Çoğu ülke doğal gaza bağımlıyken, Çin’in kömür bazlı üre endüstrisi, İran savaşı ve küresel gübre piyasalarındaki fiyat dalgalanmalarının etkisini sınırladı. Dünya genelinde çiftçiler her yıl, bitki büyümesinin temel yapı taşları olan azot, fosfor ve potasyumdan oluşan üç ana besin maddesinden yaklaşık 200 milyon ton kullanıyor.

Azot, küresel inorganik gübre kullanımının en büyük payını oluşturuyor ve 2023’te üretimin yüzde 58’ini temsil etti. Üre ise yalnızca azot sağlayan bir inorganik gübre türü olup potasyum veya fosfor içermez.

Azot, bitki büyümesi için kritik öneme sahip. Bitkiler oksijen ve karbon gibi elementleri hava ve sudan doğrudan elde edebilirken, azotu bu şekilde alamaz; bu nedenle gübre yoluyla sağlanması gerekir.

Çin, üre üretiminde büyük ölçüde kendi kendine yeterli durumda. Üretimin yaklaşık yüzde 78’i doğal gaz yerine kömürden elde ediliyor. Bu durum, başta Katar, Rusya ve Suudi Arabistan gibi büyük ihracatçılardan ayrışmasını sağlıyor; zira bu ülkeler ağırlıklı olarak doğal gaz kullanıyor.

Kömür ya da gazdan üre üretim süreçleri teknik olarak benzer olsa da başlangıç aşamalarında önemli farklar bulunuyor. Çin’in kömür temelli modeli, ülkeye bol ve yerli enerji kaynağına erişim sağlayarak uluslararası gaz fiyatlarındaki dalgalanmalara ve arz kesintilerine karşı koruma sunuyor.

2026 başında İran savaşı sırasında, küresel gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30’unun geçtiği Hürmüz Boğazı’nda sevkiyatların aksamasıyla Çin dışındaki piyasalarda üre fiyatları yaklaşık yüzde 70 arttı. Buna karşılık Çin, yüksek stok seviyeleri sayesinde iç piyasada fiyatları uluslararası seviyelerin yaklaşık üçte biri düzeyinde tutmayı başardı.

Kömür yatırımı stratejisi sonuç verdi

Çin’in kömür bazlı üre üretimi; zengin yerli kömür rezervleri, kömürden kimyasal üretime yönelik tarihsel yatırımlar ve gübrede kendine yeterlilik ile gıda güvenliği odaklı politikalar sayesinde şekillendi. Bu avantajlar, birçok üre üreticisi ülkede bulunmuyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre azotlu gübreler küresel kullanım ve üretimde baskın konumda ve Çin bu alanda hem en büyük üretici hem de en büyük tüketici konumunda.

İhracat kısıtlaması küresel piyasayı sıkıştırıyor

Çin, büyük gübre ihracatçıları arasında yer almasına rağmen savaş nedeniyle ihracatını kısıtladı. Uluslararası Ticaret Merkezi verilerine göre Çin, geçen yıl Brezilya, Endonezya ve Tayland’ın gübre ithalatının yaklaşık beşte birini, Malezya ve Yeni Zelanda’nın ise üçte birini karşıladı. Hindistan için bu oran yaklaşık yüzde 16 seviyesindeydi.

Reuters analizine göre bu ihracatın yüzde 50 ile 80’i arasında bir kısmı şu anda kısıtlanmış durumda.

Yeni Delhi merkezli bir gübre şirketi yetkilisi, “Alıcılar Çin’in devreye girerek arz açığını kapatmasını bekliyordu, ancak bu karar arzı daha da sıkılaştıracak” değerlendirmesinde bulundu.

Sektör kaynaklarına göre Çin, iç piyasayı korumak amacıyla gübre ihracatını sınırlarken, bu adım İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarının yol açtığı küresel arz sıkıntısını daha da derinleştiriyor.

Geçen yıl 13 milyar doların üzerinde gübre ihracatı yapan Çin’in, geçmişte de çiftçiler için fiyatları düşük tutmak amacıyla ihracatı kontrol ettiği biliniyor.

Muhabir: Muhammed Mahsum Tuna