AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Dış politikadaki gelişmeleri yakinen takip ettiklerini söyleyen Çelik, "Gerek Rusya-Ukrayna Savaşı, gerek Gazze konusu, gerek diğer kriz alanları konusunda, şu anda İran konusunda ülkeler arasındaki ittifaklar çatlarken NATO'yla ilgili tartışmalar oluyor. Avrupa Birliği (AB) kendi içerisinde pek çok tartışma yaşıyor. Avrupa Birliği bu krizlerde bir bütün olarak hareket edemiyor." diye konuştu.
"İkinci aşamaya geçilmesini engelleyen güç şu anda israildir"
Gazze'deki durumu yakından takip ettiklerini vurgulayan Çelik, şu ifadeleri kullandı;
"Aslında Gazze'de ikinci aşamaya geçilmesi gerekirdi. Ama israil ilk aşamadaki yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmiyor ve ilk aşamayı da tahrip etmek için elinden geleni yapıyor. Bu çerçevede tek taraflı birtakım dayatmalarda ve şartlarda bulunuyor. israilin Gazze'de suikastlere, kadın ve çocuk dahil insan öldürmeye bir son vermesi lazım. Bu ilk aşamanın, en azından var olması için gereken en temel insani zemin. Yine ilk aşama için mutabık kalınmış olan yardımların Gazze'ye tam olarak ulaşması, refah kapısının açılması gibi ilkelerin yerine gelmesi lazım. Ama israil bunlardan da uzak duruyor. O yüzden ikinci aşamaya geçilmesini engelleyen güç şu anda israildir.
Yine Batı Şeria'ya saldırmaya devam ediyor ve Batı Şeria'yı Gazzeleştirmek için yoğun bir çaba sarf ediyor. Bunun da muhakkak surette önlenmesi gerekiyor. Tüm bu çerçeve içerisinde bakıldığı zaman dış politika gündeminde Sayın Cumhurbaşkanımızın mesaisi en yoğun şekilde, barışın sağlanması ve diplomasi masalarının güçlendirilmesi ekseninde devam etmektedir. Bütün bunları değerlendiriyoruz, takip ediyoruz. Ülkemizin herhangi bir yerde kurulacak barış masası için en güvenilir liman olması net bir şekilde kendisini tüm dünyanın gözü önünde gösteriyor. Bu zamanlar insanlık ittifakı adına doğru ittifaklar kurmanın, doğru ilkeleri çalıştırmanın, kurala dayalı uluslararası düzeni daha çalışır hale getirmenin zamanlarıdır. Bunun zıddına hareket edenler ya da bunun dışında hareket edenler daha büyük sıkıntılarla kendi kendilerini karşı karşıya bırakacaklardır."
"Bu doğru bir tavır değil"
Açıklamalarının ardından bir gazetecinin Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Yunanistan ziyareti ve Türkiye karşıtı açıklamalarının nasıl değerlendirildiğini sorması üzerine Çelik, Fransa'nın açıklamalarını yakından takip ettiklerini belirtti.
Açıklamaların rasyonel bir zemine oturmadığının altını çizen Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Fransa ile NATO içerisinde müttefiklik ilişkimiz varken, ima yollu olsa bile başka NATO müttefikleriyle ittifak kurduğunu ifade ederken, Türkiye'yi karşısına alan söylemler üretmesi son derece yanlıştır.
Yine unutmamak gerekir ki çok yakın zamanda Sayın Macron, 'NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti.' demişti. Daha sonra bu görüşünden geri adım attı.
Bugün aslında Fransa'nın Türkiye'ye karşı birtakım aşırı söylemler kullanmada gereksiz bir cömertlik ve cüretkarlık içerisinde olduğunu görüyoruz.
Bu doğru bir tavır değil. Fransa'nın Akdeniz'deki istikrarsızlıkla ilgilenmesi gerekir. Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın bir an evvel sona erdirilmesiyle ilgilenmesi gerekir.
Suriye'de birtakım farklı grupları desteklemek yerine Suriye'nin istikrarına katkı sağlayacak bir siyasi teşvik içerisinde olması gerekir. Fransa'nın, ABD'nin ve israilin İran'a saldırısı karşısında daha net konuşması gerekir.
Karadeniz'deki tabloyu iyi değerlendirmesi gerekir. Ama bunun yerine ne zaman bir tartışma çıksa Rum kesiminin etrafında bir bayrak göstermekten, gemi göndermekten bahsediyor. Yunanistan ile ittifak kurmaktan bahsediyor.
Burada şunu sormak gerekir. Bu tip tavırların Fransa'ya ne faydası var? Bu tip tavırların Yunanistan'a ne faydası var? Bu tip tavırların Akdeniz'in güvenliğine ne faydası var? Bu tip tavırların NATO müttefikliğine ne katkısı var? Bütün bu soruların cevabı olumsuzdur."





