Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önemli açıklamalarda bulunuyor.
#Canlı: Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti İstanbul İl Teşkilatı İftarı”nda konuşuyor https://t.co/Z7X2kwgB9W
— AA Canlı (@AACanli) February 28, 2026
Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
AK Parti İstanbul İl Teşkilatı'nı tebrik ediyorum. Ramazan ayında 86 milyon vatandaşımızla kucaklaşırken gönül ve kültür coğrafyamızdaki kardeşlerimizi de elbette unutmuyoruz.
ERDOĞAN'DAN İRAN MESAJI
Ne yazık ki bir taraftan Pakistan-Afganistan bir taraftan işte son günlerdeki İran-Körfez arasındaki savaşlar unutulur gibi değil. Bunların hepsinin de altında neler yattığı malumunuz, malumumuz.
Bölgemizde ve İslam dünyasında barış ve huzur ortamının oluşması için çabalarken komşumuz İran'a yönelik (İsrail Başbakanı) Netanyahu'nun kışkırtmalarıyla başlayan ABD ve İsrail saldırılarından derin üzüntü duyuyoruz.
'İSRAİL'İN SÜRECİ ZEHİRLEME GİRİŞİMLERİ DEVAM ETTİĞİ İÇİN SONUCA VARILAMADI'
Sayın Trump ve Pezeşkiyan'la telefonda görüşmeler yaptım. Bölgedeki ülkelerde ellerinden geleni yaptı ama taraflar arasındaki güven bunalımı aşılamadı. İsrail'in süreci zehirleme girişimleri devam ettiği için sonuca varılamadı.
'İRAN HALKININ HUZURUNA KAST EDEN SALDIRILARI ESEFLE KINIYORUZ'
Dost ve kardeş İran'ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kasteden sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz.
'AYNI ŞEKİLDE İRAN'IN KÖRFEZ ÜLKELERİNE SALDIRILARINI DA KABUL EDİLEMEZ BULUYORUZ'
Aynı şekilde her ne sebeple olursa olsun Körfez'deki kardeş ülkelerimize yönelik İran'ın füze ve drone saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz.
Sağduyu ve aklıselim hakim olmaz, diplomasiye alan açılmazsa bölgemiz bir ateş çemberine sürüklenme riskiyle karşı karşıyadır.
Savaşın daha da büyümemesi, Allah korusun bölgemizin daha büyük acılar yaşamaması için başta İslam dünyası olmak üzere tüm aktörlerin acilen harekete geçmesi gerekiyor.
Biz Türkiye olarak sorunların suhuletle çözülmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz, yapacağız.
Hudut güvenliğimiz ve hava sahamız açısından zaten hiçbir sorunumuz yok. Her türlü tedbiri en üst düzeyde alıyoruz. Ülkemizin ve milletimizin güvenliğini önceleyen bir politikayla inşallah bu hassas süreci başarıyla yöneteceğiz.
Önce ateşkesin tesisi, ardından da ateşkes masasına dönülmesi için diplomatik adımlarımızı atacağız. Bölgedeki tüm kardeş halkların yanında olmaya devam edeceğiz.
Bugün Türk siyaset tarihinin en kara döneminden 28 Şubat'ın yıl dönümü. Postmodern darbenin üzerinden tam 29 sene geçti.
Postmodern darbe olarak nitelenen 28 Şubat müdahalesi 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül'ün yeni bir halkasıdır. Darbeler silsilesinin devamıdır. Öne sürülen bahaneler ve kullanılan araçlar değişse de daha önceki tüm darbelerde olduğu gibi hedef değişmemiş, hedef demokrasi ve milletin tercihi olmuştur.
28 Şubat devasa bir enkaz yığını bırakmıştır. Bilhassa Türk demokrasisi ve Türkiye ekonomisi telafisi yıllar sürecek çok ağır yaralar almıştır.
Yapılan hesaplamalar 28 Şubat müdahalesinin Türkiye'yi 381 milyar dolar zarara uğrattığını ortaya koyuyor. Yüzbinlerce insanımız inançlarından, görüşlerinden, dış görüşlerinden ötürü mağdur edildi.
Kadınların ve kız çocuklarının hayatında travmatik izler bıraktı. İkna odalarında başörtülü öğrencilere psikolojik şiddet uygulandı. Binlercesi eğitimini yarım bırakmak zorunda kaldı. Katsayı ve 8 yıllık kesintisiz eğitim dayatmasıyla imam hatip ve meslek liselerinin önü kesildi.
'BİZİ SİYASETTEN TASFİYE ETMEYE ÇALIŞTILAR'
Çok meşakkatli çok zor ve sancılı dönem yaşadık. 'Bin yıllık sürecek' denilen ışığın zerresinin dahi bulunmadığı karanlık dönemlerden geçti. Bize siyaset yapamazsınız dediler, uyduruk yargı kararlarıyla bizi siyasetten tasfiye etmeye çalıştılar, önümüze duvar ördüler, bizi engellemek, millete hizmet yolundan alıkoymak için her türlü hukuksuzluğu sergilediler.
Ama biz boyun eğmedik, ümitsizliğe düşmedik, asla yeis içinde olmadık. Allah'a dayandık, hikmete ram olduk. Yol varsa budur bilmiyoruz başka çıkar yol dedik. Daha sıkı kenetlenerek sabır, tahammülle bize aziz milletimize ve siyasi görüşlerimize yönelik saldırıları tek tek bertaraf ettik. 28 Şubat döneminde işinden atılan veya istifaya zorlanan kardeşlerimizin haklarını kendilerine iade ettik.
'BAŞÖRTÜSÜNE YÖNELİK ANLAMSIZ YASAKLARA SON VERDİK'
Başörtüsüne yönelik anlamsız yasaklara son verdik. 28 Şubat'ın faillerini faillerini Türk adaletine teslim ederek yargılanmalarını sağladık. En son 15 Temmuz sonrasında 28 Şubat'a en büyük desteği veren FETÖ'yü de tasfiye ederek 28 Şubatçıların önünü açtığı, palazlandırdığı, milletin başına musallat ettiği beladan milletimizi kurtardık.
İşte sizler de görüyorsunuz. 29 sene önce ikna odalarına alınan başörtülü kızlarımız bugün mülkiyede, adliyede, askeriyede, dış siyasette devletin tüm kabinelerinde hiçbir kısıtlama olmadan özgürce görev yapıyor. Evlatlarımız inançları, kariyerleri, dini hassasiyetleriyle okulları arasında tercihte bulunmak zorunda kalmıyor.
Üniversitelerimiz, yargımız, iş dünyamız artık vakitlerini siyasete balans ayarı yapmak için değil asli vazifelerini en güzel şekilde yerine getirmek için artıyor. Hasılı vesayetçi zihniyetin tortuları temizlendikçe, Türkiye normalleşiyor, Türk demokrasisinin standartları yükseliyor.





