Pedofili Epstein’ın imparatorluğu bir dönem Manhattan’daki en büyük konut mülkünü, iki adayı ve üç uçağı kapsıyordu.
Peki bunlar yalnızca finansal zekanın ürünü müydü? Yoksa finansal uzmanlık kılıfı altında gizlenmiş şantaj gibi daha karanlık unsurlar da var mıydı? Güvenlik servislerinin ilgisini çeken kişileri tuzağa düşürmek için sınırsız bir alan mı sağlanmıştı?
Epstein’ın serveti ne kadardı?
2019’daki intiharından yalnızca iki gün önce hüküm giymiş pedofil tarafından imzalanan bir belge, vergiler ve yükümlülükler düşülmeden önce mal varlığının yaklaşık 580 milyon dolar değerinde olduğunu gösteriyor.
1953 Trust basit bir vasiyet yerine, mirasçıların kimliklerinin gizlenmesine imkan tanıyan bir vakıf fonuydu.
ABD Adalet Bakanlığı (DoJ) tarafından geçen hafta ilk kez, bazı kısımları sansürlenmiş haliyle yayımlanan nihai versiyon, aralarında Ghislaine Maxwell’in (10 milyon dolar) da bulunduğu 40’tan fazla kişinin milyonlarca dolar miras alacağını ortaya koydu.
Her şey nasıl başladı?
Sonu anlamak için başa dönmek gerekiyor.
New York doğumlu Epstein, bir matematik dehası olarak görülüyordu ancak üniversiteye gitmesine rağmen mezun olmadı.
Eğitimi bırakıp yine eğitim alanında çalışmaya başladı; herhangi bir resmi yeterliliği olmadan, New York elitinin çocuklarının devam ettiği özel bir okulda ergen kız ve erkeklere ders verdi.
Öğretim becerilerinin yetersiz olduğu gerekçesiyle işten çıkarıldıktan sonra, okulda çocukları bulunan Alan “Ace” Greenberg tarafından yatırım bankacılığı devi Bear Stearns’te işe alındı. Greenberg kısa süre sonra şirketin CEO’su olacaktı.
Bu, Epstein’ın ilk büyük çıkışıydı yani yıllar boyunca finansal statüsünü şekillendirecek bir dönüm noktası.
Beş yıl içinde yükseldi ancak 1981’de bir işlem ihlali nedeniyle şirket tarafından 2.500 dolar para cezasına çarptırıldıktan sonra Bear Stearns’ten ayrıldı. Bu miktar bugünün parasıyla yaklaşık 9.000 dolar değerinde.
Düzenleyicilere o dönemde yaptığı açıklamada, danışman ve sınırlı ortak olarak Bear Stearns’te çalıştığı dönemde yıllık toplam gelirinin 200.000 doların üzerinde olduğunu söyledi. Bu, bugünün parasıyla yaklaşık 710.000 dolar (520.501 sterlin).
Bankadan ayrılmış olabilir ancak 27 yıl sonra finansal krizin ilk domino taşı olacak bu şirketle ilişkisi tamamen sona ermedi.
1981’den sonra Epstein’ın gizlilik takıntısı kazançlarını gölgelemeye başladı.
İş faaliyetleri şeffaflıktan uzaktı; şirketleri borsaya kote değildi. Ancak açılan davalar ve bazı resmi belgeler, performansına dair sınırlı bilgiler sundu.
Bireyler ve bazı yabancı hükümetler adına para geri kazanma konusunda uzmanlaşmış kendi firmasını kurdu. 1987’de Towers Financial Corporation’da “danışman” olarak işe alındı.
1989’da ayrıldı. Dört yıl sonra şirketin bir Ponzi şeması olduğu ortaya çıktı. Epstein, Towers’daki rolü için aylık 25.000 dolar kazanıyordu ve 450 milyon dolarlık dolandırıcılıkla ilgili hiçbir suçlama yöneltilmedi.
1988’de kurulan J Epstein & Company ile büyük paralar görünmeye başladı.
Bu şirket daha sonra Epstein’ın finansal operasyonlarını vergi cenneti olan ABD Virgin Adaları’na taşımasının ardından Financial Trust Company adını aldı.
2011’de Southern Trust Company’yi kurdu ve bu şirket sonradan ana gelir kaynağı haline geldi.
Ne kadar ve nasıl kazandı?
Epstein’ın büyük ölçüde vergisiz müşteri gelirleri ve yatırımlardan elde ettiği kazançların ne kadarının meşru olduğu, faaliyetleri üzerindeki en büyük soru işaretlerinden biri.
Kendisini “danışman” olarak tanımlayarak küresel ölçekte finansal danışmanlar, avukatlar ve muhasebeciler için geçerli düzenlemelerden kaçındığı kesin.
