Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nda düzenlenen "Yeni İletişim Teknolojileri ve Aile Paneli"nin açılışında, aileyi, yeni iletişim teknolojileri odağında değerlendirmek üzere bir arada olduklarını ifade etti.
Günümüzde iletişim teknolojilerinin, düşünme biçiminden aile içi ilişkilere kadar hayatın pek çok alanını yeniden şekillendirdiğini dile getiren Göktaş, artık aynı evin içinde fiziken yaşayan insanların kimi zaman birbirlerinden ruhen kilometrelerce uzakta olabildiğini, buna karşılık dünyanın öbür ucundaki biriyle saniyeler içinde iletişim kurabildiğini söyledi.
Göktaş, bu nedenle yeni iletişim teknolojilerini aileyi, toplumsal dayanışmayı ve insan ilişkilerini etkileyen sosyal bir dönüşüm olarak değerlendirmek zorunda olduklarını belirterek, aile değerlerinin medya aracılığıyla toplumda daha güçlü karşılık bulmasına sağladığı katkılardan dolayı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'a teşekkür etti.
"Hiçbir ekran, bir aile sofrasının sıcaklığını sunamaz"
Teknolojinin, hayatın her alanında etkisini giderek artırdığını ve yapay zekanın, dünyayı büyük bir değişime sürüklediğini vurgulayan Göktaş, aileyi merkeze alan yeni bakış açılarına ihtiyaç olduğunu kaydetti.
"Asıl meselemiz, değişimin yönünü aile lehine çevirmektir." diyen Göktaş, yeni iletişim teknolojilerine bu pencereden bakılması, aile politikalarının bu eksende ele alınması gerektiğini belirtti.
Göktaş "Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki bizim yaklaşımımız teknolojiyi yasaklamak değildir. Bizim yaklaşımımız, teknolojinin güvenli, bilinçli ve insan odaklı bir zeminde kullanımını desteklemektir. Çünkü buradaki esas mesele, teknolojinin insanı mı yönettiği, yoksa insanın mı teknolojiye yön verdiğidir." diye konuştu.
Bakan Göktaş, çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şeyin yeni bir uygulama, ekran ya da bir dijital imkan değil, anne babalarının ilgisi, sevgisi ve birlikte geçirdikleri nitelikli zaman olduğuna işaret ederek "Hiçbir ekran, bir aile sofrasının sıcaklığını sunamaz. Hiçbir algoritma bir annenin şefkatini, bir babanın rehberliğini ikame edemez. Teknoloji hayatı kolaylaştırabilir ancak hayatın anlamını kuran, insanın insanla kurduğu bağdır." dedi.
"Aile değerlerini reyting malzemelerine dönüştürenlerle mücadelemiz sürecektir"
Bugün aile kurumunu güçlendirmenin, dijital çağın meydan okumalarına karşı en güçlü toplumsal direnci oluşturduğunu dile getiren Göktaş, şunları kaydetti:
"Bu nedenle akademinin, kamunun, sivil toplumun, medya kuruluşlarının ve teknoloji şirketlerinin ortak bir sorumlulukla hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Böylece değişen iletişim teknolojilerine, araçlarına, platformlarına ve kanallarına rağmen aile dostu bir anlam dünyasını birlikte inşa edebiliriz. Aile değerlerini reyting malzemelerine dönüştüren, kültürümüzü trend listelerine kurban edenlerle mücadelemiz sürecektir. Bedeli ne olursa olsun, aile yapımızın ve kültürel kodlarımızın örtülü emellerle şekillendirilmesine müsaade etmeyeceğiz."
Göktaş, bu alanda yürüttükleri çalışmaların, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aileyi milletin beka meselesi olarak gören iradesinin bir yansıması olduğunu belirterek "Bu irade, aileyi sadece sosyal politika başlığı olmaktan çıkarmıştır. Aileyi, milli kalkınma hamlemizin, Türkiye Yüzyılı hedeflerimizin taşıyıcı sütunu olarak konumlandırmıştır." ifadesini kullandı.
Bu anlayışla kısa süre içinde pek çok stratejik hamleyi hayata geçirdiklerini anımsatan Göktaş, 2024'te Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planını uygulamaya koyarak aile ve nüfus politikalarını destekleyen yeni bir yapı oluşturduklarını aktardı.
"Aileyi tehdit eden küresel rüzgarlar karşısında savrulmayacağız"
Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2025 yılını "Aile Yılı" ilan etmesiyle daha geniş bir hareket kabiliyeti yakaladıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Algoritmaların yalnızca etkileşimi değil, çocukların üstün yararını da gözetmesi gerektiğini savunuyoruz. Çünkü hiçbir ticari kaygı, bir çocuğun güvenliğinden daha değerli değildir. Bu inançla dijital platformların yalnızca ekonomik aktör olmadığını, aynı zamanda sosyal sorumluluk taşıdığını her fırsatta vurguluyoruz. Bu kapsamda çocuklarımızı dijital mecralardaki risklerden koruyacak kapsamlı bir yasal düzenlemeyi hayata geçirdik. Böylece çocuklarımız için daha güvenli bir dijital ekosistem tesisi için büyük bir atılım gerçekleştirdik. Hedefimiz, dijital çağın sunduğu imkanlardan en üst düzeyde yararlanırken aileyi güçlendiren ve çocukları koruyan bir dijital ekosistemin inşasına katkı sunmaktır."
Bakan Göktaş, her zaman ailelerin kendilerine güç verdiğini vurgulayarak "Dünün mirasından aldığımız ilhamla, hangi fırtınaya yakalanırsak yakalanalım aile gemimizi selametle limana yanaştıracağımıza olan inancımız tamdır. Aileyi tehdit eden küresel rüzgarlar karşısında savrulmayacağız. Hep birlikte bizi biz yapan değerlere tutunacağız. 2026-2035 dönemini kapsayan Aile ve Nüfus On Yılı'nda bu inancımızı daha da büyüteceğiz. Dijital çağın riskleri karşısında ailelerimize kalkan olacak, çocuklarımızı merhametle saracak ve gençlerimize güvenli bir gelecek bırakmak için çalışacağız." ifadelerini kullandı.