HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

Dinç; Gazze’de devam eden soykırım, kadın doğum hastanelerindeki mahremiyet sorunları ve ithal bebek mamalarında ortaya çıkan toksin skandalını gündeme taşıdı.

Basın toplantısına Ramazan ayını tebrik ederek başlayan HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, bu mübarek ayın Gazze'nin özgürlüğüne ve tüm insanlığın hayrına vesile olmasını diledi.

“Kadınlar hastanelerde mahremiyet kaygısı yaşıyor”

Hastanelerin kadın hastalıkları ve doğum bölümlerinde mahremiyetin gözetilmediğine dikkat çeken Dinç, “Hastanelerde bu toplumun dini, kültürü, sosyal hassasiyetleri göz önünde bulundurulmalıdır. Bugün bir kadın, doğum yapmak için hastaneye gittiği zaman mahremiyet kaygısı yaşıyor. Bir erkeğin o doğumhaneye girmesi ciddi manada doğum yapan o kadını bir stres altına sokuyor ve doğum yapmasını bir yönüyle engelleniyor.” dedi.

"Kadın hastalıkları ve doğum bölümlerinde tamamen kadın personel görevlendirilmelidir"

Mahremiyet kaygısının inançlı ve hassasiyet sahibi kadınlar üzerinde ciddi mağduriyetler oluşturduğunu belirten Dinç, şu ifadeleri kullandı:

"Toplumun dini, kültürü ve sosyal hassasiyetleri göz önünde bulundurulmalıdır. Kadın doğum hastanelerinde veya kadın hastalıkları bölümlerinde tamamı kadınlardan oluşacak personeller ve hekimler görevlendirilmelidir. İmkânlarımız dâhilinde, kadın hekimleri teşvik edecek politikalar geliştirilmeli ve toplumsal güven inşa edilmelidir."

“Kadınları katleden soykırımcıların elindeki silahlar alınmalıdır”

Gazze'deki soykırımın ve açlığın Ramazan ayında da devam ettiğini hatırlatan Dinç, insani yardımların engellenmesine tepki gösterdi. Sözde barış konseylerinde Netanyahu gibi "insan kasabı" olarak nitelendirilen isimlerin ve soykırıma destek veren ABD'nin bulunmasının bir akıl tutulması olduğunu belirten Dinç, "Burada sorun mücahitlerin elindeki silah değil, buradaki sorun aslında bu silahın işgale engel olmasındandır. Eğer mesele silahsa, aktif bir silahlı direnişin olmadığı Batı Şeria'da yapılan katliamlar ne ifade ediyor? Bugün eğer silahsızlandırma durumu olacaksa, her şeyden önce çocukları ve kadınları katleden soykırımcıların elindeki silahlar alınmalıdır." şeklinde konuştu.

"Siyonist üretimi mamalar ülkemize sokulmamalı"

Eczacı kimliğiyle de sahada tespit ettiği bir sağlık sorununu paylaşan Dinç, boykot listesinde de yer alan bazı bebek mamalarında karaciğer yetmezliğine sebep olan "cereulide" (sereulit) toksini bulunduğunu hatırlattı.

Bu mamaların 50'den fazla ülkede toplatılmasına rağmen, Türkiye'deki bazı zincir marketlerde fiyatı düşürülerek satıldığını belirten Dinç, "Küresel siyonizmin ürünleri ülkemize sokulmamalıdır. Dışarıdan gelen bu mamalar kesinlikle laboratuvar tetkiklerinden geçirilmeden satışa sunulmamalıdır. Bebeklerimizin canı kıymetlidir. Çocuklarımız için kendi ülkemizde yerli mamalar üretmeliyiz. Ayrıca anne sütü olmayan ve durumu elverişsiz olan ailelere bu mamalar ücretsiz bir şekilde devlet tarafından temin edilmelidir." diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

Muhabir: ENSARİ ŞANA