Soykırımcı israilin sözde parlamentosu Knesset, Filistinli esirlere yönelik idam cezasını öngören yasa tasarısını kabul etti. Yeni düzenlemeye göre, illegal israil askeri mahkemeleri tarafından mahkum edilen Filistinli esirler için idam cezası uygulanabilecek.
Yasada dikkat çeken hükümler arasında infazların asılarak gerçekleştirilmesi, belirli suç kategorilerinde hakimlere takdir hakkı tanınmadan “zorunlu idam” uygulanması, af ve ceza indirimi yolunun tamamen kapatılması ve kararın kesinleşmesinden sonra en geç 90 gün içinde infazın gerçekleştirilmesi yer alıyor. İdam kararlarının, halihazırda yüzde 96 mahkumiyet oranına sahip askeri mahkemeler tarafından verilecek olması ise bir skandal olarak görülüyor.
Öte yandan düzenleme, yalnızca Filistinli esirleri kapsıyor. Benzer suçları işleyen israil vatandaşları yasa kapsamı dışında bırakıldı. israil, 1967’den bu yana Batı Şeria’yı işgal altında tutuyor. Bu bölgede Filistinliler israil askeri mahkemelerinde yargılanırken, israilli siyonist yerleşimciler sivil mahkemelere tabi tutuluyor.
Yasa tasarısının mimarı olarak öne çıkan aşırı sağcı soykırımcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, kararın ardından Knesset binasında içki ile kutlama yaptı.
SOYKIRIMCI israil ZİNDANLARINDA YAKLAŞIK 10 BİN ESİR VAR
Soykırımcı israil hapishanelerinde 9 bin 500’ü aşkın Filistinli esir bulunuyor. Bunların 3 bin 442’si herhangi bir suçlama veya yargılama olmaksızın idari tutuklu statüsünde tutulurken, 1249’u “yasadışı savaşçı” olarak sınıflandırılıyor ve tamamı Gazze Şeridi’nden.
Uzmanlar, söz konusu yasanın kökenlerinin 1945 yılında İngiliz Mandası döneminde uygulanan olağanüstü hal düzenlemelerine dayandığını ve israil tarafından günümüze uyarlanarak sürdürüldüğünü belirtiyor.
Filistinli yetkililer ve hukukçular ise düzenlemeyi, Cenevre Sözleşmeleri’ne aykırı olduğu gerekçesiyle “açık bir savaş suçu” olarak nitelendiriyor. Ayrıca yasanın, Filistinli esirlerin uluslararası hukukta tanınan statüsünü yok saydığı ve temel insan haklarını ihlal ettiği ifade ediliyor.
HAMAS: İŞGALCİLER SUÇLARININ BEDELİNİ ÖDEYECEK
Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas, soykırımcı israil meclisinin Filistinli esirlerin idamını öngören yasayı kabul etmesine sert tepki gösterdi. Yapılan yazılı açıklamada, söz konusu düzenlemenin işgal rejiminin “kanlı ve terör temelli karakterini” ortaya koyduğu vurgulanarak, israilin insan hakları ve medeniyet söylemlerinin gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.
Açıklamada, yasanın “faşist bir zihniyetin ürünü” olduğu belirtilirken, bunun israil hapishanelerindeki Filistinli esirlerin hayatını doğrudan tehdit eden tehlikeli bir adım olduğu kaydedildi. Hamas, düzenlemenin aynı zamanda israil yönetiminin uluslararası hukuku ve insani normları hiçe saydığının yeni bir göstergesi olduğunu belirtti.
Hareket uluslararası topluma, Birleşmiş Milletler’e ve Kızılhaç başta olmak üzere insan hakları kuruluşlarına çağrıda bulunarak, esirlere yönelik ihlallerin durdurulması için acil adımlar atılmasını istedi. Açıklamada ayrıca Filistin halkına ve tüm kesimlere, esirlere destek için siyasi, hukuki ve medya alanlarında geniş çaplı bir mücadele yürütme çağrısı yapıldı.
