Japonya’da, dünyanın en büyük nükleer enerji tesisi olan Kashiwazaki-Kariwa Nükleer Santrali’nde yeniden başlatma hazırlıkları yoğunlaşırken, karar bölge halkı arasında büyük endişe ve tepkiye yol açtı. Fukushima nükleer felaketinin 15. yıl dönümüne haftalar kala alınan karar, kamuoyunda “riskli ve dayatmacı” olarak değerlendiriliyor.

Niigata eyaletinde, Japon Denizi kıyısında yer alan ve 4,2 kilometrekarelik alanı kaplayan santral, yedi reaktörünün tamamı çalıştığında 8,2 gigavat elektrik üretebiliyor. Bu kapasite, milyonlarca hanenin enerji ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde. Ancak tesis, Mart 2011’de Fukushima Daiichi’de yaşanan ve Çernobil’den bu yana dünyanın en büyük nükleer kazası olarak kabul edilen felaketin ardından 2012’den bu yana kapalı durumda bulunuyor.

Santrali işleten Tokyo Electric Power (Tepco), yerel muhalefete rağmen 7 reaktörden 6 numaralı reaktörü yeniden devreye sokmayı planlıyor. Tepco, bu adımın Tokyo bölgesinin elektrik arzını yaklaşık %2 artıracağını, ayrıca Japonya’nın emisyon hedeflerine ulaşması ve enerji güvenliğini güçlendirmesi açısından kritik olduğunu savunuyor.

Ancak santralin 30 kilometrelik çevresinde yaşayan yaklaşık 420 bin kişi, olası bir nükleer kazada ciddi risk altında olduklarını belirtiyor.

Yerel yönetimlerin referandum taleplerini reddetmesi de tepkileri artırmış durumda. Geçen yıl yapılan eyalet anketine göre, santral çevresinde yaşayanların %60’tan fazlası, yeniden başlatma için gerekli koşulların sağlandığına inanmadığını ifade etti.

Tepco ise Fukushima’dan dersler çıkarıldığını savunuyor. Şirket, tsunamiye karşı güçlendirilmiş deniz duvarları, su geçirmez kapılar, acil durum jeneratörleri, itfaiye araçları ve gelişmiş filtreleme sistemleriyle güvenliğin artırıldığını belirtiyor. Ayrıca önümüzdeki 10 yıl içinde bölgeye 100 milyar yen yatırım yapılacağı da açıklandı.

Buna karşın uzmanlar ve yerel temsilciler, bölgenin yüksek sismik risk taşıdığına dikkat çekiyor. 2007’de meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremde santralde hasar oluşması ve yangın çıkması, endişeleri hala canlı tutuyor. Ayrıca kısa süre önce başka bir Japon enerji şirketinin deprem risk verilerini manipüle ettiğinin ortaya çıkması, nükleer sektöre olan güveni daha da zedeledi.

Fukushima öncesinde ülkenin elektriğinin yaklaşık %30’u nükleer santrallerden sağlanırken, bugün çalışabilir 33 reaktörden yalnızca 14’ü aktif durumda.

Muhabir: Mehmet Yaman