı kaldı.

Rejim ile muhalifler su sorunuyla ilgili karşılıklı suçlamalarda bulunuyor.

Hafta sonu yürütülen çözüm çabaları başarısız kalınca Şam Su İdaresi'ne bağlı onarım bakım ekipleri bölgeye gidemedi.

"20 günden beri su görmedik"

Ana su kaynakları hizmet dışı kaldıktan sonra su idaresi kentte bulunana su kuyuları ve dışarıdan tankerlerle taşıdığı suyla kentin ihtiyaçlarının minimum kısmını temin etmeye çalışıyor. Su mahallelere sırayla dağıtıyor.

Ancak basıncın düşük olması nedeniyle yüksek katlara su ulaşamıyor ve siviller alternatif yollar bulmak zorunda kalıyor.

Kentte soğuk havaya rağmen su kuyularında kuyruklar görülüyor.

Kentin sakinlerinden ve soyadını vermek istemeyen Adnan, su sorunun günlük yaşantılarını büyük bir şekilde etkilediğini anlatıyor.

"Durum gerçekten felaket. 20 günden beri su görmedik. Su evimize ulaşamıyor. Bazı semtlerde su, giriş katlarda akıyor. Ancak yüksek katlara hiç gelemiyor. Gördüğünüz gibi suyu şişeyle ve bidonlarla taşıyoruz. Gerçekten çok yorulduk artık."

"Kirli su ciltte kızarıklıklar yaptı"

Şam'da yaşan bir bayan olan Vefa, su kıtlığı nedeniyle 10 günde bir banyo yapabildiklerini, geldiğinde bile su kalitesinin bazen kötü olduğu için cilt hastalıklarına neden olduğunu anlatıyor:

"Banyo ihtiyacı, ev temizliği, çamaşırı hiçbirini halledemiyoruz. Ancak içmek için su taşıyabiliyoruz.

Her 10 günde bir banyo yapabiliyoruz. Hatta kızım 13 günden beri yıkanmadı. Kesintilerden sonra gelen ilk sular çok kirliydi. Vücudunda sivilcelere neden oldu."

"Bir savaş suçu"

5 Ocak'ta BM İnsani Yardım Danışmanı Jan Egeland, sorumluya işaret etmeden Şam'da 5,5 milyon insanın su kıtlığından etkilendiğini söylemişti. Egeland, su kaynaklarını hedef alınan sabotajın bir savaş suçu olduğuna dikkat çekmişti:

"Durum iki haftadan beri bu şekilde. Bu böyle devam edemez. Bu krizden çok sayıda insan etkilendiği için derhal durumun düzeltilmesi lazım. Acil önlemler alınıyor bu yüzden hastalıkların başlayıp başlamadığını bilmiyorum. Ancak kesinlikle böyle bir endişe var. Çok sayıda insan minimum su imkânlarıyla içme suyu ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyor. Bunun ötesi yok."

Çözüm çabaları sonuçsuz kaldı

Hafta sonu su arızasını giderme ve onarım bakım ekiplerinin hasar gören tesislere ulaşması için Rus yetkililerin arabuluculuğunda yürütülen müzakereler başarısız kalmıştı.

Bölgede ateşkesi sonlandırdığını ve askeri operasyonunu sürdüreceğini açıklayan rejim bu bölgede Nusra Cephesi unsurlarını olduğunu öne sürüyor. Bölgedeki muhalifler ise bunu reddederek sadece yerel halktan oluşan silahlı grupların olduğunu savunuyor.

2012'den bölgenin denetimini elinde bulunduran muhalifler, suyun başkente akışını engellememesi karşılığında daha önce ateşkes uygulamayı kabul eden rejim, dışardan destek veren milisleriyle birlikte 22 Aralık 2016'da bölgeyi almak için operasyon başlatmıştı.

Kaynak: Reuters

 

En Çok Okunanlar