Hamas, israilin bu politikalarının sonuçsuz kalmayacağını vurgulayarak, “işgal yönetimi ve liderleri işledikleri suçların bedelini ödeyecek” ifadelerine yer verdi.
AÇIK BİR SAVAŞ İLANI
Filistinli Esirleri Savunma Merkezi Direktörü Lina et-Tavil, kararın “benzeri görülmemiş bir dönüşüm” olduğunu belirterek, bunun esirlere karşı “resmileştirilmiş öldürme” anlamına geldiğini söyledi. Tavil, bu adımı esirlerin hayatına karşı açık bir savaş ilanı olarak nitelendirdi.
İşgal yönetiminin daha önce de işkence ve tıbbi ihmal yoluyla “yavaş öldürme” politikası uyguladığını belirten Tavil, 350’den fazla esirin bu şekilde şehit olduğunu ifade etti. Yeni yasanın ise bu süreci hızlandırabileceği ve hapishaneleri infaz alanlarına dönüştürebileceği uyarısında bulundu.
ESİRLER MEDYA OFİSİ’NDEN ÇAĞRI
Filistin Esirler Medya Ofisi, yasanın esirlerin hayatını doğrudan tehdit eden eşi görülmemiş bir adım olduğunu belirterek uluslararası topluma acil müdahale çağrısı yaptı. Açıklamada sorumluluğun israil yönetimine ait olduğu vurgulandı.
Filistin Dışişleri Bakanlığı ise yasanın savaş suçlarını meşrulaştırdığını ve cezalandırma adı altında öldürmeyi yasallaştırdığını belirtti.
FİLİSTİNLİ DİRENİŞ GRUPLARINDAN HALK AYAKLANMASI ÇAĞRISI
Filistinli direniş grupları, İsrail “Knesset”inin Filistinli esirlerin idamını öngören yasayı onaylamasını kınayarak, bunun işgalin “vahşi intikam zihniyetinin bir yansıması” olduğunu belirtti ve bu suçlara uluslararası ve halk düzeyinde tepki gösterilmesi çağrısında bulundu.
Filistinli gruplar salı günü yaptıkları açıklamada, söz konusu yasanın “soykırım ve etnik temizlik üzerine kurulu Siyonist düşüncenin bir yansıması olduğunu ve hapishaneler içinde öldürmeyi meşrulaştırmayı amaçladığını” ifade etti.
Açıklamada, bu yasanın işgalin gücünü değil, aksine korku ve aczini ortaya koyduğu vurgulandı. Gruplar, israilin sayılara indirgemeye çalıştığı esirlerin bugün onur ve direnişin sembolü haline geldiğini ve onlara yönelik her saldırının davalarının haklılığını yeniden gözler önüne serdiğini belirtti.
Filistinli gruplar, bu politikalara karşı yerel ve uluslararası düzeyde geniş kapsamlı hukuki, medya ve halk hareketlerinin başlatılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Batı Şeria, işgal altındaki Kudüs ve diğer Filistin topraklarındaki halkı, “esirlerimize karşı işlenen vahşi Siyonist suçlara karşı tüm imkan ve araçlarla halk ayaklanması başlatmaya” çağırdı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Şiarımız şu olsun: Hak idam edilemez, onur asılamaz. Hapishanelerin başaramadığını darağaçları başaramayacak. Düşman, işlediği suçların ve çıkardığı yasaların bedelini ödeyecek.”
Direniş grupları ayrıca uluslararası toplumu, dünya halklarını ve insan hakları kuruluşlarını, “Siyonist işgalin hapishanelerdeki esirlere yönelik vahşetini durdurması için baskı kurmaya” çağırdı.
BM VE ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ’NDEN TEPKİ
BM’nin Filistin’deki İnsan Hakları Ofisi, soykırımcı israile “ayrımcı idam yasasını derhal geri çekme” çağrısı yaptı.
