Fransa hükümeti, yayımladığı 2025-2030 Ulusal Gıda, Beslenme ve İklim Stratejisi ile kırmızı et ve işlenmiş et tüketiminin azaltılmasını hedefleyen yeni bir politika çerçevesi açıkladı. Strateji belgesinde, hayvansal ürünlerin gıdanın karbon ayak izindeki payına dikkat çekilirken, beslenme alışkanlıklarının iklim politikalarıyla daha uyumlu hale getirilmesi gerektiği vurgulandı.

Belgede yer alan verilere göre yetişkin nüfusun %32’si kümes hayvanları dışındaki eti “fazla” tüketiyor.

%63’lük kesim işlenmiş et ürünlerini önerilen miktarın üzerinde tüketiyor.

Hayvansal ürünlerin, gıdanın toplam karbon ayak izinin %61’inden sorumlu olduğu ifade ediliyor.

Vegan bireylerin sera gazı emisyonlarının, yoğun et tüketicilerine kıyasla %75 daha düşük olduğu belirtiliyor.

Hükümet, bu çerçevede protein tüketiminin “yeniden dengelenmesi” ve daha sürdürülebilir üretim modellerine geçiş gerektiğini savunuyor.

Fransız tarım sektörü ise yeni hedeflerin özellikle hayvancılık yapan üreticiler üzerinde ek baskı oluşturacağı görüşünde. Zaten Avrupa Birliği’nin Ortak Tarım Politikası (CAP) ve çevresel düzenlemeleri kapsamında sıkı denetime tabi olan çiftçiler, yeni düşük karbon hedeflerinin maliyetleri artıracağını belirtiyor.

Fransa’nın Ulusal Düşük Karbon Stratejisi (SNBC), 2030 ve 2050 hedefleri doğrultusunda tarımsal emisyonların ciddi biçimde azaltılmasını öngörüyor. Bu da hayvancılık sektöründe verimlilik artışı, üretim dönüşümü ve karbon azaltıcı yatırımlar anlamına geliyor.

Sektör temsilcileri ise artan enerji maliyetleri, gübre ve yem fiyatlarındaki yükseliş, Avrupa genelindeki regülasyon baskısı nedeniyle üreticilerin zaten zorlandığını dile getiriyor.

Eleştirilerin bir kısmı, Fransa’nın son yıllardaki enerji politikalarına da uzanıyor. Özellikle Nükleer enerji üretimindeki azaltma girişimleri, Rus enerji kaynaklarından uzaklaşılması sonrası artan maliyetler, gıda üretim zincirine de yansıyan fiyat artışlarına neden olmuştu.

Bu nedenle bazı çevreler, kırmızı etin artık geniş kesimler için “tercih” olmaktan çıkıp “lüks” haline geldiğini savunuyor.

Muhabir: Muhammed Mahsum Tuna