Forbes’un incelemesine göre, Epstein’ın şirketlerine gelen ücretlerin büyük kısmı iki kişiden geldi.
İlki, Victoria’s Secret’ın uzun süreli patronu olan ABD’li milyarder Les Wexner’dı. J Epstein & Co, Wexner’ın mali işlerini yönetiyordu ve 2007’de yollarını ayırana kadar Epstein’a 200 milyon dolar ödediği belirlendi.
Apollo Global Management’ın kurucu ortağı Leon Black’in ise 2012-2017 yılları arasında Epstein’ın şirketlerine 170 milyon dolar ödediği düşünülüyor. Black, 2020’de yatırımcılara yazdığı mektupta “Onunla herhangi bir ilişkim olduğu için derin pişmanlık duyuyorum” dedi ve ilişkinin “miras planlaması, vergi ve hayır işleri” ile sınırlı olduğunu belirtti.
Wexner da 2007’de Epstein’la bağlarını kopardığını ve cinsel istismardan haberi olmadığını söylemişti.
Forbes’a göre Epstein, 1999-2018 arasında şirketlerinden en az 360 milyon dolar temettü aldı ve ABD Virgin Adaları yargı alanı sayesinde 300 milyon dolar vergi tasarrufu sağladı.
Financial Times’a göre ABD savcıları, Wexner’ın 2008’de Epstein’dan 100 milyon dolarlık bir ödeme aldığını öne sürdü.
Bu, Epstein’ın Wexner’ın mali işlerinde vekâlet sahibi olduğu dönemde yüz milyonlarca doların çalındığı iddialarıyla bağlantılıydı. İddialar arasında, Wexner’ın portföyündeki gayrimenkullerin indirimli şekilde satın alınması da vardı.
Bu geri ödeme miktarının, Wexner’ın hukuk ekibinin 2019’daki ölümünden önce yetkililere yardımcı olmaya çalıştığı sırada açıklandığı bildirildi.
Finansal kriz
Epstein, 2008 küresel finansal krizinin ardından büyük kayıplar yaşadı.
Financial Trust, Mart 2008’de bankayla birlikte çöken Bear Stearns fonlarından birine yatırım yapmıştı.
Şirket, 2008-2010 arasında 166 milyon dolar net zarar açıkladı. Bu kayıplar Southern Trust girişiminin doğmasına yol açtı.
Ayrıca Epstein’ın, daha önce başkanlığını yaptığı Bermuda merkezli bir şirkette ipoteğe dayalı menkul kıymetlere yatırım nedeniyle para kaybettiği de geniş biçimde rapor edildi.
Diğer gelir kaynakları
Epstein, 2007’ye kadar sekiz yıl boyunca Liquid Funding Ltd’yi yönetti.
Ölümünden aylar önce Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ), Epstein’ın servetinin vergi cennetlerinde kurulu paravan offshore şirketler aracılığıyla “gizlendiğine” dair kanıtlar yayımladı.
ICIJ’nin McClatchy ve Miami Herald’ın incelediği belgelere dayandırdığı habere göre, Bear Stearns, Liquid Funding’in sahipleri arasındaydı ve yatırımlar 2008 krizinin sembolü haline gelen finansal ürünlerdendi.
Faaliyetleri meşru muydu?
Epstein çeşitli şirketler, yatırımlar ve vergi avantajları yoluyla para kazandı. Bunlar yasal olabilir ancak aynı zamanda bir paravan da olabilir.
Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan dosyalar, zengin kişilerin muhtemelen mülklerinde gizlice kaydedilen müstehcen faaliyetler üzerinden şantaj yoluyla Epstein’ın cebini doldurduğu şüphelerini artırdı.
İddiaya göre “mağdurlar”, daha fazla iş karşılığında vergi avantajı elde edebiliyordu. Gazeteciler yayımlanan geniş belge yığınını incelemeye devam ederken bu teori güç kazandı.
1998-2013 arasında Epstein’ı müşteri olarak tutan JPMorgan, daha sonra yapılan anlaşmalarla bu ilişkiyi sonlandırdı ve ölümünden kısa süre sonra Epstein’la bağlantılı 1 milyar dolardan fazla şüpheli işlemi işaretledi.
New York Times’a göre banka, insan ticaretini kolaylaştırmış olabilecek binlerce işlem tespit etti.
Gerçek serveti
Finans gazetecileri yıllardır Epstein’ın servetinin ardındaki gerçeği ortaya çıkarmaya çalışıyor.
Hikayesine bakıldığında, en başından beri manipülasyon ustası olduğu görülüyor.
Ancak mal varlığı yasal masraflar, tazminatlar ve mağdur ödemeleriyle tükendiğinde bile, ortaya çıkmamış daha fazla para olması şaşırtıcı olmayacak.





