Dünya

"Ecdadımızın en önemli gayesi insanlığı İslam'ın izzetiyle buluşturmak olmuştur"

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, "İnsanlığı İslam'ın izzetiyle buluşturmak, ecdadımızın en önemli gayesi olmuştur. Bu kutlu yolda aziz milletimiz, asırlarca insanlığın vicdanı, kimsesizlerin kimsesi, ezilen, hor görülen, yakılan ve yıkılan insanların hamisi olmuştur." dedi.

Abone Ol

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Özbekistan'ın Semerkant kentinde düzenlenen 12'nci Yurtdışı Din Hizmetleri Konferansı'na katıldı.

Programda, Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Ensari Yentürk'ün yanı sıra Avrasya Ülkeleri Daire Başkanlığı nezdinden yurtdışında faaliyet gösteren ve halihazırda görevde bulunan toplam 19 ülkeden 16 Din Hizmetleri Müşaviri ile 6 Din Hizmetleri Ataşesi de hazır bulundu.

“Tüm insanlığın barışı için asırlar boyu mücadele etmiş bir milletin fertleriyiz”

"Yurt Dışı Din Hizmetlerinde Bilgi ve Tecrübe Paylaşımı" temasıyla düzenlenen programda konuşan Başkan Arpaguş, "Bizler, yüce bir inancın, evrensel bir dinin mensuplarıyız. Geçmişten günümüze Hakk'ın, hakikatin, adaletin, merhametin ve güzel ahlakın sembolü olmuş bir medeniyetin müntesipleriyiz. Tüm insanlığın iyiliği, huzuru ve barışı için asırlar boyu mücadele etmiş bir milletin fertleriyiz." diye konuştu.

Türkiye halkının İslam'ın bayraktarlığını yaparak insanlık için önemli hizmetler yaptığını hatırlatan Arpaguş, "İnsanlığı İslam'ın izzetiyle buluşturmak, ecdadımızın en önemli gayesi olmuştur. Bu kutlu yolda aziz milletimiz, asırlarca insanlığın vicdanı, kimsesizlerin kimsesi, ezilen, hor görülen, yakılan ve yıkılan insanların hamisi olmuştur. Tüm canlılara adalet, şefkat ve merhametle muamele etmeyi vazgeçilmez yegâne ilke olarak benimsemiştir. Böylece gerek Müslümanların gerekse farklı inançlardan insanların hafızalarında silinmez izler bırakmıştır." şeklinde konuştu.

Milyonlarca Müslümanın umudu Türkiye

Dünyanın farklı coğrafyalarında milyonlarca Müslümanın Türkiye'yi bir umut olarak gördüklerini söyleyen Arpaguş, "Ulaşamadığımız yerlerde insanlar bizleri beklemekte. Başkanlığımızın önemli hizmet bölgelerinden biri olan Afrika ülkeleri ile kardeşlik ekseninde kurduğumuz ilişkilerimiz, bir damla suya muhtaç insanların yardımına koşmamız, bu tarihi mirastan ve sorumluluk duygusundan kaynaklanmaktadır. Asya-Pasifik ülkeleri ile tesis ettiğimiz ilişkiler, bu köklü mefkûreden güç almaktadır. Fergana Vadisi'nden Endülüs'e uzanan bu coğrafyada milyonlarca Müslüman, tarihin kaydettiği bu hakikat sebebiyle bugün Türkiye Cumhuriyeti'ni bir umut ülkesi olarak görmektedir. Bu şerefli tarih, bu büyük miras, bugün Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Amerika'ya geniş bir coğrafyada soydaşlarımız ve kardeşlerimizle daha güçlü ilişkiler kurabilmek için bizlere güç vermekte ve yolumuzu aydınlatmaktadır." dedi.

İnsanlık tarihinin en karmaşık, kaotik ve çok boyutlu krizlerine sahne olan bir dönemden geçtiklerini dile getiren Arpaguş, savaşların, katliamların, zorunlu göçlerin, açlık, yoksulluk, ırkçılık, ötekileştirme ve terör gibi sorunların dünyayı yaşanmaz hale getirdiğini ifade etti.

Arpaguş, insan onurunu yaralayan, birlikte yaşama hukukunu yok eden, sosyal dokuyu parçalayan ve toplumları kutuplaştıran bu sürecin insanları güvensizlik, belirsizlik, korku ve ümitsizlik girdabına sürüklediğini kaydetti.

