manşetler

Gazze’de Ateşkes İşlemiyor Katliamlar Devam Ediyor

Siyonist rejim, Gazze’de uydurma güvenlik gerekçeleriyle ateşkes ihlallerini neredeyse her gün sürdürürken, HAMAS’ın saldırıların durdurulması için arabuluculara yaptığı çağrılara rağmen uluslararası tarafların yalnızca kınama açıklamalarıyla yetinmesi dikkat çekiyor. Caydırıcı ve bağlayıcı adımların atılmaması, ateşkesin uygulanmasını fiilen geçersiz kılıyor.

Abone Ol

Siyonist rejim güçleri, yürürlükte olduğu belirtilen ateşkese rağmen cumartesi günü Gazze Şeridi genelinde hava saldırıları ve topçu atışlarını sürdürdü. Yerleşim alanları ile yerinden edilmiş sivillerin kaldığı bölgeleri hedef alan saldırılarda, aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu en az 31 Filistinli şehit oldu.

Sağlık kaynaklarına göre, cumartesi günü sabah saatlerinden itibaren Gazze kenti ile Han Yunus’ta, Siyonist rejim askeri konuşlanma bölgeleri dışında kalan alanlarda açılan ateş sonucu 31 Filistinli şehit oldu. Şehitlerin en az 24’ünün Gazze kenti ve kuzey bölgelerde olduğu bildirildi.

El-Şifa Hastanesi, Gazze kentinin Şeyh Rıdvan Mahallesi’ndeki bir polis karargahının hedef alınmasının ardından can kaybının arttığını açıkladı. Acil yardım ve ambulans ekipleri, Gazze kentinin batısındaki El-Nasr Mahallesi’ne düzenlenen saldırıda iki Filistinlinin daha şehit olduğunu aktardı.

Yerinden Edilmiş Siviller Hedef Alındı

Saha raporları, saldırıların özellikle yerleşim alanları ile yerinden edilmiş ailelerin kaldığı bölgelerde yoğunlaştığını ortaya koydu. Gazze kentindeki Et-Tuffah ve Şeyh Rıdvan mahalleleri ile Han Yunus’un batısındaki El-Mevasi bölgesinde bulunan çadır kampları hedef alındı.

Gazze Sivil Savunma ekipleri, Han Yunus’un batısındaki “Gayth” kampında bulunan çadırlarda büyük yangınlar çıktığını bildirdi. Kurtarma ekipleri, eş zamanlı bombardımanlar ve yangınlar nedeniyle müdahalede ciddi zorluklar yaşandığını ifade etti.

Gazze İçişleri Bakanlığı, Şeyh Rıdvan’daki polis karargahına düzenlenen saldırının ateşkese ve uluslararası arabuluculara açık bir saygısızlık olduğunu belirtti. Açıklamada, saldırıda beş polis memurunun şehit olduğu, 15’inin yaralandığı, ayrıca çevrede bulunan siviller ve yerinden edilmiş kişilerin de zarar gördüğü kaydedildi.

Bakanlık, arabulucuları sorumluluk almaya ve Siyonist rejime baskı yaparak sivillerin ve sivil tesislerin hedef alınmasının durdurulmasını sağlamaya çağırdı.

Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal, saldırılarda şehit olanların büyük bölümünün çocuk olduğunu belirterek durumu “sistematik bir insani felaket” olarak nitelendirdi. Siyonist rejim güçlerinin yüksek patlayıcılı mühimmat kullandığını ve bunun geniş çaplı yıkıma yol açtığını ifade etti.

Filistin Kızılayı Sözcüsü Raid el-Nims ise ambulans ekiplerinin, sağlık tesislerinin büyük bölümünün hasar görmüş olması nedeniyle benzeri görülmemiş zorluklarla karşı karşıya kaldığını söyledi.

Siyonistlerden ‘Saldırılar Sürecek’ Mesajı

Siyonist rejim basınında yer alan haberlerde, ordunun Gazze’ye yönelik hava saldırılarını sürdüreceği ve bunun ateşkesi ihlal ettiği öne sürülen “ciddi olaylara” yanıt olduğu iddia edildi.

Ateşkesin ekim ayında yürürlüğe girmesinden bu yana Siyonist rejim saldırılarında 524 Filistinli şehit olurken 1.360 kişi yaralandı.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi, saldırıların Gazze’de zaten çökmüş durumda olan sağlık sistemi üzerindeki baskıyı daha da artırdığını açıkladı.

HAMAS’TAN Uyarı

Filistin İslami Direniş Hareketi HAMAS’tan yapılan yazılı açıklamaya göre, HAMAS Siyasi Büro Üyesi ve Gazze Şeridi'ndeki lideri Hayye, siyonist terör rejiminin saldırılarının ardından arabulucular ve adı açıklanmayan bazı uluslararası taraflarla bir dizi telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Açıklamada, Hayye'nin görüşmelerde, siyonist rejimin israilin Gazze'de "neredeyse her gün suç ve katliam işlediğini", bunu ise "asılsız bahaneler ve yalanlar" eşliğinde sürdürdüğünü belirterek, bu durumu reddettiği ve kınadığı kaydedildi.