Açıklamada, “Birleşmiş Milletler her koşulda idam cezasına karşıdır. Bu yasanın uygulanması, uluslararası hukukun zalimane, insanlık dışı ve aşağılayıcı cezaları yasaklayan hükümlerini ihlal edecektir” denildi. Ayrıca yasanın, yalnızca Filistinlilere uygulanacak olması nedeniyle “ırk ayrımcılığı ve apartheid yasağının ihlalini derinleştirdiği” vurgulandı.
Uluslararası Af Örgütü de düzenlemeyi “acımasızlığın, ayrımcılığın ve insan haklarına açık bir saygısızlığın göstergesi” olarak nitelendirdi.
Örgütün üst düzey yöneticilerinden Erika Guevara-Rosas, yasanın, israilin Filistinli bir esire cinsel saldırıda bulunmakla suçlanan askerler hakkındaki suçlamaları düşürmesinden yalnızca haftalar sonra kabul edildiğine dikkat çekti.
Guevara-Rosas, “Yıllardır Filistinlilere yönelik yargısız infazlar ve hukuka aykırı öldürmelerde endişe verici bir artış görüyoruz ve failler neredeyse tamamen cezasız kalıyor. Devlet onaylı idamları mümkün kılan bu yeni yasa, bu politikaların bir sonucudur” ifadelerini kullandı.
ARAP ÜLKELERİNDEN KINAMA: ACİL MÜDAHALE ŞART
Filistinli esirlerin idamına ilişkin yasanın kabul edilmesi, Arap dünyasında da geniş çaplı kınamalara yol açtı. Bu adımın, uluslararası insancıl hukuk kurallarının ve Cenevre Sözleşmeleri’nin açık ihlali olduğu, aynı zamanda adil yargılanma güvencelerini ciddi şekilde zayıflattığı vurgulandı.
Mısır Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, söz konusu yasayı “en güçlü ifadelerle” kınadığını belirtti. Açıklamada, bu geçersiz düzenlemenin sistematik bir ayrımcılık anlayışını pekiştirdiği ve Filistinliler ile diğerleri arasında uygulama farklılığı yaratarak apartheid (ırk ayrımcılığı) sistemini güçlendirdiği ifade edildi.
Mısır ayrıca, bu yasanın işgal altındaki Filistin topraklarının mevcut hukuki statüsünü açıkça ihlal ettiğini ve israil yasalarının Batı Şeria’daki Filistinlilere uygulanamayacağını vurguladı.
Açıklamada, israilin Batı Şeria ve Gazze’deki ihlallerine ilişkin daha önce yapılan uyarıların hatırlatıldığı, bu adımın bölgedeki istikrarı ve gerilimi kontrol altına alma çabalarını tehlikeye attığı belirtildi. Mısır, uluslararası topluma hukuki ve ahlaki sorumluluklarını üstlenme ve bu açık ihlalleri durdurmak için kararlı ve acil adımlar atma çağrısında bulundu.
Ürdün Dışişleri Bakanlığı da pazartesi akşamı yaptığı açıklamada yasayı kınayarak, israilin bu düzenlemeyi uygulamasını engellemek için uluslararası toplumun “acil ve etkili” şekilde harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
Ürdün, söz konusu yasayı uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun ihlali olarak nitelendirirken, “işgal gücünün dayattığı yasalarla işgal altındaki topraklar üzerinde egemenlik kurma girişiminin kabul edilemez olduğunu” ifade etti.
Açıklamada ayrıca bunun, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını hedef alan sistematik bir israil politikasının parçası olduğu ve iki devletli çözüm temelinde bağımsız Filistin devletinin kurulmasını engellediği belirtildi.
Arap Parlamentosu da yasayı en sert ifadelerle kınayarak, söz konusu düzenlemenin ağır bir suç ve uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu açıkladı. Özellikle Cenevre Sözleşmeleri’nin esirlerin hayatını koruma altına aldığını hatırlatan Parlamento, bu yasanın bu temel ilkelere aykırı olduğunu vurguladı.
