Yerel Direnişten Küresel Ortak Dile
Forumda sunulan analizlerde, bu yeni dayanışma biçiminin temel karakteristikleri şu şekilde sıralandı:
Filistin meselesi artık coğrafi bir sınırın ötesinde; anti-emperyalist hareketlerin ve dünya genelindeki insan hakları platformlarının ortak "direniş dili" haline gelmiş durumda.
Üniversite kampüslerindeki öğrenci hareketlerinden, diasporadaki kararlı direniş odaklarına kadar genişleyen bu ağ, mücadelenin sadece sokakta değil, düşünce dünyasında da kökleştiğini gösteriyor.
Araştırmacılar, desteğin artık kısa vadeli yardım kampanyalarıyla sınırlı kalmadığını; adalet, özgürlük ve temel haklar temelinde küresel bir politik ajandaya dönüştüğünü vurguladı.
Öğrenci Hareketleri ve Yeni Politik Bilinç
Fransız Yakın Doğu Enstitüsü’nden Marie Kartam, 7 Ekim 2023’ten itibaren ABD ve Avrupa üniversitelerinde gerçekleşen Gazze destekli öğrenci hareketlerini örnek göstererek bunun coğrafi sınır tanımayan yeni bir politik bilinç olduğunu belirtti. Kartam, üniversite kampüslerinin resmi söylemi kıran, dil ve kimlikleri aşan dayanışma ağlarına dönüştüğünü ifade etti.
Filistin ve Fransız Siyasi Tartışmaları
Arap Araştırmaları ve Politika Çalışmaları Merkezi’nden Mizna Al-Shihabi, Fransa’da Filistin konusunun artık sadece dış politika veya uzak bir insan hakları meselesi olmadığını, Cumhuriyetçi kimlik ve çokkültürlü yapıda derin gerilimleri ortaya çıkardığını vurguladı. Filistin’e duyulan empati çoğu zaman güvenlik söylemi çerçevesine oturtuluyor, bu da ifade özgürlüğünün sınırlarını sorgulatıyor.
Yerli Halklarla Dayanışma
Kanada Mount Royal Üniversitesi’nden Muhannad Ayash, Filistin ve Kanada’daki yerli halk mücadelesi arasındaki ortak sömürgecilik deneyimini ele aldı. Ayash, bu iki mücadelenin, tarihsel bağlamları farklı olsa da ortak bir sömürgeci yaradan beslendiğini, dayanışmanın uluslararası ve özgürleştirici bir boyut kazandığını açıkladı.
Filistin Diasporası ve Direnişin Yeniden Kurgulanması
İsveç Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nden Fanny Christou, Avrupa’daki Filistin diasporasının, özellikle İsveç’te, kültür ve siyaset üzerinden direnişi yeniden kurguladığını belirtti. Malmo’daki etkinlikler, sanat ve politika aracılığıyla sınırları aşan bir direniş pratiği oluşturdu.
Sonuç olarak forum, Filistin meselesini sadece acının simgesi olarak değil, küresel bir bilgi laboratuvarı ve yenilenmiş politik ilham kaynağı olarak sundu. Artık Filistin dayanışması, geçici duygusal bir tepki değil, sınırları aşan bilinçli bir kolektif pratiğe dönüşmüş durumda.