Hayye, ateşkes anlaşmasının "açık şekilde ihlal edilmesinin" doğuracağı sonuçlar ve yansımalar konusunda uyarıda bulunarak, "Direnişin anlaşmaya bağlılığı ve buna saygısı, işgali yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlamayı ve suçlarını sürdürmesini engellemeyi gerektirir." ifadelerini kullandı. HAMAS, Refah'ta "işgal altındaki bölgede bulunan tünellerde mahsur kalan Filistinliler" meselesine çözüm bulunamamasından siyonistleri sorumlu tuttu.

Direniş Gruplarından Ortak Mesaj: Ateşkesi Baltalama Girişimi

Öte yandan Filistinli direniş grupları, siyonist terör rejiminin Gazze Şeridi'ndeki saldırılarını tehlikeli biçimde artırmasının ateşkesi sağlamlaştırmaya yönelik çabaları baltalamaya dönük açık bir girişim olduğunu bildirdi. Çoğunluğunu Filistinli direniş güçlerinin oluşturduğu Ulusal ve İslami Güçler Takip Komitesi Gazze'de düzenlediği toplantıda, siyonist rejimin güçlerinin ateşkesi ihlal etmeyi sürdürmesini ve Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi'nin kurulmasının ardından saldırıların tehlikeli biçimde tırmanmasını ele aldığı belirtildi.

Komite, bu saldırıların Filistinli grupların ateşkesi güçlendirmeye yönelik çabalarını baltalamayı amaçladığını ve siyonist rejim hükümeti ile ordusunun yükümlülüklerinden kaçma niyetini açıkça ortaya koyduğunu kaydetti. Açıklamada, 17 Ocak'ta Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi'nin ilan edilmesinden bu yana düzenlenen saldırılarda 71 kişinin şehit olduğu, çoğu ağır 140 kişinin yaralandığı bilgisi paylaşıldı. Komite ayrıca, bu süreçte Gazze'nin 96 hava ve topçu saldırısına, sivilleri hedef alan 61 doğrudan saldırıya maruz kaldığını, içindekilerle 17 evin yıkıldığını veya bombalandığını bildirdi.

Siyonist rejim ordusunun işgali altındaki "sarı hatta" da bombardıman ve yıkımı sürdüğü vurgulanan açıklamada, ABD yönetimi, arabulucular ve uluslararası topluma, saldırıları durdurmak ve siyonist rejim hükümetine ihlalleri sona erdirmesi için baskı yapma çağrısı yapıldı. Açıklamada, yerinden edilmiş sivillerin, sığınma merkezlerinin, konutların ve yerleşim alanlarının hedef alınmasına son verilmesi çağrısı yapılarak, bu saldırıların ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesine yönelik tüm girişimleri baltaladığı vurgulandı.

Komite, siyonist rejimin bu saldırılarla Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi'nin görevlerini yerine getirmesine izin vermeyeceğine dair "kanlı bir mesaj" verdiğini, bunun halkın acılarını hafifletmeye ve insani trajediyi sona erdirmeye yönelik tüm çabaları engellemeyi amaçladığını belirtti. Açıklamada, saldırıların, savaşı durdurma ve istikrarı sağlama yönündeki tüm girişimleri boşa çıkarmaya çalışan tarafın siyonist rejim hükümeti olduğunu bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi.

Yedi Ülkeden Kınama

Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, siyonist rejimin binden fazla Filistinlinin şehit olmasına ve yaralanmasına yol açan Gazze'de yinelenen ateşkes ihlallerini şiddetle kınadı.

Açıklamada; "Bu eylemler, bölgesel ve uluslararası tarafların, ABD Başkanı Donald Trump tarafından önerilen planın ikinci aşamasını ilerletmek ve Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak üzere birlikte çalıştığı bir dönemde, gerilimi tırmandırma ve sükunetin güçlendirilmesi ile istikrarın yeniden tesisine yönelik çabaları baltalama riskini ortaya çıkarmaktadır." Denildi.

Tekrarlanan bu ihlallerin siyasi sürece doğrudan tehdit oluşturduğu ve Gazze Şeridi'nde hem güvenlik hem de insani koşullar bakımından daha istikrarlı bir aşamaya geçiş için uygun ortamın oluşturulmasına yönelik devam eden çabaları engellediği vurgulanan açıklamada, Trump'ın Barış Planı'nın ikinci aşamasının başarısının sağlanması için bu plana tam bağlılığın gerekli olduğu kaydedildi.

