ABC News televizyon ağı Associated Press’e (haber ajansı) kaynaklı habere göre, Hürmüz boğazındaki enerji geçişinin durması üzerine Asya ülkeleri tasarruf ve kısıtlama tedbirlerine döndü.
Fosil yakıt talebindeki bu ağır yıkım, küresel çapta temiz enerjiye geçişi önemli ölçüde artırırken, batarya, güneş paneli ve elektrikli araç teknolojilerinde ilk konumda yer alan Çin'in dünya çapındaki stratejik hakimiyeti daha da belirginleşiyor.
ENERJİ HAKİMİYETİ
Temiz teknolojideki Çin hakimiyeti krizden önce de belirgin şekilde biliniyordu. Ortadoğu'da yaşanan enerji kriz ağı ise Şi Cinping'in 10 yıl önce başlattığı ve enerji güvenliğini ulusal güvenliğin odağına yerleştiren politikasının başarısını doğruladı.
Uzmanlara göre, Çin'in yenilebilir enerji faaliyetinin bu süreçte tam anlamıyla haklı çıktığını vurgulamaktadır.
Washington yönetiminin fosil yakıt odaklı " enerji hakimiyeti" arayışına karşı Çin, dünya elektrikli araç üretiminin yüzde yetmişini ve batarya hücre üretiminin büyük kısmına elinde bulundurması, Pekin'in yeni küresel enerji düzeyinde rakipsiz bir aktör konumuna taşıyor.
REKOR TALEP YÜKSELİŞİ
Enerji sistemlerindeki kırılganlık, Çinli sanayi devlerinin pazar paylarını hızla yukarı çekiyor. BYD ve CATL gibi devlerin hisselerinde Mart ayında %11 ile %24 arasında değişen büyük artışlar görüldü. Güneş paneli ve batarya ihracatının Aralık ayında yaklaşık 22,3 milyar dolarla rekor kırdığı ve bu ivmenin savaşın etkisiyle katlanarak artacağı bildirildi.