"Merhametten yoksun toplumların huzur bulması mümkün değildir"

Bilim ve tekniğin olağanüstü ilerlediği bir dönemde tarihin en büyük krizlerinin yaşanıyor olmasının inançtan ve maneviyattan uzaklaşmanın bir neticesi olduğuna vurgulayan Arpaguş, "Haktan, hakikatten, hukuktan, adaletten ve en önemlisi merhametten yoksun toplumların huzur bulması, sağlaması, getirmesi asla ve asla mümkün değildir. İnsanlık, bugün inanç, hukuk, ahlak ve değer açısından büyük bir dejenerasyonla karşı karşıyadır. Ailevi sorunlardan sosyal çözülmelere, terör olaylarından küresel savaşlara, iklim değişikliğinden gıda krizine kadar insanlığı tehdit eden bütün olumsuzluklar, aslında inanç ve değerlere yabancılaşmanın bir neticesidir. Tüm bu sorunlar, çıkar ve menfaat tutkusunun hayata egemen olmasının, dünyevi ihtirasın ruhları esir almasının trajik bir sonucudur." dedi.

“Geleneklerinden uzaklaştırılan insanlar acı, yalnızlık ve yoksunluğa mahkûm edilmektedir”

İletişim araçları üzerinden yerleşik alışkanlıkların, inanç, ahlak, değer ve davranış kalıplarının hedef alındığını belirten Arpaguş, "Değerlerinden, geleneklerinden uzaklaştırılan insanlar, benmerkezci bir anlayışla her geçen gün acı, yalnızlık ve yoksunluğa mahkûm edilmektedir. Bu durum, insanlığın iyiliğini varoluş gayesi olarak belirleyen bir kurumun mensupları olarak bizim sorumluluğumuzu daha da artırmaktadır. Özellikle son yıllarda yaşanan hadiseler, din hizmetlerinin fert ve toplum hayatındaki anlam ve önemini daha belirgin hale getirmektedir. İnsanlığın yeni arayışlara yöneldiği bu süreçte, bilhassa gençlerin ve çocukların, sahih dini bilgiye ve doğru dini rehberliğe duyduğu ihtiyacı mutlaka yerinde tespit etmemiz, görmemiz ve ona göre bir strateji geliştirmemiz elzemdir." diye konuştu.

“Tüm insanlığı kuşatacak bir üslup ve yaklaşımla hizmet üretmeliyiz”

İnsanları İslam'ın evrensel mesajıyla buluşturmak için çalışmak gerektiğini söyleyen Arpaguş, son olarak şu ifadeleri kullandı:

"Taşıdığımız sorumluluk ve temsil ettiğimiz inanç, bizleri daha fazla çalışmaya, daha çok gayret göstermeye ve daha çok yorulmaya sevk etmelidir. Çünkü bizim insana, hayata ve dünyaya dair bir gelecek tasavvurumuz var ise bu çaba ve gayret kaçınılmazdır. Herkesin huzur ve güven içine yaşayabileceği bir dünya kurma ideali, bizim geçmişten geleceğe tevarüs ettiğimiz bir hakikatimizdir. Dolayısıyla bulunduğumuz ülkelerde hem millet varlığımızı ve Müslümanları, hem de yerel halkı ve tüm insanlığı kuşatacak bir üslup ve yaklaşımla hizmet üretmeliyiz. İnsanları dinimizin evrensel değerleriyle buluşturmak, tanıştırmak, bu anlamda bir kamuoyu ve insanlığın ortak geleceğine dair bir ufuk oluşturmak için her fırsatı önemine binaen değerlendirmeye çalışmalıyız. İnanıyorum ki doğru bilgi, etkili rehberlik ve güçlü temsil anlayışıyla yürütülecek hizmetler, hem gurbette yaşayan vatandaşlarımızın hem de ilgili ülke insanının zihin ve gönül dünyalarında kalıcı izler bırakacaktır."

Özbekistan temaslarına Taşkent Başkonsolosu Serdar Deniz'i ziyaret ederek başladı. Ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Muzaffar Kamilov ile bir araya gelen Arpaguş, din hizmetleri hakkında görüş alışverişi yaptı.

Daha sonra İmam Buhari Uluslararası Bilimsel Araştırma Merkezi'ni ziyaret eden Başkan Arpaguş, yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı.