Bilim insanları, yaptıkları yeni bir çalışmada, uzaydaki küçük parçacıkların oluşturduğu tehlikenin sanılandan çok daha büyük olduğu konusunda uyardı. Araştırmaya göre, daha önce tespit edilemeyen uzay enkazının yaklaşık yüzde 80'i, Dünya'daki iletişim ve hava durumu hizmetleri için ciddi risk oluşturuyor.
İngiltere'deki Warwick Üniversitesi'nden gök bilimciler, Dünya'nın jeosenkron (yer sabit) yörüngesinde daha önce hiç tespit edilmemiş çok küçük uzay enkazı parçaları keşfetti. Bu durum, telefon, televizyon, radyo yayıncılığı ile hava durumu ve çevre gözlem hizmetlerinde kullanılan yüksek maliyetli uyduların güvenliği konusunda yeni endişeleri beraberinde getirdi.
Araştırma ekibi, her biri yaklaşık 5 santimetre büyüklüğünde olan 25 uzay enkazı parçasını, Kanarya Adaları'ndaki Isaac Newton Teleskobu ile daha önce gerçekleştirilen bir gökyüzü taramasının arşiv verilerini yeniden analiz ederek tespit etti.
Bilim insanları, geliştirdikleri yeni algoritmalar sayesinde yıllardır görüntülerde fark edilmeyen çok zayıf izleri ortaya çıkarmayı başardı.
Bu uzay enkazı neden tehlikeli?
Jeosenkron yörünge, Dünya ekvatorunun yaklaşık 35 bin 786 kilometre üzerinde bulunuyor ve haberleşme, televizyon yayıncılığı, meteoroloji ile çevre gözleminde kullanılan kritik uydular bu bölgede görev yapıyor.
Bu yörüngedeki uydular Dünya'nın dönüş hızıyla aynı hızda hareket ettikleri için gökyüzünde sabit bir noktada duruyormuş gibi görünüyor. Bu özellik, kesintisiz iletişim ve hava tahmini hizmetleri açısından büyük önem taşıyor.
Ancak bu kadar uzak bir bölgede küçük uzay enkazını tespit etmek son derece zor. Üstelik burada oluşan enkaz parçaları, atmosfer veya yer çekimi tarafından aşağı çekilmediği için neredeyse süresiz olarak yörüngede kalmaya devam ediyor.
Araştırmanın başyazarı James Blake, bu bölgenin adeta "potansiyel bir mayın tarlası" olduğunu belirterek, uzay enkazı parçalarının saniyede birkaç kilometre hızla hareket ettiğini söyledi.
Blake'e göre, yalnızca 5 santimetre büyüklüğündeki bir parça bile yüz milyonlarca dolar değerindeki bir uyduya ciddi hasar verebilir.
Yeni yöntemle gizli parçalar ortaya çıkarıldı
Bilim insanları araştırmada, "Blind Stacking" (Kör Yığma) adı verilen yenilikçi bir teknik kullandı.
Bu yöntem, görüntü dizileri üzerinde hareket eden cisimlerin farklı olası rotalarını tek tek test ediyor, ardından görüntüleri üst üste getirerek çok zayıf sinyalleri güçlendiriyor ve arka plan gürültüsünün üzerine çıkarıyor.
Araştırmacılar, yöntemin pratikte başarılı olduğunu ve düz çizgide hareket eden cisimlerin bulunduğu tüm benzer görüntü verilerine uygulanabileceğini belirtti.
Enkazın yüzde 80'i daha önce bilinmiyordu
Çalışma, tespit edilen parçaların yaklaşık yüzde 80'inin, daha önce kayıtlara geçmemiş olaylar sonucu oluştuğunu ortaya koydu.
Bu durum, jeosenkron yörüngedeki uzay enkazı tehdidinin bugüne kadar sanılandan çok daha büyük olduğunu gösteriyor.
Bilim insanları, bu nedenle söz konusu kritik yörüngeye yeni uydular gönderilmeden önce çok daha kapsamlı taramalar yapılması gerektiğini vurguluyor.
Araştırma ekibi, farklı teleskoplarla çalışmalarını genişleterek uzaydaki gizli enkazın gerçek boyutunu ve gelecekte iletişim ile gözlem uyduları için oluşturduğu tehdidi daha net ortaya koymayı hedefliyor.




