Eğitim aşkı hedef alındı
El-Bureyc Mülteci Kampı’nda yaşayan Azzam, savaşın ilk günlerinde öğrencilerine ders hazırlığı yapmak için bilgisayarını şarj etmeye gittiği sırada işgal rejiminin savaş uçakları tarafından hedef alındı. Ağır yaralanan ve günlerce bilinci kapalı kalan Azzam, uyandığında iki bacağını kaybettiğini gördü.

"Hayatımdan çok büyük bir parça koptu"
Azzam, bacaklarını kaybettiğini anladığı anlara dair "Kendime baktığımda ampute edildiğimi gördüm. İki ayağım yoktu. Hayatımda çok büyük bir şeyi kaybettiğimi hissettim." dedi.

Artık okula yürüyerek gidemeyecek olma düşüncesinin kendisini derinden sarstığını belirten Azzam, öğretmenliğin bedensel hareket gerektiren bir meslek olduğunu söyledi.

Azzam, sınıfta ayakta durmanın, öğrencilerle birebir temas kurmanın ve tahtaya yazı yazmanın öğretmenliğin vazgeçilmez parçaları olduğunu belirterek yaralanmasının ardından görevini sürdürmenin önünde ciddi engeller oluştuğunu ifade etti.

"Küçüklüğümden beri hayalim öğretmen olmaktı. Bu mesleği seviyorum, öğretmeyi seviyorum." diyen Azzam, yaşadığı fiziksel kaybın bu sevgiyi yok etmediğini ancak her şeyi çok daha zor hale getirdiğini söyledi.

"Okulum işgalciler tarafından yıkılmış olsa da oraya gidince eski öğretmenlik günlerimi hatırlıyorum. Bu harabeler bana vazgeçmemem gerektiğini söylüyor."

Eğitim cephesi düşmüyor
İşgal rejiminin iki yıl içinde 71 bin canı hayattan kopardığı, 171 bin kişiyi yaraladığı ve sivil altyapının yüzde 90'ını yok ettiği bu soykırım sürecinde, Said Halil Azzam gibi öğretmenler direnişin kalem tutan eli olmaya devam ediyor. Kitap okuyarak mesleki bilgisini taze tutan Azzam, "Allah bana bu ömrü verdiyse, bir gün mutlaka eğitim hayatına döneceğim" diyerek işgalin karanlığına ilimle meydan okuyor.

Kaynak: AA