Eş zamanlı gerçekleşen gelişmelerin ileriye yönelik deniz ticaretinde alternatif oluşturmaya yönelik hamleler olduğunu belirten El-ferah, enerji güvenliğinin sağlanması, deniz geçiş yollarının kontrolü ve coğrafi nüfuzun yeniden dağıtılmasının hedeflendiğini aktardı.
El-Ferah, “Bölgede ve dünyada yaşananlar, birbirinden kopuk olaylar olarak okunamaz. israil düşmanının Babü’l-Mendeb yakınlarındaki Somali’de attığı adımların, Yemen’deki durumu düzenleme girişimleriyle eş zamanlı ilerlemesi; küresel deniz ticareti ve enerji tedarik hatlarının en kritik boğazlarından biri üzerinde kontrol kurmaya yönelik planlı ve kapsamlı bir çabanın parçasıdır.” dedi.
ABD’nin attığı adımlara ve Venezuela’ya yönelik saldırılara da değinen El-Ferah, “Buna karşılık Amerika Birleşik Devletleri, daha geniş ölçekte aynı yönde hareket etmektedir; özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanması durumunda ortaya çıkabilecek olası arz kesintilerine karşı önlem olarak, Körfez petrolüne stratejik bir alternatif oluşturması amacıyla Venezuela petrolünü güvence altına almaya çalışmıştır. Bu eş zamanlı hamleler açıkça şunu ortaya koymaktadır: enerji güvenliğinin sağlanması, deniz geçiş yollarının kontrolü ve coğrafi nüfuzun yeniden dağıtılması. Bunların tamamı, başta İran’la olası bir çatışma olmak üzere, Çin ve Rusya’yla daha geniş çaplı karşı karşıya gelişlere doğru tırmanan, yaklaşan savaşlara yönelik ciddi hazırlıkların bir parçasıdır. Bunlar geçici taktik hamleler değil; büyük çatışma patlak vermeden önce küresel çatışma sahnesinin kapsamlı bir biçimde yeniden düzenlenmesidir.” ifadelerine yer verdi.