Arap Parlamentosu Başkanı Muhammed bin Ahmed el-Yemahi, bu düzenlemenin işgal yönetiminin Filistin halkına yönelik sistematik öldürme politikasının tehlikeli bir tırmanışı olduğunu belirterek, bunun hem savaş suçu hem de insanlığa karşı suç teşkil ettiğini ifade etti.
El-Yemahi, bu yasanın işgalin gerçek yüzünü ortaya koyduğunu ve bölgede adalet ile barışa yönelik uluslararası çabaları açıkça küçümsediğini söyledi.
Arap Parlamentosu, Birleşmiş Milletler, Güvenlik Konseyi, İnsan Hakları Konseyi, uluslararası insan hakları kuruluşları ve Kızılhaç’a çağrıda bulunarak, bu tehlikeli ihlali durdurmak için derhal harekete geçilmesini ve işgal liderlerinin hesap vermesini sağlayacak caydırıcı adımlar atılmasını istedi.
Ayrıca uluslararası ve bölgesel parlamentolara, Knesset’in başta Parlamentolararası Birlik olmak üzere uluslararası parlamenter platformlardaki üyeliğinin dondurulması için girişimde bulunmaları çağrısı yapıldı.
ABD SİYONİSTLERE DESTEK VERDİ
Amerika Birleşik Devletleri, soykırımcı israil parlamentosu Knesset’in Filistinliler için idam cezasını mümkün kılan yasayı kabul etmesinin ardından, israilin kendi yasalarını belirleme hakkına saygı duyduğunu açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü yaptığı açıklamada, “ABD, israilin egemenlik hakkı çerçevesinde, terör suçlarından hüküm giyen bireylerle ilgili kendi yasalarını ve cezalarını belirleme hakkına saygı duyar” ifadelerini kullandı. Sözcü ayrıca, “Bu tür herhangi bir uygulamanın adil yargılama çerçevesinde gerçekleştirileceğine inanıyoruz” dedi.
HÜDA PAR: İDAM YASASI KATLİAM FERMANIDIR
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Hüseyin İmir, soykırımcı israilin Filistinli esirlere yönelik idam yasasını kabul etmesine sert tepki gösterdi. İmir, söz konusu düzenlemeyi “katliam fermanı” olarak nitelendirerek, bunun yalnızca Filistin halkına değil, tüm insanlığa ve uluslararası hukuka yönelik bir meydan okuma olduğunu söyledi.
İmir, israilin bölgede sivillere yönelik saldırılarını sürdürdüğünü belirterek, şimdi de cezaevlerinde tuttuğu esirleri “hukuk kılıfı altında” öldürmeye hazırlandığını ifade etti. Uluslararası toplumun tepkisizliğini eleştiren İmir, yalnızca kınama mesajlarıyla yetinilmesinin bu süreci teşvik ettiğini savundu.
Açıklamasında Müslüman ülkelerin sessizliğine de dikkat çeken İmir, bu tutumun israilin politikalarını daha da ileriye taşımasına zemin hazırladığını belirtti. İmir, idamların gerçekleşmesi halinde bunun yalnızca israil için değil, buna engel olmayan tüm yönetimler için “tarihi bir utanç” olacağını ifade etti.
HÜDA PAR’lı İmir, sivil toplum kuruluşları, kamuoyu ve uluslararası çevrelere çağrıda bulunarak, söz konusu yasanın uygulanmaması için harekete geçilmesini istedi. Gazze sürecine atıf yapan İmir, sokak tepkilerinin artırılması gerektiğini vurguladı.
İmir, israilin aldığı kararların dünya kamuoyu tarafından kabul edilmemesi gerektiğini belirterek, “Tarih, bu zulme direnenleri de sessiz kalanları da unutmayacaktır” ifadelerini kullandı.





