İşgal altındaki topraklarda gerilimi tırmandırmayı gelenek haline getiren Itamar Ben-Gvir, Ramazan ayı yaklaşırken provokatif eylemlerine bir yenisini ekledi. İşgal rejimin Cezaevi Servisi Müdürü Kobi Yaakobi ile birlikte, işgal güçleri tarafından alıkonulan Filistinlilerin tutulduğu Ofer hapishanesini basan Ben-Gvir, burada uygulanan sistematik kötü muameleyi yerinde inceledi.
"İşkenceyi Otel Odasından Çıkardık" Savunması
İşgalci bakan, Filistinli esirlerin yaşam koşullarının insanlık onuruna aykırı düzeylere çekilmesiyle övünerek, mahkumları bu sefalet ve işkence ortamında görmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti. Küstah bir tavırla cezaevlerini "her şey dahil otel" olmaktan çıkardıklarını iddia eden Ben-Gvir’in ziyareti sırasında kaydedilen görüntüler, yaşanan barbarlığı gözler önüne serdi:
İşgal askerlerinin koğuş bölgelerine ateş açarak baskın yaptığı, Filistinli esirlerin elleri bağlı şekilde yerlerde sürüklendiği, Esirlerin zorla avluya çıkarılarak aşağılandığı anlar kayıtlara geçti.
İdam Çağrıları ve Ortak Vahşet
Sözde Bakan Ben-Gvir’e eşlik eden ve bu zulmü bir gösteri gibi izleyen bir grup siyonist de yaşananları "hayallerin gerçekleşmesi" olarak tanımladı. Filistinli esirlerin maruz kaldığı ağır işkenceleri övgüyle karşılayan bu grup, Ben-Gvir’in "kutsal bir görev" ifa ettiğini savunarak, insanlık dışı nefretlerini bir adım öteye taşıdı: Hapishanedeki Filistinlilerin canlı yayında idam edilmesini izlemek istediklerini açıkça dile getirdiler.
İşgalin Sistematik Kötülüğü
Bu son baskın, işgal yönetiminin sadece toprakları değil, insan haklarını ve uluslararası hukuku da tamamen hiçe sayan "soykırımcı" yaklaşımının en somut kanıtlarından biri olarak tarihe geçti. Filistin halkının acısıyla beslenen bu zihniyet, askeri cezaevlerini birer işkence merkezine dönüştürdüğünü bizzat en üst düzey yetkilileri aracılığıyla ilan etmiş oldu.



