Diyanet İşleri Başkanlığı, haftalık hutbelerini İtalyanca, Rusça ve İspanyolca dahil olmak üzere 8 farklı dilde yayımlamaya devam ederken, Kürtçeye yine yer vermedi. Türkiye’de milyonlarca Kürt vatandaş yaşamasına rağmen Kürtçenin hutbe dilleri arasında bulunmaması, “birlik ve beraberlik” vurgusunun samimiyeti konusunda eleştirileri beraberinde getirdi.
Diyanet’in cuma günü yayımladığı ve “Birlik ve Beraberlik” başlığını taşıyan hutbede, “Bugün bize düşen; aramızdaki muhabbeti diri tutmak, kardeşlik bağlarımızı daha da güçlü kılmaktır” ifadeleri yer aldı. Ancak hutbenin dil tercihleri, içerikte vurgulanan kardeşlik ve kapsayıcılık söylemiyle çeliştiği gerekçesiyle kamuoyunda tartışma konusu oldu.
İsviçre Kürt Enstitüsü Başkanı Muhammed Karwani, 2022 yılında Birleşmiş Milletler belgelerine dayanan kapsamlı bir çalışmada, dünya genelinde yaklaşık 70 milyon Kürdün yaşadığını ortaya koydu. Aynı araştırmaya göre Türkiye’de yaşayan Kürt nüfusu 32 milyon 812 bin 439 olarak tespit edildi.
Bu veriler, Türkiye’nin Kürt nüfusu açısından dünyadaki en büyük Kürt topluluğuna ev sahipliği yapan ülke olduğunu ortaya koyarken, Diyanet’in Kürtçeyi hutbe dilleri arasında hala dışarıda bırakması eleştirilerin odağına yerleşti.
Türkiye’de günlük hayatta çok sınırlı bir karşılığı olan İspanyolca, İtalyanca ve Rusça gibi dillerde hutbe yayımlanırken, on milyonlarca insanın ana dili olan Kürtçenin yok sayılması büyük tepki çekiyor.

İslam’ın temel ilkeleri olan adalet, hoşgörü, eşitlik ve kardeşlik, her türlü ayrımcılığı kesin biçimde reddederken İslam dini adına topluma rehberlik eden kurumların da bu ilkeleri yalnızca söylemde değil, uygulamada da örneklemesi bekleniyor. Müminler arasında dil, kavim veya kimlik üzerinden ayrım yapılmasını yasaklayan İslam anlayışını temsil ettiğini ifade eden bir kurumun, milyonlarca insanın ana dilini görmezden gelmesi, bu temel değerlerle bağdaşmadığı yönünde eleştirileri güçlendiriyor. Birlik ve kardeşlik iddiasının inandırıcılığı ise ancak kapsayıcı, adil ve ayrımcılıktan uzak bir yaklaşım sergilendiğinde mümkün olabiliyor.




