Ekonomi

Dünya sermaye savaşının eşiğinde: Altın alın

Ray Dalio, artan jeopolitik gerilimler ve piyasa dalgalanmaları nedeniyle dünyanın bir sermaye savaşının eşiğinde olduğunu belirterek, belirsizlik ortamında altının en güçlü korunma ve çeşitlendirme aracı olmaya devam ettiğini söyledi.

Abone Ol

Finans dünyasının en etkili isimlerinden biri olan Ray Dalio, artan jeopolitik gerilimler ve küresel piyasalardaki dalgalanmalar nedeniyle dünyanın bir “sermaye savaşının eşiğinde” olduğunu söyledi. Dalio, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kentinde düzenlenen Dünya Hükümetler Zirvesi’nde yaptığı açıklamada, paranın giderek daha fazla bir jeopolitik silah haline geldiğine dikkat çekti.

Dalio, ticaret ambargoları, sermaye piyasalarına erişimin kısıtlanması ve borç ilişkilerinin baskı aracı olarak kullanılması gibi yöntemlerin yaygınlaştığını belirterek, “Eşiğindeyiz. Henüz bunun içinde değiliz ama oldukça yakınız ve karşılıklı korkular bu eşiğin çok kolay aşılmasına neden olabilir” dedi. Dalio, bu kapsamda ABD Başkanı Donald Trump döneminde Grönland’ın Washington’un kontrolüne alınmasına yönelik tartışmaların yarattığı gerilimlere de işaret etti.

Avrupalı yatırımcıların ABD doları cinsinden varlıklarının yaptırımlara maruz kalabileceği endişesi taşıdığını söyleyen Dalio, buna karşılık ABD tarafında da Avrupa’dan sermaye akışının kesilebileceği yönünde bir korkunun oluşabileceğini ifade etti. Dünyada giderek daha fazla sermaye kontrolü uygulandığını vurgulayan Dalio, bunun kimleri ve hangi ülkeleri etkileyeceğinin belirsiz olduğunu kaydetti.

Dalio ayrıca, egemen varlık fonları ve merkez bankalarının olası sermaye kontrollerine karşı şimdiden hazırlık yaptığını, tarihsel olarak sermaye savaşlarının genellikle büyük jeopolitik çatışmaların öncesinde ya da sırasında ortaya çıktığını söyledi.

Dalio’ya göre bu belirsizlik ortamında altın, serveti korumak için hala en güçlü araçlardan biri. Dalio altının son bir yılda yaklaşık yüzde 65 değer kazandığını, zirvesinden ise yaklaşık yüzde 16 geri çekildiğini belirtti.

Dalio, merkez bankaları, hükümetler ve egemen varlık fonlarının portföylerinin belirli bir bölümünü altına ayırmasının önemine dikkat çekerek, altının özellikle zor dönemlerde benzersiz bir performans sergilediğini ve portföydeki zayıf alanlar için etkili bir denge unsuru olduğunu vurguladı.