Danimarka merkezli Maersk’ten yapılan yazılı açıklamada, ABD ve siyonist rejimin İran'a yönelik ortak saldırıları sonrası, İran'ın geçişleri kapattığı öne sürülen Hürmüz Boğazı'ndaki duruma ilişkin bilgilere yer verildi.
Maersk’e ait gemilerdeki mürettebatın, gemilerin ve gemilerdeki yüklerin güvenliğinin şirket için öncelikli olduğuna işaret edilen açıklamada, “Bir sonraki duyuruya kadar Hürmüz Boğazı'ndaki tüm gemi seferlerini askıya alıyoruz.” ifadesi kullanıldı.
Açıklamada, bölge limanlarına uğrayan seferlerde gecikmeler, rota değişiklikleri veya sefer saatlerinde düzenlemeler yapılabileceği de kaydedildi.
Dünya denizcilik devi Maersk, Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri nedeniyle bölgedeki tüm operasyonlarını süresiz olarak durdurduğunu açıkladı. 1 Mart 2026 itibarıyla yürürlüğe giren bu karar, küresel tedarik zincirinde "şok dalgası" etkisi yaratırken, enerji ve lojistik piyasalarında alarm zillerinin çalmasına neden oldu.
İşte bu kritik kararın muhtemel sonuçları:
1. Küresel Enerji Koridorunda "Damar Tıkanıklığı"
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20'sinin ve küresel sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) arzının büyük bir kısmının geçtiği en kritik nokta.
Petrol Fiyatlarında Sıçrama: Analistler, Maersk gibi devlerin çekilmesi ve boğazın fiilen kapanmasıyla Brent petrolün varil fiyatının kısa sürede 130-150 dolar bandına çıkabileceği uyarısında bulunuyor.
LNG Sevkiyatı Krizi: Özellikle Katar kaynaklı LNG sevkiyatlarının durması, Avrupa ve Asya pazarlarında enerji maliyetlerini zirveye taşıyabilir.
2. Lojistik Maliyetlerde "Ümit Burnu" Etkisi
Maersk, Hürmüz üzerinden yapılan seferlerin rotasını Güney Afrika'daki Ümit Burnu'na (Cape of Good Hope) çevirdiğini duyurdu.
Uzayan Süreler: Rota değişikliği, gemilerin varış sürelerine 10 ila 14 gün ek maliyet ve gecikme getirecek.
Navlun ve Sigorta Artışı: Güvenlik riskleri nedeniyle denizcilik sigorta primlerinin katlanması ve artan yakıt tüketimi, navlun ücretlerinde (taşıma bedeli) dramatik artışlara yol açacak.
3. Tedarik Zincirinde "Domino Etkisi"
Boğazın devre dışı kalması, sadece petrolü değil, tüketim mallarını da doğrudan etkiliyor.
Raf Boşalmaları ve Enflasyon: Geciken hammadde ve yarı mamul sevkiyatları, otomotivden teknolojiye kadar pek çok sektörde üretim aksamalarına ve küresel çapta bir maliyet enflasyonuna neden olabilir.
Limanlarda Yığılma: Jebel Ali gibi bölgenin ana aktarma merkezleri (hub) devre dışı kalırken, alternatif limanlarda büyük bir yoğunluk ve operasyonel kilitlenme bekleniyor.
4. Jeopolitik ve Ekonomik Daralma
Uzmanlar, krizin derinleşmesi durumunda küresel GSYH'de %0,8 ile %1,5 arasında bir daralma yaşanabileceğini öngörüyor.
Asya Ekonomileri Risk Altında: Bölgemizin petrolüne en bağımlı bölge olan Asya (özellikle Çin, Hindistan ve Japonya) bu karardan en ağır darbeyi alacak taraf olarak görülüyor.
Askeri Hareketlilik: Ticari gemilerin çekilmesi, bölgedeki askeri varlığın (ABD, AB ve İran) daha da karşı karşıya gelme riskini artırıyor.




