Bloomberg ajansı, “İran’a yönelik savaşın, 2022’deki Ukrayna savaşını hatırlatan bir enerji şokuna dönüşmeye başladığını ve sonuçlarının kaçınılmaz olduğunu” belirtti. Ajans, bu sürecin başlangıçta ABD’nin Avrupalı müttefikleri için bir insani kriz ve hükümetlerin istemedikleri bir kaosa sürüklenme konusunda çekimser kaldığı bir jeopolitik sınav olarak görüldüğünü ifade etti.
Ajans, Avrupa Birliği’nde ekonomik büyümenin düşüşe geçtiği, enflasyonun arttığı ve enerji için rekabetin şiddetlendiği uyarısında bulundu. Bu süreçte AB’nin rekabet gücünü artırma vaatlerinin ise zayıf kaldığı vurgulandı.
Ayrıca, İran İslam Cumhuriyeti'nin fiilen Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ABD’nin stratejik zafiyetini ortaya koyduğu, ancak asıl etkinin Avrupa’da hissedildiği belirtildi. Zira küresel enerji arzının yaklaşık %20’si bu dar geçitten sağlanıyor ve Avrupa şirketleri ile tüketiciler büyük ölçüde doğal gaza bağımlı durumda.
Ajans, Tahran'ın misilleme kapsamında Katar’daki Ras Laffan tesisine yönelik saldırısının da Avrupa için kritik olduğunu, çünkü bu tesisin Avrupa’nın sıvılaştırılmış doğalgaz ihtiyacının yaklaşık beşte birini karşıladığını kaydetti.
Alternatif arayışı ve kriz önlemleri
Bu gelişmeler üzerine Avrupa liderlerinin alternatif enerji kaynakları için Cezayir’e yöneldiği ve ülkelerinde milyarlarca euroluk destek paketleri açıkladığı ifade edildi. Bloomberg, mevcut durumun Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya yönelik operasyonu sonrası yaşanan enerji krizini hatırlattığını belirtti.
Her ne kadar gaz fiyatları son haftalarda yükselmiş olsa da, hala 2022 seviyelerinin altında olduğu; ayrıca Avrupa’nın artık Rus gazına bağımlı olduğu kadar Orta Doğu gazına bağımlı olmadığı vurgulandı. Bununla birlikte Asya ülkelerinin daha zor bir tabloyla karşı karşıya olduğu ifade edildi.
Avrupa ekonomisi daha kırılgan
Bloomberg’e göre Avrupa ekonomisi, 2022’ye kıyasla daha zayıf bir durumda. Özellikle Fransa gibi büyük ekonomilerde mali yapı kırılganlık gösteriyor. Tahvil getirilerindeki artış, enflasyon beklentilerinin yükseldiğine ve merkez bankalarının faiz artırma baskısıyla karşı karşıya kalabileceğine işaret ediyor.
Kış aylarının sert geçmesi ve gaz depolama politikalarının gevşemesi nedeniyle Avrupa’nın gaz stoklarının azaldığı belirtilirken, İran merkezli çatışmanın uzaması halinde enerji ithalat faturalarının daha da artacağı ifade edildi. Bu durumun enflasyonu yükselteceği, tüketimi düşüreceği ve varlık fiyatlarını baskılayacağı öngörülüyor.
Bloomberg Ekonomi endeksine göre Euro Bölgesi’nin büyüme beklentilerinde ciddi düşüş yaşanırken, enflasyonun %2’den %3’e çıkabileceği, büyümenin ise %1’den %0’a gerileyebileceği değerlendiriliyor.
Gaz krizi derinleşebilir
Eğer Katar gazı kalıcı şekilde kesilirse ve Avrupa, ABD gazına erişimde öncelik kaybederse, fiyatların ve talebin sert şekilde uyum sağlamak zorunda kalacağı belirtildi.
Paris’teki Jacques Delors Enstitüsü’nden enerji uzmanı Fook-Vin Nguyen, “Çatışmalar kısa sürede sona erse bile LNG akışında uzun süreli kesinti yaşanacak ve Avrupa, Japonya, Güney Kore ve Çin gibi ülkelerle ciddi rekabete girecek” dedi.
Siyasi kararlar kritik olacak
Bloomberg’e göre en kritik soru, politika yapıcıların nasıl tepki vereceği. İdeal senaryoda merkez bankaları ve hükümetlerin uyum içinde hareket ederek faiz artışlarını sınırlaması ve uzun vadeli enerji yatırımlarına yönelmesi gerektiği belirtiliyor. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde da enerji fiyat şoklarına karşı mali önlemlerin geçici ve hedefli olması gerektiğini vurguladı.
Ancak yatırımcılar, enflasyon endişesi nedeniyle merkez bankalarının faiz artırımlarına devam edebileceğini düşünüyor. Aynı zamanda siyasetçilerin, seçmen baskısı nedeniyle enerji sektörüne aşırı mali destek verme riski de bulunuyor.