Açıklamada, "Bakanlar ayrıca, ateşkesin muhafaza edilmesi ve sürdürülmesi, mevcut süreci zedeleyebilecek her türlü eylemden kaçınılması ve erken toparlanma ile yeniden imar sürecine ilerlemek için elverişli koşulların yaratılmasıyla birlikte uluslararası hukuk, ilgili BM Güvenlik Konseyi kararları ve Arap Barış Girişimi doğrultusunda, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme ve devlet olma hakkına dayanan adil ve kalıcı bir barışın ilerletilmesi amacıyla tüm taraflara bu kritik dönemde sorumluluklarını tam olarak yerine getirme ve azami itidal gösterme çağrısında bulunmaktadır." ifadeleri kullanıldı.

Refah Sınır Kapısı ‘Sınırlı’ Şekilde Açıldı

Bir buçuk yıl süren işgal, yıkım ve tam kapanmanın ardından Refah Sınır Kapısı, pazar günü Filistinlilerin geçişine son derece sınırlı bir şekilde açıldı. Maariv’e göre, Tel Aviv, Kahire ve ateşkes anlaşmasına arabuluculuk eden ülkeler, kapının açılmasını yalnızca insani değil, aynı zamanda güvenlik ve siyasi açıdan da kritik bir sınav olarak değerlendiriyor. Bu adım, ABD’nin yirmi maddelik planının ikinci aşamasına geçiş kapsamında ele alınıyor.

Sadece İnsan Geçişine İzin Veriliyor

Gazetenin aktardığına göre, üzerinde uzlaşılan çerçeve doğrultusunda sınır kapısı kademeli ve çok sınırlı biçimde işletilecek. İlk aşamada yalnızca kişilerin geçişine izin verilecek; ticari mallar ve insani yardımların geçişi bu aşamada mümkün olmayacak.

Açılmanın temel amacı, özellikle Gazze’de bulunmayan tedavilere ihtiyaç duyan hastaların, birinci derece refakatçilerinin ve istisnai insani vakaların Gazze’den çıkışını sağlamak olarak ifade ediliyor.

Günlük Kontenjan: Yaklaşık 150 Kişi

Planlamaya göre, günde yaklaşık 50 hastanın çıkışına izin verilecek. Her hastaya bir veya iki aile ferdinin eşlik etmesiyle, günlük yaklaşık 150 kişi tıbbi gerekçelerle Gazze’den ayrılabilecek.

Buna paralel olarak, savaş sırasında Gazze’den ayrılmış Filistinlilerin sınırlı sayıda geri dönüşüne de izin verilecek. Ancak bu dönüşler, sıkı güvenlik taramaları ve detaylı inceleme prosedürlerine bağlı olacak.

Çok Katmanlı Denetim Mekanizması

Maariv, sınır kapısının işletilmesinin çok katmanlı bir denetim sistemi üzerinden yürütüleceğini yazdı. Kapının Filistin tarafında sivil ve uluslararası bir yapı görev yapacak; özellikle Avrupalı denetim mekanizmaları öne çıkacak. Mısır tarafındaki sorumluluk ise Kahire yönetimine ait olacak.

Siyonist rejimin kapı bölgesinde kalıcı askeri varlık bulundurmayacağı, ancak uzaktan izleme, teknolojik sistemler ve bilgi kontrolü yoluyla tam denetimini sürdüreceği belirtildi. Geçişine izin verilecek kişilere ilişkin nihai kararın İsrail makamlarında olacağı aktarıldı. Güvenlik kontrolleri, isim listeleri ve istihbarat verilerinin çapraz kontrolüyle önceden yapılacak; geçiş sonrası ise ek doğrulamalar gerçekleştirilecek.

Mısır ise Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının Gazze’den tek yönlü bir çıkış mekanizmasına dönüşmemesi gerektiğini savunuyor. Bu kapsamda, çıkanlar ile dönenler arasındaki kontenjan ve denge konusunda görüş ayrılıkları yaşanıyor. Bu anlaşmazlıkların henüz kesin olarak çözülmediği ve sahadaki gelişmelere göre günlük olarak değerlendirileceği belirtiliyor.

İkinci Aşama

Gazete, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının ikinci aşamaya geçiş için temel bir adım olduğunu vurgularken, geçiş mekanizmaları ve sayı tartışmalarının ikincil ve geçici nitelikte olduğunu yazdı. Asıl meselenin, sınırlı bir ateşkesten uzun vadeli bir çözüme geçişi hedefleyen müzakereler olduğu ifade edildi.

Sınır kapısının işletilmeye başlamasıyla birlikte, daha önce Gazze’nin yönetimi için ilan edilen sivil-teknokratik yapı da uygulama aşamasına geçiyor. Gazze dışında geçici olarak faaliyet gösteren Filistinli profesyonel komitenin; sağlık, su, yerel yönetimler ve altyapının yeniden inşası gibi alanlarda sivil koordinasyonu sağlaması hedefleniyor.

Uluslararası yapıların gerçek yetkiler, bütçe akışı ve etkili denetim üretme kapasitelerinin şu aşamada test edildiği ifade ediliyor.